Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/14881

Karar No

2023/481

Karar Tarihi

16 Ocak 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/524 E., 2022/66 K.

HÜKÜM/KARAR: Davanın Reddi ve karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; boşandığı eşi davalı ...’ın, evlenmeden önce “panik atak hastası” olduğu halde bu durumunun eşi ve diğer davalılar kayınbabası ile kayınvalidesi tarafından gizlenmek suretiyle evliliğin gerçekleştirildiğini, eski eşinin evlilikten kısa bir süre sonra baba evine gitmek istediğini, daha sonra müşterek evlerine geri dönmediğini, tedavi olmaya da yanaşmadığını, bu nedenle boşanmak zorunda kaldığını, yapılan düğün masrafları nedeniyle maddi kaybının bulunduğunu, bu olay nedeniyle manevi olarak yıprandığını belirterek 15.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

  1. Davalılar ... ve ... vekili; davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.

  2. Davalı ...; tebligat yapılmasına rağmen duruşmalara katılmamış, cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) 17.09.2009 tarihli 2008/279 E., 2009/389 K. sayılı kararı ile davacının Ardeşen Aile Mahkemesinde açtığı boşanma davası sırasında herhangi bir tazminat talep etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmustur.

  2. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 06.06.2011 tarihli 2010/7106 E., 2011/9935 K. sayılı kararı ile "Davacının, maddi ve manevi tazminat istekleri, Türk Medeni Kanununun 174. maddesinde yer alan sebebe dayanmamaktadır.Davacı, boşanmadan sonra açtığı bu dava ile boşandığı eşi davalı ...’ın, evlenmeden önce “panik atak” olduğu halde bu durumunun eşi ve diğer davalılar kayınbabası ile kayınvalidesi tarafından gizlenmek suretiyle evliliğin gerçekleştirildiğini ileri sürerek, her üç davalıdan manevi tazminat ve düğün masrafları ve takılar karşılığı da maddi tazminat talep etmektedir. Manevi tazminat isteği ile düğün masrafları karşılığı olan maddi tazminatın ve takılar karşılığı olan tazminatın da bağıştan rücü sebebine dayandığı nazara alınarak taleplerin tümünün Borçlar Kanunundan kaynaklandığı görülmektedir.Aile hukuku ile alakalı değildir ve aile mahkemelerinin görevi kapsamına girmemektedir.Bu husus gözetilmeden davaya “aile mahkemesi” sıfatıyla bakılması doğru olmamıştır." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İkinci Bozma Kararı

  1. Bozmaya uyan Mahkemece (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) verilen 26.01.2012 tarihli ve 2011/280 E., 2012/44 K. sayılı kararıyla; Aile Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, görevsizlik kararı üzerine yargılamaya Pazar(Rize) 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde devam olunmuştur. Mahkemece verilen 23.10.2014 tarihli ve 2012/679 E., 2014/711 K. sayılı kararıyla; davacının, davalı ...'in panik atak hastası olduğunu evliliklerinin henüz ilk günlerinde öğrendiği, bağıştan rücu isteminin, bağıştan dönme sebebinin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu, bu nedenle takı ve eşyaların karşılığı olarak talep edilen maddi tazminatın reddi gerektiği, hastalığı gizlemek suretiyle davacının ruhsal zararına sebep olunması nedeniyle talep edilen manevi tazminatın ise haksız fiil hükümlerine dayandığı kanaatine varılmakla, davanın kısmen kabulü ile 8.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karar davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.

  2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 29.05.2019 tarihli 2019/976 E., 2019/3188 K. sayılı kararı ile " Dosya kapsamından, davacının eski eşinin panik atak hastası olduğunu evlendikten sonra öğrendiği, söz konusu rahatsızlık nedeniyle davacı ile eski eşi Semahat arasında geçimsizlik olduğu, bu nedenle davacının açtığı boşanma davası sonucunda tarafların boşandığı, davalı ...’in ailesinin yanına geri döndüğü, davacının ise söz konusu hastalığın davalılar tarafından kendisinden saklandığı, bu nedenle maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü iddia ettiği anlaşılmaktadır. Söz konusu olay incelendiğinde, davalıların davaya konu eylemleri haksız eylem olarak kabul edilemeyeceği gibi, ayrıca davalılara atfedilebilecek herhangi bir kusur da bulunmamaktadır. Şu durumda,davanın tümden reddi gerekir. Mahkemece kısmi kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün temyiz talebinde bulunan davalılar ... ve ... yararına bozulmasına karar verilmiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenmişse de Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 05.03.2020 tarihli 2019/2814 E., 2020/1108 K. sayılı kararı ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.

C. Üçüncü Bozma Kararı

  1. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 01.09.2020 tarihli ve 2020/155 E., 2020/446 K. sayılı kararıyla; davalıların davaya konu eylemlerinin haksız eylem olarak kabul edilemeyeceği gibi, ayrıca davalılara atfedilebilecek herhangi bir kusurun da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

  2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 30.06.2021 tarihli 2021/17492 E., 2021/4023 K. sayılı kararı ile "Somut olayda, Pazar(Rize) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23.10.2014 tarihli 2012/679 E. 2014/711 K. sayılı ilk kararında davanın kısmen kabulü ile 8.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve mütelselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm davalılar ... ve ... vekilinin temyiz talebi üzerine Dairemizce yapılan incelemede davanın tümden reddi gerektiği gerekçesi ile hükmün temyiz talebinde bulunan davalılar ... ve ... yararına bozulmuş, davalılardan ...’nın 23/10/2014 tarihli ilk kararı temyiz etmediği buna göre belirtilen kararın davalılardan ... yönünden kesinleştiği anlaşılmıştır. Hal böyle iken, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, başlıkta tüm davalılar gösterilerek, gerekçeli kararda davalılardan ... yönünden ilk kararın kesinleştiği belirtilmeksizin, davanın tümden reddine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Şu durumda, hakkında davanın kısmen kabulüne dair verilen 23.10.2014 tarihli ilk karar kesinleşen ... yönünden yukarıda açıklanan nedenle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen son kararı ile maddi ve manevi tazminat davasının davalılar ... ve ... yönünden reddine, davacının maddi ve manevi tazminat talepleri davalı ... yönünden mahkemenin 2012/679 E., 2014/711 K. sayılı ilamı ile kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacının panik atak hastası olan eşini psikiyatriste götürdüğü, davacının bu gayret ve isteklerine rağmen davalı ...'nın sonraki seanslara gitmediği, bu nedenle anılan davalının tedavi olmak istememesi ve hastalığının devam etmesi nedeniyle tam kusurlu olduğu, davacının eşinin bu kusurunu bilmeden evlilik birliğininin kurulduğunu, diğer davalıların da kızlarındaki bu kusuru davacıdan sakladığını, haksız yere 15 yıl nafaka ödenmesi neticesinde ruhsal bunalıma düşen davacının intihar ettiğini, davalıların davacıya hakaret ettiğini, davalıların kusurlu olduğunu, bu nedenle manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, davalıların hakaret eylemi nedeniyle Pazar Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2011/132 E., 2013/41 K. sayılı dosyası kapsamında mahkumiyetlerine karar verildiğini, Pazar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.10.2014 tarihli 2012/679 E., 2014/711 K. sayılı kararında davalıların davacı tarafa müştereken ve müteselsilen 8.000,00 TL manevi tazminat ödemesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, mahkemenin temyize konu son kararı nedeniyle davalılardan Semahat yönünden mahkemenin verdiği 23.10.2014 tarihli kararın icraen yerine getirilmesinde sorun yaşanacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu ve 56 ıncı maddeleri.

  1. Değerlendirme

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, davalılardan ... ve ...'nın davaya konu eylemlerinin haksız eylem kapsamında olmamasına, ayrıca anılan davalılara atfedilebilecek herhangi bir kusurun da bulunmamasına, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin davalı ... yönünden mahkemenin 2012/679 E., 2014/711 K. sayılı ilamı ile kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş olmasında isabetsizlik olmadığı anlaşılmasına göre; davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadankararcevapyargılamatemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:45:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim