Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/9948

Karar No

2023/442

Karar Tarihi

16 Ocak 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/199 E., 2019/562 K.

HÜKÜM/KARAR: Davacı Vekilinin İstinaf Başvurusunun Kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2015/478 E., 2017/423 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesi 20.09.2017 tarihli ek karar ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının ve ek kararın düzletilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.08.2011 tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluk Sigortası (...) bulunmayan araç ile davacının kullandığı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle malul kaldığını ve ... boyu bakıcıya muhtaç olduğunu belirterek, belirsiz alacak olarak 1.000,00 TL sürekli bakıcı giderinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; derdestlik sebebiyle dava şartlarının gerçekleşmediğini, zamanaşımının dolduğunu, dava öncesi davacı asilin kuruma başvuruda bulunarak tazminat aldığını, Karayolları Trafik Kanunu 111 inci maddesi uyarınca, hak düşürücü süre yönünden de davanın reddi gerektiğini, bakıcı ve bakım giderleri ile tedavi giderleri bakımından Güvence Hesabının sorumluluğunun bulunmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, faiz talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava açıldıktan sonra davacı ile davalı arasında ibraname düzenlenerek ödeme yapılmış olması nedeniyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ödenen miktar yönünden harç, ıslah işlemleri yapılmadığından davacı lehine, dava dilekçesinde harca esas değer olarak belirtilen 1.000,00 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine 20.09.2017 tarihli ek kararla istinaf isteminin kararın kesin olması nedeniyle reddine karar verilmiş.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kök ve ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili kök ve ek karara yönelik istinaf dilekçesinde ; davanın belirsiz alacak davası olduğunu, vekalet ücretinin 200.000,00 TL üzerinden hesaplanması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargılama aşamasında ödeme nedeniyle dava konusuz kalmış olmakla birlikte, yargılama giderlerine/vekalet ücretine, ibra edilen miktara göre ve haklılık durumu itibarıyla karar verilmesinin istenildiği nazara alındığında mahkemece verilen kararın kesin nitelikte olmadığı, yargılama sırasında davacı asilin davalı ... ile anlaşarak ibraname imzaladığı, 04.04.2017 tarihli celsede davacı vekili yargılama sırasında sulh olunduğu için vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olduğunu beyan etmiş olmasına ve Avukatlık Asgâri Ücret Tarifesi'nin 5. maddesi uyarınca ''gerek kısmi dava, gerekse belirsiz alacak ve tespit davasında, mahkemece dava değerinin belirlenmesinden sonra davacı davasını belirlenmiş değere göre takip etmese dahi yasal avukatlık ücreti belirlenmiş dava değerine göre hesaplanır.'' hükmüne göre, belirlenmiş olan 200.000,00 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davanın ıslah edilmediği, ıslah harcın yatırılmadığı gerekçesiyle davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeni hüküm kurulmasına, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafın dava değerini bilerek 1.000,00 TL ile sınırlı tutmasına karşın, yargılama sırasında yapılan ödeme tutarı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuk düzenince korunmaması gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluk Sigortası (...) bulunmayan araç ile davacının kullandığı aracın karıştığı kaza sonucu davacının malul kalması nedeniyle uğradığı sürekli bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 5 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

  1. Değerlendirme

  2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, ödemenin davadan sonra olması ve Avukatlık Asgâri Ücret Tarafesi'nin 5. maddesi uyarınca ''gerek kısmi dava, gerekse belirsiz alacak ve tespit davasında, mahkemece dava değerinin belirlenmesinden sonra davacı davasını belirlenmiş değere göre takip etmese dahi yasal avukatlık ücreti belirlenmiş dava değerine göre hesaplanır hükmüne göre, usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:45:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim