Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/26719
2023/5454
24 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2021/799 D.İş, 2021/799 K.
SAYISI: 2021/İHK 33302
HÜKÜM/KARAR: Davalının itirazının reddine/Davanın kabulüne
SAYISI: K 2021/91925
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.05.2017 tarihinde davalıya trafik sigortalı aracın, davacının sürücüsü olduğu araçla karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak %13 oranında malul kaldığını, karşı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalıya 17.12.2020 tarihinde başvurulmasına karşın cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 05.07.2021 tarihli dilekçesi ile talebini 158.400,28 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet oranının belirlenmesinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin dikkate alınabileceğini, usule uygun şekilde düzenlenen rapor sunulmaksızın yapılan başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacının kaza sonrası herhangi bir fonksiyon kaybının bulunmadığını, kaza sonrası düzenlenen genel adli muayene raporunda omuz hasarıyla ilgili veri olmadığını, sol omuz hareket sekelinin kaza ile illiyet bağı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur raporu alınmasını, soruşturma aşamasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamına göre davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, maluliyet raporundaki oranın tazminat hesabına esas alındığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 158.400,28 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 01.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili itiraz etmiştir.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/707 Esas sayılı dosyasında açtığı davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun (5684 sayılı Kanun) 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası kapsamında bir değerlendirme yapılmamasının hatalı olduğunu, mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak komisyona başvuru yapılamayacağını, başvurunun usulden reddi gerektiğini, hükme ve hesaplamaya esas alınan maluliyet oranının hatalı olduğunu, maluliyetin kaza ile illiyeti bulunmadığını, maluliyet raporunun rapor tarihinde yürürlükte olan Yönetmeliğe göre tanzim edilmediğini, hesap yönteminin ve tam vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrasında yer alan düzenlemenin derdestlik itirazına konu olacak dava ve uyuşmazlıklar için genel mahkemelerde dava açılması halini düzenlediği, düzenleme ile kastedilenin genel mahkemede derdest bir dava olması veya esas yönünde karara bağlanan uyuşmazlıklar için aynı anda veya yeniden tahkime başvurulamayacağı olduğunu, davanın açılmamış sayılması kararıyla talebin hiç vaki olmamış sayıldığı ve kararın esasa yönelik kesin hüküm oluşturmadığı, dolayısıyla sigorta tahkime başvurulmasında yasal bir engel bulunmadığı, maluliyet raporunu veren kurul üyeleri arasında davacının arazıyla ilgili uzman ortopedi ve travmatoloji anabilim dalından öğretim üyesinin de bulunduğu, arazın kaza ile illiyet bağının kurulduğu, hesap yönteminin yerinde olduğu, tam vekalet ücreti takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ... kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile ... kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime ilişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesi.
-
Değerlendirme
-
5684 sayılı Kanun'un "Sigortacılıkta tahkim" kenar başlıklı 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası şöyledir: “Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz.” Anılan düzenleme gereğince başvuru sahibinin sigorta tahkim yoluna başvurmadan önce aynı uyuşmazlık açısından genel mahkemelerde dava açmamış olması gerekir. Bu şartın gerçekleşip gerçekleşmediği de ön inceleme aşamasında raportör tarafından incelenir. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesi uyarınca raportör, dosya üzerinde yapacağı ön incelemede uyuşmazlığın mahkemeye intikal edip etmediğini araştırır.
Somut olayda; davacı vekili eldeki başvuruda Balıkesir Üniversitesi tarafından düzenlenen 22.10.2019 tarihli rapora göre kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranının %13 olduğunu belirterek sürekli iş göremezlik tazminatının ödenmesini talep etmiş; davalı vekili Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/707 Esas sayılı dosyasında davacı yanın müvekkili aleyhine dava açtığını belirtmiştir. Dosyada bulunan karardan; davacı tarafından eldeki sigorta tahkim başvurusundan önce davalı ... aleyhine Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/707 Esas sayılı dosyasında 09.10.2017 tarihinde açılan davada 21.02.2020 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, istinaf yoluna başvurulmayan kararın 09.09.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Şu halde, 5684 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası gereğince mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak komisyona başvuru yapılamayacağı gözetilerek, uyuşmazlığın daha önce mahkemeye intikal etmemiş olmasına dair usuli şartın gerçekleşmemesi sebebiyle başvurunun reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
- Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1 Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının BOZULMASINA,
2 Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
24.04.2023 gününde Başkan ...'ın ve Üye ...'nin karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi, gerek şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarından olmakla hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddi gerekir. Ancak, davanın açılmamış sayılması kararı usule ilişkin nihai bir karar olup bu kararla dava açılmasıyla meydana gelmiş olan sonuçlar ortadan kalkar. Davanın açılmasıyla doğmuş olan derdestlik durumu da davanın açılmamış sayılmasıyla son bulacağı gibi, mahkemenin davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararı daha sonra açılan dava için kesin hüküm oluşturmaz.
Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacının davaya konu yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezliği bulunduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş; davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından davalıya karşı sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle açılan davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/707 E. 2020/111 K. sayılı ilamı ile HMK'nın 150 nci maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilip 09.09.2020 tarihinde kesinleştiğinden bu karar kesin hüküm sonuçlarını doğurmayacağından, başka bir ifadeyle maddi hukuk bakımından dava mevcut ve mahkemeye intikal etmiş olarak kabul edilemeyeceğinden (Dairemizin 01.03.2022 tarih, 2021/9437 2022/3616 sayılı kararı ile 27.10.2021 tarihli, 2021/5213 2021/7691 kararı da bu yöndedir.), temyize konu aynı davacı tarafından aynı davalıya karşı mahkemedeki karar kesinleştikten sonra sigorta tahkim komisyonuna yapılan sürekli iş göremezlik tazminatı başvurusu sonucu İtiraz Hakem Heyetince verilen kabul kararında bu yönüyle isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin bozma nedenine göre incelenmeyen diğer temyiz itirazlarının incelenerek hükmün vekalet ücreti bakımından düzeltilerek onanması kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:15:01