Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/11642
2023/5246
11 Nisan 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/676 Esas 2022/1054 Karar
DAVA TARİHİ: 10.03.2015
HÜKÜM/KARAR: Maddi tazminatın kabulü, manevi tazminatın feragat nedeniyle reddi
Yeniden Hüküm Kurma
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİH: 30.....2020
SAYISI: 2019/50 Esas 2020/152 Karar
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince maddi tazminatın kabulüne, manevi tazminatın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı duruşmasız olarak davacı vekili, duruşmalı olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; daha önceden belirlenen 21.02.2023 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine davacı vekilleri ... ... ve ... ... ile davalı vekili ... ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı.
Kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının kıdemli çavuş ünvanıyla Sahil Güvenlik Hava Komutanlığında görev yaptığını, ...'da bulunan ailesinin yanında izinde iken anılan komutanlık tarafından ... ilinde bulunan ... tesislerinde gerçekleştirilen uçakların bakımlarına iştirak etmek üzere görevlendirildiğini, bu amaçla ... ilinden ... iline özel aracı ile intikal ettiği esnada meydana gelen ... taraflı kaza sonucunda ağır şekilde yaralandığını, kaza sonucu alınan sağlık raporunda TSK'da ömür boyu görev yapamayacağının bildirildiğini, oluşan zarar ile davacının görevlendirilmesi arasında illiyet bağı bulunduğunu, davalı idarenin oluşan zarardan sorumlu olması gerektiğini belirterek, çalışma gücünü büyük oranda kaybetmesi ve vücut bütünlüğünün bozulması nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; husumetin doğrudan Sahil Güvenlik Komutanlığına yöneltilmesi gerektiğini, kaza raporu ile İlçe Jandarma Komutanlığının asayiş olay raporunda kazanın davacının kullandığı aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi, dikkatsizliği ve tedbirsizliği sonucu meydana geldiğinin tespit edildiğini, bu nedenle zararı doğuran eylemin idareye bağlanmasının mümkün olmadığını, davacının kişisel kusurundan ... bu olayda idarenin kusursuz sorumluluk ilkesine göre sorumlu tutulamayacağını, ister hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir olması, zararlı sonuçla eylem arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunması, zarara ... açan eylemin bir hizmet kuram ve ilkelerinin uygulanmasına elverir nitelikte olması şartlarının birlikte gerçekleşmesinin zorunlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere mahkemece maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi halinde yapılacak hesaplamadan davacıya yapılmış olan ödemeler varsa bunların mahsup edilmesi gerektiğini, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacının amirinin vermiş olduğu görev emri nedeni ile kendisine ait araç ile görev mahalli olan ... ... tesislerine intikal etmek için yola çıktığı, trafik kazasının görev emrinin ifası sırasında görev mahalline ulaşmak için hareket halinde iken meydana geldiği, davacı idarenin kaza sonucu davacının ağır şekilde yaralanması %100 oranında ... gücü kaybına uğraması ve daimi bakıma muhtaç hale gelmesinde kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, bu sorumluluğunun araç işleten vasfı ya da araç sahibi olmasından kaynaklanmadığı, idarenin yürüttüğü kamu hizmeti nedeni ile nedensellik bağı kurulabilen idari eylem ve işlemlerinden ... zararlardan sorumlu olduğu, kamu görevlilerinin görevi yürütürken görevin etkisine bağlı olarak zarara uğraması halinde idarenin yürüttüğü kamu hizmetinin doğrudan sonucu olan ve nedensellik bağı kurulabilen özel ve olağandışı zararların kusursuz sorumluluk ilkesine göre tazmininin gerektiği, olayda davacının kamu hizmeti ifası için görevlendirilen kamu görevlisi olduğu, görevlendirme yapılmamış olması halinde kendi aracı ile görev mahalline intikal etmemiş ve kazanın da meydana gelmemiş olacağı da düşünüldüğünden neden ve sonuç ilişkisinin bulunduğu..." gerekçesiyle davanın kabulüne, dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi nazara alınarak sürekli ... gücü kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı maddi tazminat talepli davanın kabulüne, 1.000.000 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 04.10.2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakıcı giderinden kaynaklı 250,00 TL maddi tazminatından olay tarihi olan 04.10.2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talepli davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kazanın meydana gelmesine davacının dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullanmasının neden olduğunu, bu nedenle müvekkili idarenin sorumluluğu yönünden illiyet bağının ortadan kalktığını, davanın reddi gerektiğini, kabule göre de kusursuz sorumluluk nedeniyle dava kabul edilmesine rağmen olay tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, TBK’nın 52. maddesine göre indirim yapılması gerektiğini, kısa kararda feragat edilen manevi tazminat talebi yönünden bir hüküm kurulmamasının usule aykırı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu kaza her ne kadar ... taraflı olarak meydana gelmiş olsa da, davacının resmi görevlendirme yazısı gereğince ... iline hareket ettiği, görevlendirme yazısının dışında bir davranış ve eyleminin davalı tarafça iddia ve ispat edilmediği, görevlendirme ile dava konusu kaza arasında nedensellik bağının mevcut olduğu, davacıda oluşan zarar, davalı idarenin yürüttüğü kamu hizmetinin doğrudan sonucu olan ve nedensellik bağı kurulabilen özel ve olağan dışı nitelikte bulunduğundan davalı idarenin bu zarardan kusursuz sorumluluk ilkesine göre sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, olayın vuku tarihinde alacağın muaccel olduğu ve dolayısıyla borçlunun temerrüde düştüğü kabul edilmekle, davalı vekilinin faiz başlangıcına yönelik istinaf itirazının yerinde olmadığı, davacının talep ettiği manevi tazminat talebi yönünden feragat nedeniyle talebin reddine karar verilmesi gerekirken kısa kararda bu hususta bir hüküm kurulmamış olmasının, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirmiş olduğu, kazanın meydana gelmesinde kusur oranının belirlenmesine yönelik alınan bilirkişi raporunda, davacının, aracını kontrollü sürmediği, dik eğimli olay mahalli yolda sevk ve idare hatası ile direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın yoldan çıktığı kazada davacının tam kusurlu olduğunun mütalaa edildiği gözetilerek davacı tarafça talep edilen zarar miktarından 6098 sayılı ... Borçlar Kanunu'nun 51. ve 52. maddeleri gereğince davalı lehine uygun bir miktarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği kanaatine varıldığı, hüküm altına alınan tazminat miktarından %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği, davalı yararına maddi tazminatın hakkaniyet indiriminden dolayı reddedilen kısmı için vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; ıslah talebi de gözetilerek maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, sürekli ... gücü kaybı nedeniyle 800.000,00 TL, bakıcı giderleri nedeniyle 200,00 TL olmak üzere toplam 800.200,00 TL maddi tazminatın 04.10/.2010 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili duruşmasız olarak, davalı vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hakkaniyet indirimi yapılmasının doğru olmadığını, gerçek zarardan daha az bir miktar için ıslah hakkının kullanıldığını, ıslah edilen miktar üzerinden hakkaniyet indirimine karar verilmiş olmasının doğru olmadığını belirtmiştir.
-
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının izne ayrılırken kendisine bildirilen tebliğ ve bilgilendirmelere aykırı davrandığını, davacının %100 kusurlu olacak şekilde sebebiyet verdiği ... taraflı trafik kazasından kaynaklı tazminata hükmedilmesinin yasal olmadığını, görevlendirme ile oluşan zarar arasında nedensellik bağının bulunmadığını, zarar görenin ağır kusurunun varlığı halinde nedensellik bağının ortadan kalkacağını, olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin doğru olmadığını belirtmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı tarafından yapılan görevlendirme sonucunda, görev yerine özel aracı ile giden davacının tam kusurlu ve ... taraflı olacak şekilde karıştığı trafik kazası sonucu yaralanarak malul kalması nedeniyle davalı idareden maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6098 sayılı ... Borçlar Kanunu'nun 49 uncu, 51 inci, 52 inci ve 54 üncü maddeleri
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, kararda belirtilen gerekçelere, usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ... sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
8.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
492 Sayılı Harçlar Yasası’nın 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.04.2023 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Davacı Sahil Güvenlik Hava Komutanlığında görev yaparken, komutanlık tarafından ... ilinde bulunan ... tesislerinde gerçekleştirilen uçakların bakımlarına iştirak etmek üzere görevlendirildiğini, ailesinin bulunduğu ... ilinden ... iline özel aracı ile giderken ... taraflı kaza sonucunda ağır şekilde yaralandığı, kaza sonucu alınan sağlık raporunda TSK'da ömür boyu görev yapamayacağının bildirildiğini, davalı idarenin oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesi ile maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; kazanın davacının kullandığı aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi, dikkatsizliği ve tedbirsizliği sonucu meydana geldiğini bu nedenle zararı doğuran eylemin idareye bağlanmasının mümkün olmadığını, davacının kişisel kusurundan ... bu olayda idarenin kusursuz sorumluluk ilkesine göre sorumlu tutulamayacağını, zararlı sonuçla eylem arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; davacı idarenin kaza sonucu davacının ağır şekilde yaralanması %100 oranında ... gücü kaybına uğraması ve daimi bakıma muhtaç hale gelmesinde kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, olağandışı zararların kusursuz sorumluluk ilkesine göre tazmininin gerektiği, olayda davacının kamu hizmeti ifası için görevlendirilen kamu görevlisi olduğu, görevlendirme yapılmamış olması halinde kendi aracı ile görev mahalline intikal etmemiş ve kazanın da meydana gelmemiş olacağı da düşünüldüğünden neden ve sonuç ilişkisinin bulunduğu gerekçesiyle ıslah dilekçesi nazara alınarak sürekli ... gücü kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı maddi tazminat talepli davanın kabulüne, 1.000.000 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 04.10.2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakıcı giderinden kaynaklı 250,00 TL maddi tazminatından olay tarihi olan 04.10.2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talepli davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi; dava konusu kaza her ne kadar ... taraflı olarak meydana gelmiş olsa da, davacının resmi görevlendirme yazısı gereğince ... iline hareket ettiği, görevlendirme yazısının dışında bir davranış ve eyleminin davalı tarafça iddia ve ispat edilmediği, görevlendirme ile dava konusu kaza arasında nedensellik bağının mevcut olduğu, davacıda oluşan zarar, davalı idarenin yürüttüğü kamu hizmetinin doğrudan sonucu olan ve nedensellik bağı kurulabilen özel ve olağan dışı nitelikte bulunduğundan davalı idarenin bu zarardan kusursuz sorumluluk ilkesine göre sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, davacı tarafça talep edilen zarar miktarından 6098 sayılı ... Borçlar Kanunu'nun 51. ve 52. maddeleri gereğince davalı lehine uygun bir miktarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği kanaatine varıldığı, hüküm altına alınan tazminat miktarından %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak sürekli ... gücü kaybı nedeniyle 800.000,00 TL, bakıcı giderleri nedeniyle 200,00 TL olmak üzere toplam 800.200,00 TL maddi tazminata, manevi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı her iki tarafça temyiz edilmesi üzerine ... çoğunlukla BAM daire kararının onanması yönünde karar vermiş ise de bu görüşe katılmamaktayım. Şöyle ki;
İster kusur, ister kusursuz sorumluluk isterse sözleşmeye dayalı sorumluluk olsun sorumluluğun doğması için zarar ile sorumluluğu doğurduğu iddia edilen eylem arasında uygun bir sebep sonuç (illiyet) ilişkisi olması gerekir. Bir başka ifade ile bir zarardan sorumluluktan bahsedebilmek için zarar görenin zararının sorumluluğu bulunduğu iddia edilen kişinin eyleminden kaynaklanmalıdır. Hukuki sorumluluğu doğuran şartlar arasında illiyet bağı büyük bir önem taşır. İlliyet bağı, sorumluluğun aslî şartı, tazminat hukukunun temel ilkesi olarak görülür. Bu şart olmaksızın bir şahsın sorumluluğu düşünülemez. İnsan düşüncesinin bir kanunu olan illiyet kavramı, zararlı sonuçla sorumluluğu doğuran davranış veya olay arasında bir sebep sonuç bağının bulunmasını gerektirir.
