Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/16051
2023/4893
4 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2022/934 E. 2022/934 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
HÜKÜM/KARAR: Başvurunun Kabulüne İtirazın Kısmen Kabulüne
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI: 2020/13036
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların desteğin eşi, çocukları ve anne babası olduğunu, desteğin sürücülüğünü yaptığı motosiklet ile davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı aracın 20.08.2019 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda desteğin hayatını kaybettiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik her bir davacı için 25,00 TL olmak üzere toplam 150,00 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslahla toplam taleplerini 78.000,00 TL'ye yükseltmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; belirsiz alacak davası olarak talepte bulunulamayacağını, davacılara ödeme yapıldığını, ödemenin yeterli olduğunu ve bakiye alacağın kalmadığını, kusur tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, destekten yoksun kalanların belirlenmesi gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, ölenin sürücü belgesinin geçerli olmadığını, ayrıca kaskının da takılı olmadığını, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadıklarını, avans faizine hükmedilmemesi gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, 13.01.2020 tarihli ek hesap raporunun hüküm tesisine elverişli olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, ...için 40.058,53 TL, ... için 7.851,00 TL, ... için 6.869,45 TL, ... için 7.169,99 TL, ... için 7.584,65 TL,... için 8.465,84 TL olmak üzere toplam 78.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının yasal faiziyle davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyeti'nin 07.05.2020 tarihli ve 2020/İHK 9993 sayılı kararıyla; itirazın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 15.03.2022 gün, 2021/11484 E., 2022/4809 K. sayılı kararı ile; davacıların Suriye uyruklu olup, Hakem Heyetince davacıların teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 48/2. maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususunun Mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği, bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacıların statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacıların teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacılara kesin süre verilmesi, belirtilen sürede teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesinin doğru olmadığı, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığı gerekçeleri ile karar bozulmuştur.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "bozma sonrası davacılar vekilinin verilen süre içerisinde teminatı yatırdığı, dava şartı eksikliğinin süresinde giderildiği, bu nedenle işin esasının incelendiği, davacı ...lehine hükmedilen 6.007,61 TL vekalet ücretinin hatalı olduğu, maktu ücretin altında kalmamak üzere nisbi vekalet ücretinin beşte biri oranında hükmedilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozma ilamı doğrultusunda başvurunun kabulüne, ...için 40.058,53 TL, ... için 7.851,00 TL, ... için 6.869,45 TL, ... için 7.169,99 TL, ... için 7.584,65 TL,... için 8.465,84 TL olmak üzere toplam 78.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının yasal faiziyle davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ve davalının yalnızca sigortalı araç sürücüsününn kusuru oranında sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacıların desteğinin sürücüsü olduğu motosikletin karıştığı 20.08.2019 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 inci ve 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Kanun'un 78, 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları,Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel.
- Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, kusur oranlarının netleşmiş olmasına, faiz türünün yerinde olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.
Somut olayda; davacıların desteğinin trafik kazası sonucu öldüğü ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, kazaya ilişkin soruşturma evrakı içerisindeki tutanaklar ile sabittir. Zira soruşturma dosyası arasında bulunan otopsi muayene tutanağında davacıların desteğinin kaza nedeniyle kafatasında ve yüzünde parçalanmış kemik dokularının olduğu, ölümün kafatası ve ekstremite kırıkları ile beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu meydana geldiği kayıtlıdır. Buna göre; davacıların desteğinin koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairenin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
VII. KARAR
-
Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
-
Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın İtiraz Hakem Heyeti'ne iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
04.04.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
1 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği Sigorta Tahkim Komisyonlarının 40.000,00 TL'yi geçmeyen kararları kesindir.
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre; ihtiyari dava arkadaşlarından olan davacılar...lehine hükmedilen tazminatlar 40.000,00 TL'nin altında kalmaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin adı geçen davacılara yönelik temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, sayın çoğunluk tarafından adı geçen davacılar yönünden de kararın bozulmasının doğru olmadığı kanaatinde olduğumdan, davacı ... dışındaki davacılara ilişkin bozma yapılması yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
2 Davaya konu edilen destekten yoksun kalma tazminatlarının bozmadan sonra verilen karardakiyle aynı miktarlar için kabulüne dair verilen ilk kararın davalı vekilince sadece vekalet ücretleri yönünden temyiz edildiği; Dairemizce (davalının tek temyiz nedeni olan vekalet ücreti temyizi şimdilik incelenmeksizin) Suriye uyruklu olan davacılar yönünden teminat şartının araştırılması için kararın bozulduğu; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bozmadan önceki karardakiyle aynı miktarlarda tazminata hükmedildiği; davalı vekilinin bu kez müterafik kusur hususunu da temyiz konusu yaptığı; sayın çoğunluk tarafından da desteğin kask takmaması nedeniyle tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması için kararın bozulduğu görülmektedir.
Oysa, davanın kabulüne dair verilen ilk kararı sadece vekalet ücretleri yönünden temyiz eden davalı bakımından tazminat miktarları, tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmayışı gibi hususlar temyize konu edilmeyerek kesinleşmiştir. Bu itibarla, aynı tazminatların hüküm altına alındığı bozmadan sonraki karara karşı yapılan temyiz başvurusuna konu edilen müterafik kusur indirimine ilişkin temyizin kabulü ile kararın bozulmasının doğru olmadığı kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun (2) nolu bentteki bozma kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:19:05