Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/25096

Karar No

2023/5159

Karar Tarihi

10 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/13 E., 2021/311 K.

HÜKÜM/KARAR: Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 19.10.2012 tarihinde davalılardan ...'nın sevk ve idaresinde bulunan, ... adına kayıtlı ve davalı şirket tarafından sigortalı olan otomobilin karıştığı tek taraflı trafik kazasında, araçta yolcu olarak bulunan davacıların oğlu ve kardeşi olan ...'un vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılardan ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL olmak üzere 60.000,00 TL maddi tazminat, davacılardan ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, Sündüs için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 19.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi yönünden maddi tazminat talepleri yönünden ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin taleplerini davacılardan ... için 39.386,40 TL'ye, ... için 38.889,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; kaza mahallinde gereken tamiratı yapmayan dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün kusurlu olduğunu, kazada vefat eden ...'un kaza esnasında emniyet kemeri takmaması sebebiyle müterafik kusurlu olduğunu, tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun kanıtlanamaması halinde şirketlerinin de sorumluluğunun olmadığını, davacıların ölüm ile ölenin desteğinden mahrum kaldıklarını ispat etmelerinin gerekli olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, herhangi bir tazminat hesaplanması durumunda, bakım ve yetiştirme giderlerinin mahsubu gerektiğini, desteğin araca sürücünün alkollü olduğunu bilerek bindiğini bu nedenle müterafik kusurunun bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 02.03.2016 tarihli 2015/59 E., 2016/118 K. sayılı kararı ile; "19/10/2012 günü davalı ...'nın sevk ve idaresinde bulunan, davalı ... adına kayıtlı ve davalı şirket tarafından sigortalı olan 60 KS 587 plakalı aracın tek taraflı yapmış olduğu kazada, davacıların murisi ...'un vefat ettiği, 26/03/2014 tarihli Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre, davalı sürücü ...'nın asli kusurlu ve ölen ...'un tali kusurlu olduğu, yine Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nin 14/10/2014 tarihli raporuna göre; davalı sürücü ...'nın %85 oranında ve ölen ...'un %15 oranında kusurlu olduğu, hukukçu hesap bilirkişisi ...'ın 15/06/2015 havale tarihli raporuna göre; davacı ...'un destekten yoksun kalma bakiye zararının 39.386,40 TL ve davacı ...'un destekten yoksun kalma bakiye zararının 38.889,00 TL olduğu, davanın, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 30.000,00 TL maddi tazminat talebi ile açıldığı, kalan destek zararının 29/06/2015 tarihinde usulüne uygun ıslah edildiği ve ıslah harcının mahkeme veznesine yatırıldığı" gerekçesiyle maddi tazminat davasının kabulü ile; davacılardan ... için 39.386,40 TL, ... için 38.889,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 19.10.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile anılan davacılara verilmesine, (davalı ...Ş. bakımından poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla 30.000,00 TL'nin dava tarihinden (15.11.2012) itibaren yasal faiziyle, 8.889,00 TL'nin ise ıslah tarihinden (29.06.2015) itibaren yasal faizi ile tahsiline), manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacılardan ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... Şenol (Bıyıklı), Sündüs Şenol (Balcı) ve ... için 5.000,00’er TL manevi tazminatın olay tarihi olan 19.10.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...' dan tahsili ile anılan davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Mahkeme kararına karşı davacılar vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.04.2019 tarihli 2016/11221 E., 2019/4527 K. sayılı kararı ile "...Somut uyuşmazlıkta, davalı ... şirketi, hükmolunan tüm tazminat yönünden dava tarihinde temerrüde düştüğünden, kabul edilen tüm tutara dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ıslahla artırılan kısma ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru bulunmamıştır. ...Yukarıda belirtilen hususlar, kusur durumu ve meydana gelen zararın ağırlığı da gözönüne alınarak davacılar için takdir olunan manevi tazminatların bir miktar az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun manevi tazminatlara hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. ...Somut olayda davalı ...vekili, desteğin araca sürücünün alkollü olduğunu bilerek bindiğini belirterek desteğin müterafik kusurunun bulunduğunu savunmuştur. Yapılan soruşturmada, araç sürücüsünün alkollü olduğunun ve desteğin arkadaşları ile birlikte gezmekte iken kazanın gerçekleştiğinin tespit edilmiş olması; yine dosyada mevcut Adli Tıp Raporunda da desteğin emniyet kemeri takmaması ve sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca binmesi nedeniyle desteğe kusur verilmesi birlikte değerlendirildiğinde mahkemece belirlenen destekten yoksun kalma tazminat miktarlarından Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda araç sürücüsünün alkollü olduğu, desteğin arkadaşları ile birlikte gezmekte iken kazanın gerçekleştiği, dosyada mevcut Adli Tıp Raporunda da desteğin emniyet kemeri takmaması ve sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca binmesi nedeniyle desteğe kusur verildiği gerekçesiyle destekten yoksun kalma tazminat miktarlarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, davalı ... şirketinin hükmolunan tüm tazminat yönünden dava tarihinde temerrüde düştüğü, davalı ... şirketi yönünden kabul edilen tüm tutara dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verildiği gerekçesiyle maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacılardan ... için 31.509,12 TL, ... için 31.111,20 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 19.10.2012 tarihinden itibaren, davalı ... şirketi Allianz Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 15.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davalı ... Şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak anılan davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacılardan ... için 18.000,00 TL, ... için 18.000,00 TL, ... Şenol (Bıyıklı), Sündüs Şenol (Balcı) ve ... için 8.000,00’er TL manevi tazminatın olay tarihi olan 19.10.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...' dan tahsili ile anılan davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacıların desteğinin kusuru olmadığı halde, yerel mahkemece %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasının doğru olmadığını, hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu, davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müterafik kusur gibi takdiri indirimler nedeniyle davanın reddedilmesi halinde reddedilen kısım için vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, taleplerinin reddedilen kısmının tüm davalılar yönünden aynı sebeple reddedildiğini, bu durumda tüm davalılar lehine ayrı ayrı değil tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü, işleteni ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 44, 45 ve 47 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar ... ve ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  3. Dosya kapsamından, mahkemenin 02.03.2016 tarihli 2015/59 E., 2016/118 K. sayılı kararının davacılar vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edildiği, yapılan temyiz incelemesinde Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.04.2019 tarihli 2016/11221 E., 2019/4527 K. sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Şu durumda mahkemenin ilk kararını temyiz etmeyen davalılardan ... ve ... yönünden mahkemece verilen 02.03.2016 tarihli 2015/59 E., 2016/118 K. sayılı ilk kararın maddi tazminata ilişkin bölümü kesinleşmiş olup, anılan davalılar yönünden bozmadan sonra mahkemece 14.07.2021 tarihli 2020/13 E., 2021/311 K. sayılı karar ile yeniden hüküm kurularak ve tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak davacılar lehine daha düşük miktarda maddi tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır.

O halde davalılardan ... ve ... yönünden mahkemece verilen 02.03.2016 tarihli 2015/59 E., 2016/118 K. sayılı ilk kararın maddi tazminata ilişkin bölümünün kesinleştiğinin anlaşılmasına göre, anılan davalılar yönünden maddi tazminata ilişkin olarak yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

  1. Davacılar lehine hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından, desteğin müterafik kusuru nedeniyle mahkeme tarafından yapılan indirim sonucu belirlenen tazminat tutarları hüküm altına alınırken, davanın kısmen reddine karar verildiğinden, davalı ...Ş. lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Oysa, yasal düzenlemeler gereği, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43 ve 44 üncü maddelerinden (6098 sayılı TBK'nun 51 ve 52 inci maddeleri) kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinin gözönüne alınması gerekirken, davalı ...Ş. yararına müterafik kusur indiriminden dolayı reddedilen kısım için vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

  2. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47 inci maddesi (TBK 56. mad) hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291 370)

Yukarıda belirtilen hususlar, kusur durumu ve meydana gelen zararın ağırlığı da gözönüne alınarak davacılar için takdir olunan manevi tazminatların az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun manevi tazminatlara hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar ... ve ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılar ... ve ...'ya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

10.04.2023 gününde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. .

(Karşı Oy)

KARŞI OY

3 ve 4. bentte bozma sebebi yapılan hususlar yönünden mahkeme kararının yerinde olduğunu düşünüyorum. Bu cihetten çoğunluk görüşüne iştirak edemiyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadankararcevaptemyizyargılamavı.kararımahkemereddinebozulmasınasonrakikarşıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:17:44

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim