Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/25658
2023/4419
27 Mart 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2021/754 D.İş, 2021/710 K.
SAYISI: 2021/İHK 30081
HÜKÜM/KARAR: Kabul / İtirazın reddi
SAYISI: K 2021/80554
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın 26.03.2019 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen zararın giderilmediğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 140.696,06 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun zamanaşımına uğradığını, başvuru şartlarının gerçekleşmediğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınması gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin sigortalı araç sürücünün kusuru oranında sorumlu olması nedeniyle kusur raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,; "...sigortalı araç sürücüsünün kusuruna yönelik alınan bilirkişi raporunda sürücünün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunda %6 oranında sürekli malul olduğunun ve bu maliyetin kaza ile illiyetli olduğunun anlaşıldığı, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak belirlendiği" gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 140.696,06 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 04.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının muayenesi yapılarak düzenlenen ve medikal firmadan alınan raporda davacıda kalıcı maluliyet olmadığının tespit edildiğini, her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, prograsif rant yönteminin esas alınmasının hatalı olduğunu, hesaplamanın %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun üniversite hastanesinden alındığı, konusunda uzman heyet tarafından davacının güncel muayenesi yapılarak kaza ile illiyet bağı kurulmak suretiyle olay tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlendiği, davalı tarafından sunulan medikal raporun yargı makamlarını bağlayıcı bir rapor olmadığı, bu nedenle çelişkiden söz edilemeyeceği, Yargıtay uygulamaları gereğince hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı, davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı" gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ... kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (...) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 298 inci maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin yirmi üçüncü fıkrası, 10.04.1992 tarihli ve 7/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararı.
-
Değerlendirme
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesinin ikinci fıkrası "(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." şeklindedir. Aynı Kanun'un 298 inci maddesi ise "(1) Hüküm, hükmü veren hâkim, toplu mahkemelerde başkan veya hükme katılmış olan hâkimlerden başkanın seçeceği bir üye tarafından yazılır.
(2) Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
(3) Hükümde gerekçesi ile birlikte karşı oya da yer verilir.
(4) Hüküm, hükmü veren hâkim veya hâkimler ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu kapsamda 6100 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca kararın gerekçesi ile birlikte (tam olarak) yazılması ve hüküm sonucununun aynı Kanun'un 297 nci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen biçimde tefhim edilmesi asıldır. Mahkemece yargılama sonunda verilen karar, bir davayı sona erdiren temyizi mümkün olan nihai (son) kararlardandır. Bu kararla mahkeme davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur.
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasına uygun yazılması ve gerekçe taşıması kamu düzeni ile doğrudan ilgili temel kurallardan olup bu kurala kanun koyucu 6100 sayılı Kanun'un 297 ve 298 inci maddeleriyle ... kazandırmıştır. Gerçekten de anılan maddeler kamu düzeni amacıyla konulmuş, emredici hükümlerdendir. Bu maddeler uyarınca kararların alenen tefhim edilmesi gerekir. Yine Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması” başlıklı 141/3 üncü maddesinde; “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” hükmüne yer verilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin yirmi üçüncü fıkrasına göre de Sigortacılık Kanunu'nda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun hükümleri, sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanır.
Dosya kapsamından, ... kararının gerekçesinde davalı vekilinin tüm itirazlarının reddine karar verildiği, hüküm fıkrasında ise ilk olarak "...davalı ... vekilinin yapmış olduğu itirazın kısmen kabulü ile kısmen reddine" denildiği, devamında ise "(1) Reddine, (2) Kararın aynen infazına" şeklinde hüküm kurulduğu, böylece kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında açık çelişki oluştuğu anlaşılmaktadır. Kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup aralarında çelişki bulunamaz. Karardaki bu çelişkinin bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi gidermek koşuluyla vicdani kanaate göre karar verilebileceğine, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunca 10.04.1992 tarihli ve 7/4 sayılı kararıyla karar verilmiştir.
Açıklanan nedenle, hüküm ile gerekçe arasındaki çelişkinin giderilmesi için ... kararının bozulması gerekmiştir.
- Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
V. KARAR
-
Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
-
Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:22:24