Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/150
2023/5043
6 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/63 E., 2021/105 K.
HÜKÜM/ KARAR: Davanın reddi
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müteveffa ...'nın ING Bank A.Ş Ödemiş Şubesi'nden 20.04.2012 tarihinde 10.842,00 TL kredi çektiğini, çekilen kredi nedeniyle hayat sigortası yapılmış olduğunu, 06.12.2013 tarihinde kalp krizi nedeniyle sigortalının vefat ettiğini belirterek vefat tazminatı olan 10.842,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacıların müteveffanın sağ iken kredi borcu için bankaya yapmış olduğu ödemelerin de davalı şirketten istenmesinin hukuki dayanağı bulunmadığını, davada bahsi geçen poliçede lehtar olarak davalı ING bank A.Ş Ödemiş Şubesi gösterildiği için tazminat alacağını talep etme hakkına yine ING Bank A.Ş Ödemiş şubesi sahip olduğunu, müteveffa sigortalınırken önceki hastalıklarına dair bilgi verilmediği için beyan yükümlülüğünün ihlal edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 07.04.2016 tarihli ve 2015/97 Esas, 2016/192 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulü ile 10.842,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı sigorta şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 17.09.2019 tarihli ve 2016/14445 Esas, 2019/8137 Karar sayılı kararı ile; "Mahkemece ATK’dan bir heyet raporu aldırılarak sigortalı murisin tedavi gördüğü ve gizlendiği iddia edilen hastalıkla ölüm rizikosu arasında doğrudan illiyet bağının olup olmadığı, başka bir anlatımla ölümün gizlenen hastalıktan meydana gelip gelmediği tespit ettirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin doğru görülmediği" gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 01.06.2021 tarihli ve 2020/63 Esas, 2021/105 Karar sayılı kararı ile; murisin 20.04.2012 tarihinde davalı sigorta şirketiyle sözleşme yaptığı, alınan Adli Tıp raporu uyarınca murise diabet ve kronik kalp hastalığı tanısının ise sözleşme imzalanmadan önce konulduğu, bu haliyle sigortalının doğru beyanda kasten bulunmadığı, sağlık yönünden beyan yükümünü ihlal ederek TTK 1435 ve 1439 uncu maddelerine aykırı davrandığı anlaşıldığından davalı sigorta şirketinin bu poliçeden dolayı davacılara herhangi bir ödemede bulunma yükümlülüğü olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen (bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi incelemesinde alınan rapor ile sabit olduğu üzere, muris sigortalıya hiç soru sorulmadan, bildirimde ve aydınlatmada bulunulmadan boş olarak imza attırılan formda murisin hastalığını gizlediği gerekçesi ile vefat teminatının ödenmemesinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu durumun cayma hakkını haksız olarak kullanmak için hazırlanmış bir tuzak olduğunu, murisin çekmiş olduğu krediden hayat sigortası primi kesildiğini, murisin çekmiş olduğu kredi borcunu vefat edinceye kadar düzenli olarak ödediğini, murisin vefatından sonra borcun mirasçılara kaldığını, vefat teminatının haksız gerekçe ile ödenmemesinin davacıları mağdur ettiğini, murisin sanki gerçek dışı beyanda bulunmuş, kendisine sorulan sorulara yalan beyanda bulunmuş gibi gösterildiğini, oysa, ortada müzakere edilen veya sorulan bir soru olmadığını, formun matbu olarak doldurulduğunun açıkça ortada olduğunu, bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketinin cayma hakkının olmadığının açıkça belirtildiğini, bu durumda davanın kabulü gerekirken haksız ve hukuka aykırı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacıların murisinin dava dışı bankadan kullandığı kredinin teminatı amacı ile davalı ile muris arasında düzenlen hayat sigorta poliçesine dayalı vefat tazminatı talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1435 ve 1439 uncu maddeleri, Hayat Sigorta Poliçesi Genel Şartları.
- Değerlendirme
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Bozma sonrası mahkemece verilen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına; ve özellikle sigortalının sağlık yönünden beyan yükümlülüğünü ihlal ederek TTK'nın 1435 inci ve 1439 uncu maddelerine aykırı davrandığının sabit olmasına göre; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:18:13