Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/25567

Karar No

2023/5207

Karar Tarihi

11 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/296 2021/181

BİRLEŞEN DAVA TARİHİ: 02/04/2018

HÜKÜM/KARAR: Asıl dava kısmen kabul, birleşen dava ret

Taraflar arasındaki destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiş incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.04.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte davacılar vekili Avukat ..... ile davalı vekili Avukat ...... geldiler. Taraf vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; muris ...'ın 03.12.2006 tarihinde vatani görevini yaparken meydana gelen trafik kazası sonucu 3713 sayılı Kanun kapsamında şehit olduğunu, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygunlanması gerektiğini, davacıların kazadan ötürü maddi ve manevi zararları doğduğundan zararlarının tazmini için davayı açtıklarını belirterek 100.000 TL maddi tazminatın ve 200.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'ın 03.12.2006 tarihinde vatani görevini ifa ederken meydana gelen trafik kazası sonucu vefat etmesi nedeniyle İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/171 Esas (Yeni 2017/349 Esas) sayılı dosyada görülen davada verilen hükmün Yargıtay tarafından bozulduğunu, bozma kararı gereği yeniden maddi tazminat hesabı için bilirkişi raporu alındığını, raporda toplam 423.747,09 TL tazminat alacağı hesaplandığını, daha önce mahkemece tesis edilen tazminat tutarı olan 232.697,80 TL'nin dava sırasında ıslah edilip ve mahkeme hükmü gereğince davalı idareden tahsil edildiğini, bu nedenle ek dava açmak zorunda kalındığını belirterek bilirkişi raporu ile tespit olunan fark alacağı olan 191.049,29 TL'nin kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilini, davanın 2017/349 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; ...'ın 03.12.2006 tarihinde vatani görevini ifa ederken meydana gelen trafik kazasında 3713 sayılı kanun kapsamında şehit olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı Maliye Bakanlığının Ankara ikametgahı olduğundan Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini, mahkemece bir tazminata hükmedilecekse 3 yıl 4 ay önce yapılan ödemenin de dikkate alınarak davada hakkaniyet gereği denkleştirme yapılması gerektiğini, manevi tazminat talebinin reddini talep etmiştir.

Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; ...'ın 03.12.2006 tarihinde vefat ettiğini, davanın süresinde açılmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı idarenin yerleşim yeri Ankara olduğundan bu yer Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu, mahkemece bir tazminata hükmedilecekse 3 yıl 4 ay önce davacılara idarece yapılan tazminat ödemesinin dikkate alınarak denkleştirme yapılması gerektiğini, manevi tazminat talebinin reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 18.03.2015 tarih, 2012/171 Esas ve 2015/110 Karar sayılı ilk ilamı ile " Gerek ceza yargılamasında gerekse mahkeme dosyasında bilirkişinin sunmuş olduğu rapora göre araç sürücüleri %100 kusurlu olup müteveffa ...'ın kazada her hangi bir kusuru bulunmadığı, davalı bakanlığın bu olay nedeniyle davacılara ödemiş olduğu nakdi tazminatta dikkate alınarak aktüerya bilirkişisinin yapmış olduğu hesaplama sonucu davacı yanın ıslah dilekçesi de gözetilerek maddi tazminat istemlerinin kabulüne; davacı yan her ne kadar manevi tazminat isteminde bulunmuş ise de davalı bakanlıkça davacılara ödenen maddi tazminat aynı zamanda manevi giderini de içerdiğinden yasal koşulları oluşmayan bu yönlü istemin reddine karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile manevi tazminat isteminin reddine, davacılardan ... için 85.996,57 TL ... için 146.701,23 TL olmak üzere toplam 232.697,80 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Dairemizin 04/10/2016 gün, 2015/9284 Esas ve 2016/9400 Karar sayılı ilamıyla “1.Davalının tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmiş, 2 Davacı yararına, davacılara 2330 sayılı Yasa gereği yapılan ödemenin ne kadarının manevi zarar karşılığı olduğunun hakim tarafından takdir edilmesi ve takdir edilen bu kısım ödenen bedelden düşülerek kalan ödeme miktarının güncellemesi yapılarak davacıların destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi gerekirken yapılan ödemenin tamamının güncellemesi yapılarak davacıların destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesinin usul ve yasaya uygun düşmediği...” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Mahkemenin 16.04.2019 tarih,2017/349 Esas ve 2019/168 Karar sayılı kararı ile "Daire bozma ilâmına uyulmasına, bozma gereği bilirkişi ...'ten alınan 05.06.2014 günlü raporda destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı ve davacılar vekili bu miktara göre ıslah talebinde bulunduğu, bu ek bilirkişi raporunda daha fazla hesaplama yapıldığı için davacılar vekili ıslahla artırılan tazminata ek olarak 2018/171 Esasa sayılı ayrı bir dava açmış ve bu aşamada ek dava asıl dava ile birleştirildiği belirtilerek, davacı anne ve babanın oğullarını askerlik yaparken kaybetmesi nedeniyle büyük bir manevi üzüntü yaşadıkları, her bir davacıya ödenen 23.364,81 TL den toplam 46.729,63 TL nakti tazminatın 15.000'er TL'si (toplamda 30.000 TL) manevi tazminat olarak taktir edilerek" asıl dava bakımından; davacı ... lehine 85.996,57 TL, davacı ... lehine 146.701,23 TL maddi tazminatın 03/12/2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan davalınarak bu davacılara verilmesine, asıl davacıların manevi tazminat istemlerinin reddine, birleşen dava bakımından; davacı ... lehine 13.356,36 TL, davacı ... lehine 16.018,90 TL maddi tazminatın 03/12/2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacılara verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairemizin 28/09/2020 gün, 2020/2213 Esas ve 2020/3008 Karar sayılı ilamıyla “... mahkemenin 11/02/2019 tarihli bilirkişi raporunu esas alarak davanın kısmen kabulüne karar verdiği, ancak, dosyada mevcut bilirkişi raporları arasında hesaplamaya esas kat sayı ve davacıların destek payları yönünden çelişki bulunduğu gibi mahkemece takdiren düşüldüğü bildirilen manevi tazminat miktarlarının da farklı esas alındığı, mahkemece 11/02/2019 tarihli bilirkişi raporuna hangi saikle üstünlük tanındığının da gerekçeli kararda izah edilerek taraflar yönünden anlaşılır kılınmadığı, herhangi bir karışıklık ve hak kaybına sebebiyet verilmemesi için öncelikle müteveffanın olası gelirinin tespiti yönünden İstanbul Ticaret Odasına yazılan müzekkereye verilen 05/08/2013 tarihli cevabi yazı gerekirse kuruma yıllar itibariyle açıklatılıp raporlar arasında çelişki giderilmek üzere konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı, açık ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre karar verilmesi gereğine" değinilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacılara idarece ödenen tazminatın içinde manevi tazminat bulunduğundan manevi tazminatın bölünmezliği, tekliği ilkesi gereğince ayrıca bu davada davacılara manevi tazminat taktir edilemeyeceği gözetilerek buna yönelik davanın reddine, maddi tazminat davasının ıslah talebi ile birlikte kısmen kabulü ile; davacı ... lehine 81.538,90 TL, davacı ... lehine 100.285,60 TL maddi tazminatın 03/12/2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, birleşen davada ise, davacıların maddi tazminata yönelik zararının asıl davada karşılandığı, fazlaya ilişkin talep haklarının mevcut olmadığı anlaşıldığından birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece lehe müktesep hak göz ardı edilerek verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 04.10.2016 tarihli kararında davalı tarafın temyiz itirazlarının reddine, taraflarının temyiz itirazının kabulüne karar verildiğini, manevi tazminat taleplerinin haksız bir şekilde reddedildiğini, ancak aldırılan raporda bilirkişi tarafından resen, esas alınan maaş katsayısının değiştirildiğini ve usuli müktesep haklarının ihlal edildiğini, 12.02.2018 tarihli maddi hataların düzeltildiği ek bilirkişi raporu üzerine kalan bakiye tazminat olan 191.049,29 TL üzerinden 02.04.2018 tarihinde birleştirme talepli Ek dava açtıklarını ve bu dosya ile ek davanın birleştirildiğini, hakimin takdir yetkisine bağlı olan ve davamızda da olduğu gibi hakimin sonradan re'sen değiştirdiği takdir yetkisine dayanılarak birleşen dava yönünden verdiği karar üzerine reddedilen kısım üzerinde aleyhlerine karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuki olmadığını, lehe bozma gerekçesi sadece 2330 sayılı yasa 6. madde hükmü gereği ödemenin düşülmesi ancak bunu tamamının manevi tazminata mahsubu yanlıştır şeklinde olup, mahkemece daha önce verilen kararın diğer bakımlardan onanarak kesinleştiğini, dosyaya sunulan en son 27.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda ise hatalı olarak; aslında bilirkişiden istenmemesine ve önemlisi bu konuda Yargıtay lehe bozma ilamıyla lehe müktesep hak göz ardı edilerek, İTO'nun 05.08.2013 tarihli ve 15.03.2021 tarihli müzekkere cevabi yazıları gözetilerek farklı oranlı maaş katsayılarına göre rapor verildiğini ve bu nedenle tazminat alacak kalemlerinin düşük hesaplandığını, oysa ki İTO cevabi yazısına göre asgari ücretin 2.177 katı olarak yapılan hesaplama (2016 yılına kadar) ve sonraki dönemler için farklı katsayılar kullanılarak yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, desteğin gelir araştırmasına göre asgari ücretin 3.94 katı olarak yapılan araştırmaya göre verilen 12.02.2018 tarihli hesap raporundaki bu katsayı Yargıtayca daha önce lehe onanmış olmasına ve mahkemece bu onama ve kısmen lehe bozma kararına uyulmuş olması nedeniyle lehlerine müktesep hak oluştuğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2 Davalı vekili temyiz dilekçesinde: davacılara, miras bırakanının vefatı nedeniyle 2330 sayılı Kanun gereğince hesaplanan tazminat tutarı olan 46.729,63 TL 2008 yılında ödendiğini, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporları neticesinde bu tazminatın 15.000,00 TL'nin manevi tazminata karşılık geldiği varsayılarak hüküm kurulduğunu, oysa davacıların her birine maddi ve manevi zararlarına karşılık gelmek üzere ödenen tutar 23.364,81 TL olup bu varsayıma göre ödenen maddi tazminat tutarı her biri davacı için 8.364,81 TL olduğunu ancak ödeme tarihindeki paranın alım gücü, bu tutarların toplam tazminat miktarına oranı düşünüldüğünde manevi tazminat miktarının daha düşük olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, şehit yakınları tarafından davacı idare aleyhine açılan destekten yoksun kalma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma gereğince karar verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin tüm ve davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2 Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;

Mahkemenin 18.03.2015 tarih, 2012/171 Esas ve 2015/110 Karar sayılı ilk kararı ile manevi tazminat isteminin reddine, davacılardan ... için 85.996,57 TL, ... için 146.701,23 TL olmak üzere toplam 232,697,80 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş, kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.10.2016 gün, 2015/9284 Esas ve 2016/9400 Karar sayılı ilamıyla; “1.Davalının tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmiş, 2 Davacı yararına, davacılara 2330 sayılı Yasa gereği yapılan ödemenin ne kadarının manevi zarar karşılığı olduğunun hakim tarafından takdir edilmesi ve takdir edilen bu kısım ödenen bedelden düşülerek kalan ödeme miktarının güncellemesi yapılarak davacıların destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi gerekirken yapılan ödemenin tamamının güncellemesi yapılarak davacıların destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesinin usul ve yasaya uygun düşmediği...” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Mahkemenin 16.04.2019 tarih 2017/349 Esas ve 2019/168 Karar sayılı ikinci kararı ile; daire bozma ilâmına uyulmasına, ek bilirkişi raporunda daha fazla hesaplama yapıldığı için davacılar vekili ıslahla artırılan tazminata ek olarak 2018/171 Esasa sayılı ayrı bir dava açmış ve bu aşamada ek dava asıl dava ile birleştirildiği belirtilerek, davacı anne ve babanın oğullarını askerlik yaparken kaybetmesi nedeniyle büyük bir manevi üzüntü yaşadıkları, her bir davacıya ödenen 23.364,81 TL den toplam 46.729,63 TL nakti tazminatın 15.000'er TL'si (toplamda 30.000 TL) manevi tazminat olarak taktir edilerek" asıl dava bakımından; davacı ... lehine 85.996,57 TL, davacı ... lehine 146.701,23 TL maddi tazminatın 03/12/2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan davalınarak bu davacılara verilmesine, asıl davacıların manevi tazminat istemlerinin reddine, birleşen dava bakımından; davacı ... lehine 13.356,36 TL, davacı ... lehine 16.018,90 TL maddi tazminatın 03.12.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Dairemizin 28.09.2020 gün, 2020/2213 Esas ve 2020/3008 Karar sayılı ilamıyla “... mahkemenin 11.02.2019 tarihli bilirkişi raporunu esas alarak davanın kısmen kabulüne karar verdiği, ancak dosyada mevcut bilirkişi raporları arasında hesaplamaya esas kat sayı ve davacıların destek payları yönünden çelişki bulunduğu gibi mahkemece takdiren düşüldüğü bildirilen manevi tazminat miktarlarının da farklı esas alındığı, mahkemece 11/02/2019 tarihli bilirkişi raporuna hangi saikle üstünlük tanındığının da gerekçeli kararda izah edilerek taraflar yönünden anlaşılır kılınmadığı, herhangi bir karışıklık ve hak kaybına sebebiyet verilmemesi için öncelikle müteveffanın olası gelirinin tespiti yönünden İstanbul Ticaret Odasına yazılan müzekkereye verilen 05/08/2013 tarihli cevabi yazı gerekirse kuruma yıllar itibariyle açıklatılıp raporlar arasında çelişki giderilmek üzere konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı, açık ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre karar verilmesi" gereğine değinilerek bozma kararı verilmiş, mahkemece verilen son kararla bozma ilamına uyularak; davacıların ölen desteğinin askere gitmeden önce Ticaret Lisesi muhasebe bölümünden mezun olduğu ve bilgisayar işletmenlik katılım belgesi aldığı belirtilerek İTO dan böyle bir mezunun alabileceği ortalama ücret durumu tekrar sorulmuş, 27.04.2021 tarihli bilirkişi raporu ile İTO cevabi yazısına göre asgari ücretin 2.177 katı olarak yapılan hesaplama (2016 yılına kadar ) ve sonraki dönemler için farklı katsayılar kullanılarak (Asgari ücretin 3.94 katı olarak yapılan araştırmaya göre verilen 12.02.2018 tarihli hesap raporundan farklı olarak) yeniden yapılan hesaplama neticesinde davanın kısmen kabulü yönünde; baba ... için 81.538,90 TL, anne ... için 100.285,60 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesine karar verilmiştir. Oysa Dairemizin 04/10/2016 gün, 2015/9284 Esas ve 2016/9400 Karar sayılı ilamıyla mahkemenin davacı ... lehine 85.996,57 TL, davacı ... lehine 146.701,23 TL maddi tazminat ödenmesi yönünde verdiği karar davacı lehine bozulduğu anlaşılmıştır.

Usulî kazanılmış hak kurumu, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.

1086 sayılı HUMK'nun yürürlükte olduğu dönemde çıkarılan 09/05/1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; Yargıtay bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için de zorunluluk doğacağı, usulî kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş bulunması bakımından usulî kazanılmış hak müessesesinin usul hukukunun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeniyle de ilgili olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda da usulî kazanılmış hakka ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta ise de bu ilkenin uygulanma gerekliliği HMK hükümleri karşısında da varlığını sürdürmektedir. Yargıtay'ın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca ve bozma kapsamına uygun şekilde işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.

Yargısal ve bilimsel içtihatlarda “usulî kazanılmış hak” ya da “usulî müktesep hak” olarak adlandırılan bu ilke Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10/02/1998 tarih, 1987/2 520 esas ve 1988/89 karar sayılı ilâmında “Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince işlem yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisinin lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usulî kazanılmış hak denilmektedir...” şeklinde tanımlanmaktadır.

Dosya kapsamından; mahkemenin bozma öncesi vermiş olduğu ilk kararın taraf vekillerince temyiz edildiği ancak Dairece sadece davacılar yararına bozma kararı verildiği ve bu suretle davacılar yararına usuli kazanılmış hak oluşmuş olduğu anlaşılmakla, mahkemece verilen son kararla davacılar lehine verilen ilk karara aykırı olarak davacılar desteğinin 3,94 olarak alınan gelir katsayısının bozmaya aykırı olarak asgari ücretin 2.177 katı olarak kabulü ile yapılan hesaplamanın hükme esas alınması suretiyle davacılar lehine, ilk kararla belirlenenden daha az tutarda tazminata karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

  1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin tüm ve davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

  2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA,

8.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine,

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadankararcevaptemyizyargılamavı.kararımahkemereddinebozulmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:16:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim