Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/10172

Karar No

2023/4236

Karar Tarihi

22 Mart 2023

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2014/526 E., 2017/935 K.

HÜKÜM/KARAR: Davanın Reddine

Taraflar arasında görülen tazminat davasında dava dilekçesinin reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 11. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin, 19.07.2010 tarihinde davaya konu taşınmazı 134.000,00 TL bedelle satın aldığını, taşınmazın, 11.01.2011 tarihinde davalı şirket tarafından “Geniş Kapsamlı Ev Sigorta Poliçesi” ile sigortalandığını, sigorta kapsamında, 89.930,00 TL yer kayması, 8.993 TL geçici ikametgâh, 10.000,00 TL için hukuksal koruma rizikolarının teminat altına alındığını, evdeki çatlaklar için 05.09.2011 tarihinde sigortaya yapılan başvurunun müteahhidin kusurlu iş yaptığı gerekçesiyle reddedildiğini, Çankaya Belediyesi Encümen Kararı ile 10.01.2012 tarihinde taşınmazdan tahliye kararı alındığını ve bu kararın 16.01.2012 tarihinde tebliğ edildiğini, tahliye kararının akabinde tekrar yapılan başvurunun müteahhidin, kusurlu bölgenin şartlarını dikkate almaksızın iş yaptığı gerekçesiyle reddedildiğini, bu nedenle, sigorta poliçesi kapsamında enflasyon klozu ile birlikte sigortacının sorumlu olduğu sigorta bedelinin ve hukuksal koruma klozu sebebi ile 89.930,00 TL’nin ve 10.000,00 TL hukuksal yardım teminatının ret cevabının tarihi olan 02.01.2012 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait konutun 11.01.2011/2012 vadeli olarak Geniş kapsamlı Ev Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, sigortalı dairenin bulunduğu apartmanın ayıplı inşa edildiğini, yapılması gereken istinat yapılarının yapılmadığını, zemin özelliklerinin dikkate alınmadığını, ayıplı tasarım ve uygulama bulunduğunun tespit edildiğini; "Yangın Sigortası Genel Şartları"nın A.4.4 maddesi uyarınca maldaki ayıp nedeniyle meydana gelen zararların teminat harici olduğunu, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1278 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, “aksi mukavelede yazılı değilse sigorta edilen malın ayıbından doğan hasarları tazmine mecbur olamaz” hükmü bulunduğunu; davaya konu rizikodan önce de bölgede ve binada kayma ve çatlaklar oluştuğunu, bunun bölge sakinlerince bilindiğini, kurum ve kuruluşlarla görüşmeler ve yazışmalar yapıldığının anlaşıldığını; TTK'nın 1290 ıncı maddesi uyarınca davacının bildirim yükümlülüğünü ihlâl ettiğini davacının, konutunu 19.07.2010 tarihinde satın aldığını, sigorta sözleşmesini ise heyelanın gizlenerek 11.01.2011 tarihinde yaptırdığını, sigortalı maldaki ayıbı gizlemek suretiyle beyan yükümlülüğünü kasten ihlal eden davacının hasar talebinin sigorta teminatı haricinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini, savunmuştur.

III. MAHKEMENİN İLK KARARI

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.03.2012 tarihli ve 2012/108 Esas, 202/115 Karar sayılı kararı ile; davaya tüketici mahkemesinde bakılması gerektiğinden; Mahkemenin görevsizliği nedeni ile dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 16.10.2012 tarihli ve 2012/15038 Esas, 2012/16283 Karar sayılı ilâmı ile; mutlak ticari dava niteliği taşıyan işbu davaya bakma görevi ticaret mahkemesine ait olduğu hâlde, tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yangın Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının, A.4 Teminat Dışında Kalan Haller bölümünde, A.4.4 bendinde yangın çıkarmaksızın; sigortalı şeylerin kendi ayıplarından, mayalanmalarından, kavrulmalarından veya bünyelerinde meydana gelen bozulmalar ile kavrulmalar nedeniyle uğradıkları zararların teminat harici tutulduğunu, Mülga 6762 sayılı TTK'nın 1278 inci maddesi gereğince, mukavelede aksine hüküm olmadıkça sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken mesul bulundukları kimselerin kusurlarından doğan hasarları tazmin ile mükellef olduğu, fakat hiçbir halde sigortacı sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin kasdından veya aksi mukavelede yazılı değilse sigorta edilen malın ayıbından doğan hasarları tazmine mecbur olmaz şeklinde düzenleme bulunduğu, bu nedenle, sigortalı taşınmazın ayıplı olup olmadığının saptanması gerektiğini, davacı tarafça açılan Ankara 6. Tüketici Mahkemesinin 2012/47 E., 2013/1996 K. sayılı dosyasında; Mahkemece, davaya konu taşınmazın içinde yer aldığı adanın heyelan bölgesi içinde yer aldığı, parsel üzerinde bulunan ve içinde davacının davaya konu taşınmazının da bulunduğu tüm binanın tahliye edilmesi gerektiği, büyükşehir belediyesi nazım ve uygulama imar planına göre söz konusu mahallin yeşil alan olarak düzenlenmesine karar verildiği, tüm bu olgular karşısında 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4/2 inci maddesi uyarınca ayıplı mal satımı savının kanıtlandığı, dolayısıyla davacının sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talep şartlarının gerçekleştiği; bu nedenle davanın kabulüne karar verildiği; kararın, Yargıtay 13.Hukuk Dairesi'nin 21.04.2014 tarih ve 2014/11554 E., 2014/12641 K. sayılı ilâmı ile onanarak kesinleştiği, bu kararın davacıyı bağladığı ve kesin delil teşkil ettiği, taşınmazın ayıplı olduğu ve müteahhitin kusurunun bulunduğu, davacının da içerisinde yer aldığı yargılama sürecinde saptandığı, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı (mülga) TTK'nın 1278 inci maddesi gereğince, aksi kararlaştırılmadıkça malın kendi ayıbından doğan zararların teminat kapsamında değerlendirilemeyeceği, taraflarca kuralın aksinin kararlaştırıldığının da iddia ve ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ispat yükünün yanlış yorumlandığını, olayın teminat dışı kaldığının davalı tarafça ispat edilmesi gerektiğin, tüketici kanunundaki ayıp ile ticaret kanunundaki ayıbın farklı kavramlar olduğunu, olaya yeni TTK'nın uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı ... tarafından geniş kapsamlı ev sigorta poliçesi ile teminat altına alınan konutta meydana gelen hasar nedeniyle sigorta bedelinin tahsiline ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulamasına devam alınan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1278 inci ve 1290 ıncı maddeleri, Yangın Sigortası Genel Şartları, Yargıtay 13 üncü Hukuk Dairesinin 21.04.2014 tarih ve 2014/11554 Esas 2014/12641 Kararı

  1. Değerlendirme

1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecicevapkarartemyizyargılamavı.kararııdavaonanmasınamahkemeninsonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:23:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim