Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/1648
2023/4125
21 Mart 2023
MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi
TARİHİ: 19.06.2020
SAYISI: 2020/298 2020/500
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul/ Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 2.Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 07.01.2020
SAYISI: 2017/20 2020/3
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar İ.. Ö.. ve M.. B.. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar İ.. Ö.. ve M.. B.. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu H.. Ü.. hakkında yaptıkları takibin semeresiz kaldığını, borçlunun alacaklılardan mal kaçırma amacı ile dava konusu 24 nolu taşınmazını 05.10.2015 tarihinde davalı M.. B..'e, 30 nolu bağımsız bölümü 08.10.2015 tarihinde davalı İ.. Ö..'a devrettiğini belirterek, bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı M.. B.. vekili cevap dilekçesinde, dava şartlarının oluşmadığını, taşınmazın borcun doğumundan önce inşaat halinde iken 65.000 TL ye satın alındığını, bedelinin elden emlakçıya ödendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
-
Davalı İ.. Ö.. vekili cevap dilekçesinde, tasarrufun borcun doğumundan önce gerçekleştiğini, müvekkilinin kardeşi Yücel'in yetkilisi olduğu......Ltd. Şti ile borçlu arasındaki ticari ilişki sonucu taşınmazın devredildiğini, adı geçen şirketin borçluya malzeme temin ettiğini, borçlunun borcuna istinaden ve şirketin talebi üzerine söz konusu taşınmazın adına devredildiğini, inşaat halinde alınıp tamamlandığını bedel farkı olmadığını belirtmiştir.
-
Davalı borçlu, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, " Davalı...taşınmazı gerçekte 65.000 TL ye satın aldığını savunmakta ise de satışa ilişkin resmi senedin aksini ispat edemediği, ödemeyi de elden yaptığını beyan etmesi nedeniyle savunmasına itibar edilemeyeceği anlaşılmış, satış bedeli ile gerçek bedel arasında iki misli fark bulunduğundan İİK m. 278/3.2’ye göre bu tasarrufun iptale tabi olduğu anlaşılmıştır.
30 nolu taşınmazın da satış bedeli ile gerçek bedel arasında iki misli fark bulunmasının yanı sıra davalı...in savunması kabul edilse dahi, taşınmaz bedelinin para veya mutat ödeme vasıtalarından gayrı bir suretle yapılan ödemeler niteliğinde olduğundan İİK m. 279/1.2’ye göre de iptale tabi olduğu anlaşılmıştır. Bu davalının taşınmazı 21.12.2016 tarihinde elden çıkardığı anlaşılmış, bilirkişi raporunda taşınmazın 11.1.2017 tarihindeki değerinin 120.000 TL olarak tespit edilmiş olması nedeniyle taşınmazın elden çıkarıldığı tarihteki değerinin de 120.000 TL olduğunun kabul edilebileceği anlaşılmıştır. Fakat davacının tasarruf tarihindeki piyasa rayiç bedelinin tazminini talep ettiği anlaşıldığından talep aşılarak karar verilemeyeceğinden "
gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar İ.. Ö.. ve M.. B.. vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
-
Davalı İ.. Ö.. vekili istinaf dilekçesinde özetle: müvekkilinin kötü niyetinin ispatlanmadığını, raiç bedelden satın alındığını, müvekkilinin kaba inşaat halinde iken aldığını ve tamamladığını, davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi hükmünün ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
-
Davalı M.. B.. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin inşaat tamamlanmadan aldığını, bedel farkı olmadığını ve borçlunun mali durumun bilebilecek konumda olmadığını ,yargılam giderinin yanlış hesaplandığını , İlk derece mahkemesinin kararının hatalı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Davalı...taşınmazı gerçekte 65.000 TL ye satın aldığını savunmakta ise de satışa ilişkin resmi senedin aksini ispat edemediği, ödemeyi de elden yaptığını beyan etmesi nedeniyle savunmasına itibar edilemeyeceği anlaşılmış, satış bedeli ile gerçek bedel arasında iki misli fark bulunduğundan İİK m. 278/3.2’ye göre bu tasarrufun iptale tabi olduğu anlaşılmıştır.
30 nolu taşınmazın da satış bedeli ile gerçek bedel arasında iki misli fark bulunmasının yanı sıra davalı...in savunması kabul edilse dahi, taşınmaz bedelinin para veya mutat ödeme vasıtalarından gayrı bir suretle yapılan ödemeler niteliğinde olduğundan İİK m. 279/1.2’ye göre de iptale tabi olduğu anlaşılmıştır. Bu davalının taşınmazı 21.12.2016 tarihinde elden çıkardığı anlaşılmış, bilirkişi raporunda taşınmazın 11.1.2017 tarihindeki değerinin 120.000 TL olarak tespit edilmiş olması nedeniyle taşınmazın elden çıkarıldığı tarihteki değerinin de 120.000 TL olduğunun kabul edilebileceği anlaşılmıştır. Fakat davacının tasarruf tarihindeki piyasa rayiç bedelinin tazminini talep ettiği anlaşılmakla itirazın reddine.
Davalı Mehmet vekili vekalet ücretinin herkesin sorumlu olduğu miktar üzerinden verilmesi gerektiği iddiası incelendiğinde; herkes kendi taşınmazından sorumlu olup vekalet ücretininde buna göre hesaplanması gerekirken toplam miktar üzerinden vekalet ücreti verilmesi hatalıdır.
Bu nedenle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK.nın 353/1 b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar İ.. Ö.. ve M.. B.. vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar İ.. Ö.. ve M.. B.. vekilleri temyiz dilekçelerinde, istinaf dilekçesindeki gerekçelerini tekrarlamışlardır.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri
- Değerlendirme
Dava ön koşullarının somut olayda gerçekleşmiş olduğunun tesbitinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
İİK'nın 278/2. maddesine göre, ivazsız tasarrufların iptali için tasarrufun haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki sene içerisinde yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, 24 nolu bağımsız bölüm 05.10.2015 tarihinde borçlu tarafından davalı Mehmet'e satılmıştır. Aciz belgesi niteliğinde olan haciz 05.12.2019 tarihinde gerçekleşmiştir. Bu tarihten geriye doğru 2 yıllık süre geçmiş olduğundan, bu taşınmazla ilgili olarak ivazlar arasında önemli oransızlık olduğu gerekçesiyle, İİK'nın 278/3 2 maddesi gereğince iptal mümkün değildir. Davalı Mehmet'in borçlunun akrabası, yakını veya borçlunun içinde bulunduğu mali durumu bildiği veya bilmesi gerektiği iddia ve ispat edilmediğinden bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Dava konusu 30 nolu bağımsız bölüm, 08.10.2015 tarihinde borçlu tarafından davalı ...e satılmıştır. Bu satışın bedel farkı nedeni ile iptali yukarıda belirttiğimiz gerekçe ile mümkün değildir. Ticari hayatta özellikle inşaat sektöründe yapılan iş karşılığı, inşaat sahibinin daire vermesi sıkça uygulanan mutad ödeme araçlarındandır. 30 nolu bağımsız bölümün borçluya ait inşaatın yapımı sırasındaki üçüncü kişinin kardeşinin yaptığı iş karşılığı devredildiğine ilişkin sözleşme ve tanık beyanları ile ispatlanmış olduğundan bu taşınmaz ile ilgili davanın da reddine karar verilmesi gerekirken kabulü isabetsiz olmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple,
- Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılar İ.. Ö.. ve M.. B..'e iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:23:50