Sebeple sonuç arasında illiyet bağının olmaması ile sebeple sonuç arasında illiyet bağı olmakla bir uygunluğun yokluğunu, illiyet bağının yokluğundan ayırmak gerekir. İlliyet bağının yokluğunda, yalnız uygunluk değil, tabii illiyet bağı da mevcut değildir. Oysa, uygunluğun yokluğunda söz konusu sebep zararlı sonucun zorunlu şartlarından birini teşkil etmekte, bu nedenle tabii illiyet bağı mevcut bulunmaktadır.
Somut olayda illiyet bağının varlığını tespit edebilmek için şu sorunun cevaplanması gerekmektedir. Davalı idarenin davacının başka bir ilde görevlendirmesine ilişkin eylemi olan görevlendirme yazısı, davacının kendi aracı ile tatilde bulunduğu ... ilinden ... iline gitmek üzere seyir halinde iken kaza yapmasına ve sakat kalma ile sonuçlanan zararı doğurmaya elverişli midir? Bu soruya evet diyebiliyorsak illiyet bağının varlığından hayır diyorsak illiyet bağının yokluğundan bahsederiz.
Hem ilk derece mahkemesinin hem de Bölge Adliye Mahkemesi dairesinin davacının zararı ile idarenin görevlendirme yazısı ile illiyet bağının kurulduğu gerekçesi şöyle bir sonuç doğuracaktır. Herhangi bir çalışan bir başka yerde görevlendirildiğinde görevlendirmeden sonra doğacak tüm zararlarla illiyet bağı kurulacak demektir. Oysa böyle bir sorumluluğa gittiğimizde işverenlerin sorumluluğunun sınırsız olması gibi bir sonuca gidilecektir. Somut olayda davalı idarenin sorumluluğunu herhangi bir görevlendirmede görevlendirilen yere görevlendirilen kişi sağ ... gidinceye kadar doğacak zararlardan kusursuz sorumluluğuna gidilmesi adeta burada bir taşıma sorumluluğu varmış gibi kanunda olmayan bir sorumluluğun getirilmesi düşünülemez. Zira idarenin bu görevlendirme sonucu davacıyı yeni görev yerine tatil yaptığı yerden görev yerine bizzat taşıma gibi bir yükümlülüğü olmadığına göre bu görevlendirme olmasaydı bu kaza olmazdı o zaman idare kusursuz sorumludur gibi bir sonuç, sorumluluğun ve illiyet bağının ilkeleri ile bağdaştığını söylemek mümkün değildir.
Somut olayda davacı yeni görevlendirildiği ile gitmek üzere daha önce görevli olduğu yer dışında ... ilinde ailesi ile birlikte iken kendi özel aracı ile ... iline giderken bilirkişi raporlarına göre yüzde yüz kendi kusuru ile ... taraflı trafik kazasına neden olarak kendi kusuru ile yaralanmıştır. Davacı görevli olduğu yerden amirlerinden izin almak suretiyle ailesinin bulunduğu ...’ya kendi isteği ile gitmiştir. Burada idarenin bir görevlendirmesinden bahsetmek mümkün değildir. Kazanın davacının kendi isteği ile iznini geçirmek için gittiği ... ilinden görevlendirildiği ... iline kendi aracı ile giderken yüzde yüz kendi kusurundan kaynaklandığına göre burada idarenin görevlendirme yazısı ile kaza arasında illiyet bağının varlığından bahsedilemez.
Diğer taraftan kusursuz sorumluluk her ne olursa olsun sorumluluk olarak düşünmek mümkün değildir. Kusursuz sorumluluk durumunda da zarar ile eylem arasında illiyet bağının varlığı zorunlu şarttır. Tatil dönüşü kendi kusuru ile kaza yapan davacının zararından idarenin kusursuz sorumluluğunun varlığından da bahsetmek mümkün değildir.
Biran için davalı idarenin ... zarardan kusursuz sorumlu olduğu ve görevlendirme ile zarar arasında illiyet bağının var olduğu kabul edilmiş olsa dahi zarar görenin zarara kendi ağır kusurunun sebebiyet vermiş olması illiyet bağını kesecektir. Bu haliyle de idareyi ... zarardan sorumlu tutmak mümkün değildir. Bu gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi dairesinin vermiş olduğu karar bozulması gerekirken onanması yönündeki çoğunluğun kararına katılmamaktayım.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:16:49