Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/9576

Karar No

2023/4431

Karar Tarihi

27 Mart 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/10 E., 2022/19 K.

HÜKÜM/KARAR: Davanın Kabulü

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı asıl ve birleşen davada davalı ... İnş. Otom. Nakl. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

  1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı YG İnşaat Ltd. Şti. ile düzenlenen 22.09.2011 tarihli genel kredi sözleşmesine davalılardan ...’in müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, borçlu ...’in takip alacağını karşılayacak miktarda menkul ve gayrimenkul malının bulunmadığını, tapu kayıtlarının araştırılmasında davalı borçlunun üzerine kayıtlı dava konusu gayrimenkulünü diğer davalı ... adına kaçırdığının ortaya çıktığını, satışın iyi niyetli olmadığını ileri sürerek Ankara ili Çankaya ilçesi, Aziziye Mahallesi, 4957 ada, 3 parsel, 2. Kat, 6 nolu bağımsız bölümün satış işleminin Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2012/19560 sayılı dosyasındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

  2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ...'in maliki olduğu dava konusu taşınmazın 04.10.2012 tarihinde diğer davalı ...'a satışı, ...'ın da aynı taşınmazı ... Ltd. Şti.ne satışına ilişkin işlem ile ilgili olarak tasarrufun iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

  1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; satış işleminin her türlü muvazaadan ari, gerçek bir satış olduğunu, davacının zararının söz konusu olmadığını, satış işleminin T. İş Bankası'na olan borcun ödenmesi kaydıyla yapıldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

  2. Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

  3. Davalı ... inşaat San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazın tamamını 12.12.2012 tarihinde davalı ...'dan satış yoluyla devir ve teslim aldığını, satış tarihinde taşınmaz üzerinde ... ve dava dışı YG İnşaat Ltd. Şti.'nin kredi borçlarının güvencesi olarak T. İş Bankası A.Ş. lehine 700.000,00 TL tutarlı 1. derecede tesis edilmiş ipotek mevcut iken ... ve YG İnşaat Ltd. Şti'nin borcuna mahsuben taşınmazın satış bedeli olan 360.000,00 TL'nin İş Bankası Yıldız Ticari Şube nezdindeki hesaba yatırılarak ipoteğin fekkinin sağlanmasını müteakip satış işleminin gerçekleştiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 29.09.2015 tarihli ve 2013/104 Esas, 2015/371 Karar sayılı kararı ile asıl borçlu şirket ile mülkiyeti devralan ... İnşaat A.Ş. arasında ... Akyüz aracılığı ile organik bağ kurulmuş olup, ipotek bedeli borçlu YG İnşaat ltd. Şti. ortağı ... Akyüz'ün de ortak olduğu, ... Grup İnşaat A.Ş. ortağı Halit Çelikkanat tarafından ödendiğinden, ... aynı zamanda mülkiyeti devralan ... İnşaat A.Ş. işçisi olarak gösterildiğinden, İİK.nun 280. madde gereğince ... İnşaat A.Ş. kefil ... ve dava dışı YG İnşaat Ltd. Şti. nin mali durumunu bilebilecek durumda olduğu gerekçesiyle; asıl ve birleşen davanın kabulüne, Ankara ili, Çankaya ilçesi, Aziziye Mahallesi 4957 ada, 3 parsel, 6 bağımsız bölüm numaralı mesken vasfındaki taşınmazın 04.10.2012 tarihinde davalı ...'a 12.12.2012 tarihinde de ... Yılmaz tarafından 58112 y.numarası ile davalı ... İnş. Otomotiv Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye yapılan satış işlemlerinin iptaline, dava konusu bağımsız bölümün üzerinde davacıların alacaklarını haczedebilmesi için haciz işlemleri yaptırabilme yetkisi verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ... vekili ve davalı ... İnş. Otomotiv Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 19.10.2020 tarihli ve 2019/2918 Esas, 2020/5810 Karar sayılı ilamı ile;

"...

Somut olaya gelince, UYAP kayıtlarından asıl davada davacı Asya Katılım Bankası A.Ş.’nin İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.11.2017 tarih, 2017/41 Esas 2017/942 Karar sayılı ilamı ile iflasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf istemini red ettiği ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 27.01.2020 tarih 2018/1539 Esas 2020/496 Karar sayılı ilamı ile Onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, mahkemece, bir ara kararı ile asıl davanın ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonraki bir tarihe kadar durmasına karar verilmesinin gerekip gerekmediği, ayrıca TBK'nun 513 hükümleri gereğince iflasın açılması ile vekilin temsil ve vekalet görevi sona ermiş olması karşısında mahkemece iflas idaresinin usulüne uygun tebligatla davadan haberdar edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra ve davaya devam edip etmeyeceği netleştirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir. " gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl borçlu şirket ile mülkiyeti devralan ... İnşaat A.Ş. arasında ... Akyüz aracılığı ile organik bağ kurulmuş olup, ipotek bedeli borçlu YG İnşaat ltd. Şti. ortağı ... Akyüz'ün de ortak olduğu, ... Grup İnşaat A.Ş. ortağı Halit Çelikkanat tarafından ödendiğinden, ... aynı zamanda mülkiyeti devralan ... İnşaat A.Ş. işçisi olarak gösterildiğinden, İİK.nun 280. madde gereğince ... İnşaat A.Ş. kefil ... ve dava dışı YG İnşaat Ltd. Şti. nin mali durumunu bilebilecek durumda olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile Ankara ili, Çankaya ilçesi, Aziziye Mahallesi 4957 ada, 3 parsel, 6 bağımsız bölüm numaralı mesken vasfındaki taşınmazın 04.10.2012 tarihinde davalı ...'a, 12.12.2012 tarihinde de ... tarafından 58112 yevmiye numarası ile davalı ...ye devrine ilişkin tasarrufun İİK’nın 277 vd. maddeleri gereğince iptali ile, davacıya Ankara 17. İcra Dairesinin 2012/19560 sayılı takip dosyasında ana para ve ferileri ile sınırlı olmak üzere haciz ve satış isteme yetkisi verilmesine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı ... İnş. Otom. Nakl. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleşen davada davalı ... İnş. Otom. Nakl. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili şirketin söz konusu taşınmazı 360.000,00 TL bedelle ipotek alacaklısı İş Bankası'nın bloke hesabına ödeme yapmak suretiyle edindiğini, 27.11.2012 tarihinde ipoteğin fekki yazısı yazıldığını ve ipotek fekki işlemlerinin tamamlanmasının ardından 12.12.2012 tarihinde taşınmazın devralındığını, buna göre taşınmazın satışının gerçek olduğunu, satış değerinin de 360.000,00 TL olduğunu, bir an için taşınmazın müvekkili tarafından devralınmadığı, diğer davalılar üzerinde kaldığı kabul edilse dahi; davacı bankanın taşınmaz üzerinde ancak haciz işlemi uygulayabileceğini, T.İş Bankası, 700.000,00 TL'lik 1. Dereceden ipoteği sebebiyle taşınmazın satış bedelinden her halükarda öncelikli olarak alacağını tahsil edeceğini; bu nedenle davacı bankanın söz konusu taşınmaz satışından alabileceği menfaati ve zararının olmadığını, borçlu şirket ortağı ... Akyüz'ün ise ne müvekkili şirkette ne de iştiraki ... Grup A.Ş.'de herhangi bir hissedarlığının söz konusu olmadığını belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 277 ve devamı maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, dava konusu taşınmazı devralan davalı 3.kişi ..., davalı borçlu ...'in ortağı olduğu asıl borçlu YG İnşaat Ltd. Şti.'nin sigortalı işçisi olduğundan, taşınmazı daha sonra devralan davalı 4.kişi ... İnş. Otom. Nakl. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ise iştiraki olan ... Grup A.Ş. İle asıl borçlu YG İnşaat Ltd. Şti. Dava konusu taşınmazın bulunduğu apartmanda faaliyet gösterdiğinden, ... Grup A.Ş.'nin ortağı olan dava dışı ... ... dava konusu taşınmaza alacakları nedeniyle daha önce haciz koydurduğundan ve ... İnş. Otom. Nakl. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin işçisi olan ... ve ... İnş. Otom. Nakl. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin iştiraki olan ... Grup A.Ş.'nin ortağı olan ... ...'un kardeşi ...'un davalı borçlu ... ile beraber dava dışı ... İnş. Ltd. Şti.'nde yönetim kurulu üyeleri oldukları tespit edildiğinden, davalı 3.kişi ... ve davalı 4.kişi ... İnş. Otom. Nakl. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin İİK'nun 280/1 maddesi gereğince davalı borçlu ...'in acz halinde olduğunu ve alacaklıları ızrar kastıyla hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olduğu ve aksinin de ispat edilemediği anlaşılmakla; asıl ve birleşen davada davalı ... İnş. Otom. Nakl. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Asıl ve birleşen davada davalı ... İnş. Otom. Nakl. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl ve birleşen davada davalı ... İnş. Otom. Nakl. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2023 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 280/1 maddesi "Mal varlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebilir." hükmünü amirdir. Madde metninden anlaşılacağı üzere zarar verme kastı ile yapılan tasarrufların iptal edilebilmesi için borçlunun aciz halinde bulunması, alacaklarına zarar verme kastı ile hareket etmesi, 3. kişinin de yani borçlu ile işlemde bulunan kişinin de borçlunun içinde bulunduğu aciz halini ve bunun yanında alacaklarına zarar verme kastıyla hareket ettiğini bilmesi koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yani sadece borçlunun aciz halinde olması ve bu durumun borçlu ile işlemde bulunan 3. kişi tarafından bilinmesi yeterli olmayıp borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla hareket etmesi ve bu kastının işlem sırasında üçüncü kişi tarafından bilinmesi de tasarrufun iptal edilebilmesi için zorunlu unsurlardandır.

TMK m. 6 ve HMK m. 190 uyarınca İİK m. 280/1 deki unsurların yani tasarrufun iptali koşullarının gerçekleştiğini ispat külfeti davacıya aittir.

Somut olayda; şirket ortaklığı sebebiyle davalı 4. kişinin davalı borçlunun aciz halinde bulunduğunu bildiği olayların olağan akışına göre kabul edilebilir bir durum ise de iptali istenen işlemle ne borçlunun alacaklarına zarar verme kastıyla hareket ettiği ne de davalı 4. kişinin davalının bu kastını bildiği halde işlemi gerçekleştirdiği söylenebilir.

Şöyle ki, davalı 4. kişi, dava konusu taşınmazı miktarı taşınmaz değerine yakın olan ipotek borcunu davalı borçlunun ipotek alacaklısı dava dışı kişiye ödemek suretiyle edinmiştir. Dava konusu tasarruf olmasa da taşınmaz öncelikle ipotek borcunun kapatılması amacıyla satışa (cebri icraya) konu olacaktır. Bu halde evvela ipotek alacaklısının tatmin edilmesi (alacağının karşılanması) gerekeceğinden davacı alacaklı dava konusu taşınmaz üzerinde veya satış bedeli üzerinde zaten herhangi bir hak talebinde bulunamayacaktır. Nitekim Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre dava dışı kişilerin yapmış oldukları ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte cebri satış sonucunda ipotek borcunun kapatılması sonrası geriye herhangi bir bedel kalmadığında İİK m. 280/1 koşulları oluşsa bile 3. kişinin herhangi bir sorumluluğuna gidilmemektedir.

Hal böyle olunca, dava konusu tasarrufla davalı borçlunun davacı alacaklının alacağına göre zaten önceliği bulunan ipotek borcunu kapatmayı amaçladığının, bu itibarla alacaklılarına zarar verme kastı ile hareket etmediğinin kabulü gerekmektedir. Aksi halin benimsenmesi taşınmaz bedelini ipotek borcunu kapatmak suretiyle ödeyen 3. kişilerin aynı bedeli bu kez de tasarrufun iptalini isteyen alacaklılara ödemesi gibi bir sonuca yol açar ki, bu da hem Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile hem de Anayasa ile koruma altına alınan mülkiyet hakkının ihlali anlamına gelir.

Öte yandan, karar, Dairemizin 14.03.2022 tarih ve 2021/21336 2022/4745 sayılı kararındaki kabul ile de çelişmektedir.

Nihayet, davalı borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla işlem yaptığı ispat edilemediğine göre davalı 4. kişinin kötü niyetle hareket ettiğini söyleyebilme imkanı da yoktur.

Sonuç olarak, davacı alacaklı İcra ve İflas Kanunu’nun 280/1 maddesinde belirtilen iptal koşullarının gerçekleştiğini kanıtlayamamıştır. Şu halde davanın reddi yönünde karar verilmesi için ilk derece mahkemesi hükmünün bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan çoğunluğun kararın onanması yönünde tezahür eden görüşüne iştirak edemiyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevaptemyizyargılamamahkemekararıvı.onanmasınasonrakikarşıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:22:24

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim