Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/26472
2023/5514
24 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2021/119 E., 2021/567 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 07.10.2010 tarihinde davacıların desteği (eşi/babası) ...'nin yolcu olarak bulunduğu sürücüsü dava dışı ..., işleteni davalı ..., zorunlu trafik sigortacısı davalı Ergo İsviçre Sigorta A.Ş. olan araç ile maliki davalı ..., sürücüsü davalı ... olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında, desteğin vefat ettiğini, davalı ...'ın kullandığı aracın kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası olmadığı için Güvence Hesabını da davalı olarak gösterdiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacılardan her biri için 12.500,00 TL olmak üzere toplam 25.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... şirketlerinin poliçe limitleri dahilinde olmak üzere tüm davalılardan, davacılardan her biri için 12.500,00 TL olmak üzere toplam 25.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi haricindeki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin taleplerini davacılardan ... için 307.449,63 TL'ye, ... için 118.102,59 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sigorta poliçesi bulunan aracın verdiği zarardan dolayı Güvence Hesabının sorumlu tutulamayacağını, husumet yöneltilemeyeceğini, trafik sigortaları bilgi merkezi kayıtlarında görüldüğü üzere kaza tarihinde davaya konu 51 ES 490 plaka sayılı aracın davalı Ergo Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı olduğunu, bu sebeple davanın müvekkili yönünden husumet nedeni ile reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davaya konu kazayla ilgili olarak herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, kazaya 51 ES 490 plakalı kamyonun sürücüsünün sebep olduğunu, kusursuz sorumluluklarını gerektirecek bir durumun da bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı Ergo İsviçre Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan 51 ES 490 plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... 09.07.2015 tarihli celsede davayı kabul etmediğini beyan etmiş, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.07.2015 tarihli 2013/201 E., 2015/675 K. sayılı kararı ile "Yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosa kapsamı neticesinde davacıların desteğinin görevli olarak davalı ... Müdürlüğüne ait aracın içerisinde yangın yerine gidip müdahale ettikten sonra dönüş yolunda iken desteğin, davalı ... Müdürlüğüne ait aracı kullanan sürücünün diğer davalı gerçek kişilerin işleteni ve sürücüsü olduğu araca çarpması sonucunda ölümlü ve yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği, trafik kazası neticesinde kesinleşen ceza dosyası kararına göre davalı ...' in kazada asli kusurlu olduğu, davalı ... İşletmesine ait aracı kulanan sürücünün ise tali kusurlu olduğu, araçta yolcu olarak bulunan davacıların desteğinin herhangi bir kusurunun olmadığı, bu durumda aynı olay nedeni ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalıların hepsinin davacılara karşı birlikte sorumlu oldukları, davalı ... vekilinin savunmasının aksine müvekkiline ait aracı kullanan sürücünün de kusurlu olduğu, kusurun az veya fazla olmasının davacılara karşı ileri sürülemeyeceği ancak davalıların kendi iç ilişkisini ilgilendireceği kabul edilerek bilirkişi raporunda tespit edilen destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... şirketinin her iki aracın da sigortacısı olduğu gözetilmek sureti ile kabulüne, manevi tazminattan ise davalı ... şirketinin sorumlu olmaması ve davacılar tarafından sigorta şirketine yönelik manevi tazminat davasının da açılmamış olduğu gözetilerek olay tarihi, tarafların olaydaki kusur durumu desteğin yaşı ve davacıların mevcut durumları da gözetilerek kısmen kabulüne dair takdiren hüküm tesis edilmiştir. Ancak kabul edilen tazminat miktarlarına davacıların talebi gibi her ne kadar dava tarihinden itibaren faiz işletilmiş ise de davacıların desteği ve davalılar arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmaması desteğin araçta yolcu olmasına rağmen davalılarla taşıma hukukundan kaynaklanan herhangi bir ilişkisinin olmaması ve sigorta poliçesinin tarafı da bulunmaması gözetilerek kabul edilen tazminat miktarlarına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir. Davacıların ... hakkındaki davasını atiye terk etmesi de gözetilerek söz konusu davalı hakkındaki dava yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesis edilmiş, ne var ki adı geçen davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirmiş olması ve davalıya karşı dava açılmasının dava tarihi itibarı ile yerinde olmadığı da gözetilerek HMK 331 mad. uyarınca ... yaranına vekalet ücreti takdir edilmiştir. " gerekçesiyle, davacıların davalı ... hakkındaki davasını 13.06.2011 tarihli celsede atiye terkettiğinden adı geçen davalı hakkında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacıların davalılar ..., Ergo İsviçre Sigorta A.Ş, ... ve ...'e karşı açtığı davalarının ıslah dilekçesi dikkate alınarak kısmen kabulü ile davacılardan ... yönünden 307.469,63 TL destekten yoksun kalma tazminatı, ... yönünden 118.102,59 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 425.552,22 TL maddi tazminatın (davalı Ergo İsviçre Sigorta A.Ş. yönünden sigorta poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere) tüm davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacıların davalılar ..., ... ve ...'e açmış olduğu manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacılardan ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkeme kararına karşı davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.10.2018 tarihli 2015/16456 E., 2018/9000 K. sayılı kararı ile "Vefat edenin bakımından yararlanan eşin yeniden evlenmesi veya fiili olarak bakım ihtiyacını karşılar biçimde birliktelik yaşaması halinde bakım ihtiyacının sona erdiği ve yitirilmiş destek ediminin yeni bir destek edimiyle karşılanmış olacağı dikkate alınarak hayatta kalan eşin desteklik süresi içerisinde yeniden evlenme ihtimalinin eşin yaşı, 18 yaşından küçük çocuk sayısı, sağlığı, görünümü, ekonomik durumu gibi etkenler değerlendirilerek belirlenecek yeniden evlenme ihtimal oranında belirlenen tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken desteğin geride kalan eşinin evlenme ihtimalinin olay tarihi itibarıyla AYİM tablosuna göre değerlendirilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması gerekmektedir. Somut olayda mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda desteğin ölümü ile geride kalan davacı eş yönünden, yöresel örf ve adetlere göre 31 yaşında ve 18 yaşından küçük bir tane çocuğu olan davacı eşin evlenme ihtimalinin AYİM tablosuna göre %12 olması gerekirken bu oranın %10 olduğu kabul edilerek evlenme şansının hesaplanması doğru görülmemiş,hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, kararın davalı ... vekili tarafından düzeltilmesi istenmişse de aynı Dairenin 10.12.2020 tarihli 2019/2500 E., 2020/8332 K. sayılı kararı ile karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Bozmaya uyulmuş olup mahkemece uzman bilirkişiden rapor alınmış, tüm deliller değerlendirilmek suretiyle dosya irdelenmiş olup; iş bu davada, davacıların murisi olan orman mühendisi ve 1981 doğumlu ...'nin bir yangın söndürme faaliyetinden dönerken davalılara ait olup hiç bir önlem almadan geceliğin park edilen araca içinde bulunduğu aracın çarpması sonunda öldüğü; mahkememizce delillerin toplanıp yargılamanın yapıldığı, tazminatı belirleme yönünden raporlar alındığı ve sonuç olarak da ... yönünden atiye terk sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilip, diğer davalılar yönünden maddi tazminat açısından bilirkişi raporuna göre hazırlanan ıslah dilekçeleri çerçevesinde hüküm oluşturulduğu, bir miktar da manevi tazminata karar verildiği; kararın sadece Orman İdaresi tarafından temyiz edildiği; diğer davalılar yönünden maddi ve manevi tazminat açısından verilen hükümlerin kesinleştiği; Yargıtay 17. Hukuk Dairesininde ... yönünden ve sadece maddi tazminata ilişkin hükmün bozulduğu, manevi tazminat yönünden Orman İdaresi yönünden herhangi bir bozmanın söz konusu olmadığı; maddi tazminattan dolayı eski hükmümüzünde davacı eşin evlenme şansı %12'iken %10 üzerinden rapor alınıp böylece daha az evlenme şahsı bulunduğundan bahisle daha yüksek tazminata gidilmiş olduğu sebebiyle gerçekleştiği belirlenmiştir. Mahkememizce uyulan bozma ilamı çerçevesinde evlenme şansının %10 değil de daha yüksek bir miktar olan %12 üzerinden hesaplama yapmak üzere dosya bilirkişiye tevdi edilmiş; bilirkişi buna göre raporunu hazırlamıştır. Ancak, bozulan ilk kararımızdan sonra Orman İdaresince yapılan 56.100,08 TL'lik bir ödeme vardır. Ödeme mahkemece resen ve karar kesinleşinceye kadar nazara alınması gerektiği için bilirkişi tarafından bu ödemenin ulaştığı değer tespit edilmiş ve bu değerin 65.291,38 TL olduğu hesaplanmıştır. Ayrıca, ilk karardan sonra davalı ... şirketinin de 350.000,00 TL asıl alacak ve ferileriyle yapmış olduğu 520.610,00 TL ödeme bulunup, bu ödemenin ve Orman İdaresi tarafından yapılan 65.291,38 TL ödemenin bilirkişi raporunda da şıklı olarak hesaplandığı gibi davacı alacağından düşülmesi ile Orman İdaresinin maddi tazminattan, kararı temyiz etmeyen ve hükümden sorumluluğuna karar verilen davalılarla birlikte sorumlu olacağı tutarın 2.818,18 TL olduğu belirlenmiş; maddi tazminat yönünden bu hüküm oluşturularak diğer yönlerden kararın diğer davalılar ve davacılar yönünden temyiz edilmediği, bu nedenle kazanılmış haklar nazara alınarak hüküm tesis olunduğu..." gerekçesiyle mahkemenin 2013/201 Esas, 2015/675 Karar sayılı kararıyla hükmedilen maddi tazminat miktarının davalılardan ... dışındaki tüm davalılar yönünden, manevi tazminat miktarının davalı ... de dahil tüm davalılar yönünden kesinleştiği, bu nedenle bu hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminat yönünden, mahkemenin 2015/675 Karar sayılı hükmünden sonra davalı ... tarafından yapılan 350.000,00 TL'si asıl alacak, ferileriyle birlikte 520.610,00 TL ödeme ile davalı ... tarafından yapılan 56.100,10 TL'nin güncellenmesi ile hesaplanan 65.921,38 TL'lik kısmın düşülmesiyle davalılardan Orman Genel Müdürlüğünün sadece maddi tazminatın 2.818,18 TL'lik kısmından ve bu bedele kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte diğer davalılarla beraber müteselsilen sorumlu olmasına, bu davalı yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili idarenin harçtan muaf olduğunu, mahkeme kararında ...'nün sorumlu olduğu toplam harç miktarının 1.558,70 TL şeklinde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, yargılama aşamasında müvekkili idare tarafından yatırılan 23.744,67 TL’nin taraflarına iadesine hükmedilmesi gerektiğini, davalı ...'in ceza davası kapsamında alınan kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde 8/8 asli kusurlu olduğunu, Aksaray Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2012 tarih, 2010/307 Esas ve 2012/88 Karar nolu ilamı ile sanık ...’in Adli Tıp Grup Başkanlığının 26.12.2011 tarihli raporuna göre asli kusurlu olduğu, sanık ...’in ise tali kusurlu olduğu kabul edilerek sanıkların ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verildiğini, kararın Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 08.05.2014 tarihli ilamı ile onanarak kesinleştiğini, kazaya sebebiyet veren 51 ES 490 plakalı kamyonun sürücüsü ... ve maliki olan ...'in zarardan sorumlu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin araç işleten olarak hiçbir kusurunun bulunmadığını, iş bu davada hükmedilen tazminattan kısmen de olsa müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, 6831 sayılı Orman Kanunun 71 inci maddesi ve Orman Yangınlarını Söndürme Çalışmaları Esnasında Ölenlere ve Sakatlananlara Ödenecek Tazminata İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca ... Orman Yangını Tazminat Komisyonunun 30.11.2010 tarih ve 19 nolu kararı ile Ankara Orman Bölge Müdürlüğü Merkez Orman İşletme Müdürlüğü Bala Orman İşletme Şefi ...’nin orman yangınını söndürdükten sonra görev mahalline dönerken geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu hayatını kaybetmesi sebebiyle, ...’nin yakınlarına 56.100,03 TL tazminat bedeli ödendiğini, 6831 sayılı Orman Kanunun 61/5 inci maddesinde; “Bu madde hükümlerine göre ödenecek tazminat, maddî ve manevî zararların karşılığıdır. Yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı olarak idarenin ödemekle yükümlü tutulacağı tazminatın hesabında, bu madde hükümlerine göre ödenen tazminat göz önünde tutulur.” hükmünün bulunduğunu, bu yasal düzenlemeler ve davacı tarafa yapılan ödeme tutarı nedeniyle müvekkili yönünden destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, müvekkilinin diğer davalılarla birlikte tazminattan müteselsilen ve müştereken sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, müvekkili tarafından yapılan tazminat ödemelerinin maddi ve manevi zararların karşılığı olduğunu, bu ödemelerin hükmedilecek maddi ve manevi tazminatın hesabında göz önünde tutulması gerektiğini, söz konusu bedelin kazanın hemen akabinde 2010 yılında ödendiğini, bu sebeple müvekkiline karşı açılan davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü, işleteni ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu araçların karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 45 ve 47 inci maddeleri, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi, 3234 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu.
-
Değerlendirme
-
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davalı ... tarafından davaya konu olay nedeniyle davacı tarafa ödenen tazminatın güncelleştirilmiş halinin toplam tazminattan mahsubu suretiyle anılan davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlendiği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi ile 3234 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca davalı ..., 02.07.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’na göre alınan harçlardan muaftır. Bu nedenle davalı kurumun harç ile sorumlu tutulması doğru değildir.
Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, mahkeme kararının, 6217 sayılı Kanun'un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7 nci maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
VI. KARAR
-
Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
-
Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm kısmında yer alan "Mahkememizce tespit edilen 23.744,67 TL bakiye ilam harcı ... tarafından karşılanmış bulunduğundan; yeni oluşan hükme göre 2.818,18 TL maddi tazminat ile birlikte ... sadece 20.000,00 TL'lik manevi tazminat dolayısıyla harçtan sorumlu bulunduğundan Orman Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğu toplam harç miktarı 1.558,70 TL olup, bakiye 22.185,97 TL harcın talebi halinde Orman Genel Müdürlüğüne iadesine, bu taktirde 22.185,97 TL harcın davalılar Ergo İsviçre Sigorta, ... ve ...'den müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına" ibaresinin hükümden tamamen çıkarılarak yerine "Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Mahkemenin 09.07.2015 tarihli 2013/201 E., 2015/675 K. sayılı kararı uyarınca davalı ... tarafından ödenen 23.744,67 TL bakiye ilam harcının talebi halinde davalı ... Müdürlüğüne iadesine, bu takdirde 23.744,67 TL bakiye ilam harcının davalılar Ergo İsviçre Sigorta A.Ş., ... ve ...'den müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına," ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,24.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:15:01