Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/24763
2023/5408
13 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/66 E., 2021/123 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın Kısmen Kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde;11.12.2013 tarihinde davalı ...'e ait, davalı ...'in sürücüsü, davalı ...Ş tarafından sigortalı kamyon ile davalı ...'ye ait, davalı ...'nın sevk ve idaresindeki motosiklette yolcu olarak bulunan davacıların desteğinin karıştığı trafik kazası neticesinde vefat ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 25.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile her bir davacı için 200.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketleri hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile taleplerini davacı desteğin annesi Melek için 26.298,62 TL'ye , davacı desteğin babası Yaşar için 28.160,97 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde; poliçeden kaynaklı sorumluluklarının tamamını yerine getirdiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; kazada kusurlu olmadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; kusur ve taleplere itiraz ettiklerini, karşı araç sürücüsünün uyuşturucu madde etkisi altında kazaya neden olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli ve 2013/670 Esas, 2015/503 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davalılar ..., ... ve ... Şirketinin 14.792,97 TL den, davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş'nin 6.574,66 TL'den sorumlu olmak üzere toplam 21.367,63 TL maddi tazminatın 22.07.2013 olay tarihinden itibaren (davalı ... şirketleri açısından dava tarihinden itibaren) işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'na verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalılar ..., ... ve ... Şirketinin 15.840,54 TL'den, davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş.'nin 7.040,24 TL'den sorumlu olmak üzere toplam 22.880,07 TL maddi tazminatın 22.07.2013 olay tarihinden itibaren (davalı ... şirketleri açısından dava tarihinden itibaren) işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'na verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 30.000,00 TL manevi tazminatın 22.07.2013 olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'na verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 30.000,00 TL manevi tazminatın 22.07.2013 olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'na verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli ve 2013/670 Esas, 2015/503 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili, davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi'nin 08.07.2020 tarih ve 2019/5203 Esas, 2020/4530 Karar sayılı ilamında;"...1 Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar ... ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2 Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili dava dilekçesi ile talep edilen maddi tazminatların davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, hükme esas alınan 11.03.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacıların desteğinin yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsü ...'in kazanın oluşumunda %75, karşı araç sürücüsü ... ise %25 kusurlu bulunmuş, mahkemece hem davalıların kusur oranına göre hem de müştereken müteselsilen şeklinde hüküm kurularak tazminata hükmedilmiştir. Tek bir olaya bağlı aynı haksız eylemden değişik hukuki nedenlerle sorumlu olanlardan her biri, BK.nun 50. ve 51. (6098 sayılı BK’nun 61 ve 62. md.) maddeleri uyarınca, zarardan müteselsilen sorumludurlar. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, aynı Kanunun'un 141. (6098 sayılı BK’nun 162. md.) maddesine göre, borcun tamamından sorumludurlar. Nitekim, 2918 sayılı KTK.nun 88/1. maddesinde, trafik kazası nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. Davacılar, zararlarını müştereken ve müteselsilen talep edebilecekleri gibi yasanın verdiği müteselsilen talep hakkından açıkça vazgeçerek her bir failin kusuru oranında da talepte bulunabilirler.
Davacılar vekilinin, dava dilekçesinde maddi zararlarının müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesi isteminde bulunduğu anlaşılmakla yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereği davalıların müşterek ve müteselsilen sorumluluk ilkesince, tazminatın tamamından sorumluluğuna hükmetmek gerekir iken yazılı şekilde hem kusur oranına göre hemde müştereken müteselsilen belirlenen miktardan sorumlu olacağı yönünde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3 Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291 370)
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacılar lehine takdir olunan manevi tazminatların bir miktar az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
4 Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda; destek motosiklette yolcu olup, kaza tespit tutanağına göre kask takılmadığının tespit edildiği, kaza sonrası tıbbi belgelerde ölüm nedeninin kafa travmasına bağlı beyin harabiyetine bağlı hemorajik kanama olduğunun belirtildiği anlaşılmakla olayda desteğin de müterafik kusuru söz konusudur. Mahkemece tazminat miktarı belirlenirken, Dairemiz uygulamalarına göre; desteğin müterafik kusuru olması durumunda %20 oranında indirim yapılması gerektiği kabul edilmektedir.
Buna göre; mahkemece, bilirkişi tarafından belirlenen zarar miktarı üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirimi yaparak tazminatın belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm verilmiş olması doğru görülmemiştir.
5 Kabule göre de manevi tazminattan sorumlu olmayan davalı trafik sigortacısının manevi tazminata ilişkin vekalet ücretinden sorumlu tutularak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
6 Bozma neden ve şekline göre, davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili ve davalı ...Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 09.03.2021 tarih ve 2020/10389 Esas, 2021/2490 karar sayılı ilamı ile reddedilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "...Davalı ...'in %75 kusurlu, davalı ...'in %25 kusurlu olduğunun alınan uzman bilirkişi raporuyla tespit edildiği; PMF ve progresif rant tekniğiyle tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği, zarar hesabından desteğin kask takmamasından dolayı %20 müterafik kusur indirimi yapıldığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... yönünden; 21.038,896 TL maddi tazminatın davalılar ..., ..., ..., ... için haksız fiil tarihi olan 22.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... şirketleri yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'na verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 40.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 22.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ..., ..., ..., ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'na verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... yönünden; 22.528,776 TL maddi tazminatın davalılar ..., ..., ..., ... için haksız fiil tarihi olan 22.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketleri yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'na verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,40.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 22.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ..., ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'na verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılmaması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kazaya karışan her iki aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketleri, malikleri ile sürücülerinin sevk ve idaresindeki araçların karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 ilâ 439 uncu maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91,92 nci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
- Değerlendirme
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
13.04.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Uyuşmazlık, davalılardan ...'ın işleteni, davalı ...'in sürücüsü ve davalı ...Ş nezdinde trafik sigortalı araç ile davalı ...'nin işleteni, davalı ...'nın sürücüsü ve ... A.Ş'nin trafik sigortacısı olduğu ve davacılar desteğinin yolcu konumunda olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
Mahkemece verilen ilk hüküm, davacılar ile davalılar ...ve ...vekili ile davalı ...Ş vekili tarafından temyiz edilmiş; bilirkişi tarafından belirlenen zarar miktarı üzerinden desteğin müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılarak tazminatın belirlenmesi yönünde hüküm davalılar ...ve ...yararına bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, bozma öncesi düzenlenen aktüer raporda belirlenen zarar miktarları üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak tüm davalılar yönünden hüküm kurulmuş, böylece mahkemenin ilk kararını temyiz etmeyen diğer davalılar da müterafik kusura ilişkin bozmadan yararlandırılmış olup bu durum, davacılar yönünden oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal etmektedir.
Açıklanan nedenlerle mahkemece, davacılar yararına oluşan usulü kazanılmış hakları ihlal edecek biçimde hüküm kurulması bozmayı gerektirdiğinden, sayın çoğunluğun kararın onanmasına ilişkin görüş ve kanaatine katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:15:57