Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/15071
2023/4052
20 Mart 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/2380 E., 2021/1657 K.
HÜKÜM/KARAR: İstinaf Başvurusunun Kabulü / Esas Hakkında Yeni Hüküm Kurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2014/9 E., 2018/344 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar ... ve ... vekilinın manevi tazminata yönelik ve davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan ayrı ayrı reddine, davalılar ... ve ... ve davalı ... vekilinin maddi tazminata yönelik başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketince zorunlu mali sorumluluk sigortası (...) ile sigortalı aracın davacı yaya çocuğa çarpması sonucu meydana gelen 18.08.2012 tarihli trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle belirsiz alacak olarak 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... için sigorta limitleri ile sınırlı olmak üzere davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 176.496,70 TL'ye arttırmıştır.
II. CEVAP
-
Davalı ... Babarslan vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde kusurlarının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
-
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin sigortalısının sorumluluğunun kusur ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davacının sürekli sakatlığının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınacak rapor ile belirlenmesi gerektiğini, meydana gelen zarar için aktüer bilirkişisinden rapor alınmasını, tedavi masraflarından müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davacının müterafik kusurunun tazminattan düşürülmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile meydana gelen trafik kazası sonucu maluliyeti oluşan davacının meydana gelen kaza nedeni ile uğramış olduğu maddi zararın 176.496,70 TL olarak hesaplandığı, olay nedeniyle yaralanan davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmaması nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 inci maddesi gereğince tehlike sorumluluğu ilkesinden hareketle davalıların sorumsuzluğundan bahsedilemeyeceği, dolayısıyla kusursuzluğu kanıtlanamayan davalıların oluşan zarardan sorumlu oldukları, meydana gelen dava konusu trafik kazasında kusur durumları, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak manevi tazminat miktarının belirlendiği gerekçesiyle davacının maddi tazminat istemine ilişkin davasının kabulü ile 176.496,70 TL'nin davalı ... şirketinin dava tarihi olan 07.01.2014 tarihinden itibaren, diğer davalılardan kaza tarihi olan 18.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacılar vekilinin, davalı ... şirketine yönelik açtığı manevi tazminat istemine ilişkin davanın reddine, davacılar vekilinin davalılar ... ve ...'a yönelik açtığı manevi tazminat istemine ilişkin kısmen kabulü ile takdir olunan 10.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 18.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının bu konudaki fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
-
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminatın çok düşük olduğunu, kısmen reddedilen manevi tazminat talebi bakımından davalılar lehine aynı ret sebebiyle ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedildiğini, oysa Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2 nci maddesi gereğince tüm davalılar için tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
-
Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin kazada tali kusurlu bile olmadığını, kazanın direkt olarak köpeğin havlamasından korkan davacının müvekkilinin arabasının önüne çıkmasıyla meydana geldiğini, müvekkilinin uyarıda bulunmadığına veya hızlı gittiğine dair dosya kapsamında hiçbir somut delil bulunmadığını, 24.01.2017 tarihli aktüer bilirkişi raporuna göre % 15 kusur oranına göre davacının 26.474,50 TL maddi zararı bulunduğunu, maddi ve manevi zararı kabul etmemek üzere en yüksek zararın 26.474,50 TL olduğunu bunun da ... kapsamında bulunduğunu, kusur oranı dikkate alınmadan ve kazanın oluşumunda köpeğin etkisi değerlendirilmeden doğrudan tüm zarar üzerinden müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
-
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınmadan zararın tamamından sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2918 sayılı KTK 86. maddesine göre sigortalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğundan davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme, kusursuzluğu kanıtlanamayan davalıların oluşan zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle 176.496,70 TL maddi tazminatın tümünden davalıları sorumlu tutmuş ise de dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %15 kusuru olup, ikinci derecede kusurlu olmasına rağmen, sahipli olup olmadığı belli olmayan köpeğin kazanın oluşunda %85 etken olması ile birlikte davalı sürücünün kusuru toplamına karşılık gelen tazminat tutarının tümünden davalıların sorumlu tutulmasının doğru olmadığı, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56/2 nci maddesinde düzenlenen manevi tazminat müessesesinin amacına ve hakkaniyet ilkesine uygun olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 3/2 nci maddesi “Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.” hükmüne göre davalı ... yönünden manevi tazminat davasının red sebebi, manevi tazminat talebinin teminat dışı olması, davalı ... yönünden kısmen reddedilen talep bakımından ise esastan reddedilmesi nedeniyle her iki davalı hakkında açılan manevi tazminat davalarının red sebebi farklı olduğundan, davalılar yararına ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinde, bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar ... ve ... vekilinın manevi tazminata yönelik ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan ayrı ayrı reddine, davalılar ... ve ... ve davalı ... vekilinin maddi tazminata yönelik başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 26.474,50 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren, diğer davalılardan kaza tarihi olan 18.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı tarafın, davalı ... şirketine yönelik açtığı manevi tazminat istemine ilişkin davanın reddine, davacı tarafın davalılar ... ve ...'a yönelik açtığı manevi tazminat istemine ilişkin davanın kısmen kabulü ile takdir olunan 10.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 18.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının bu konudaki fazlaya ilişkin isteminin reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tehlike sorumluluğu gereği kusur oranına bakılmadan zararın tamamından davalıların sorumlu tutulması gerektiğini, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, davalı ... lehine reddedilen manevi tazminat yönünden vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluk Sigortası (...) poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
- Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2023 tarihinde Başkan ... ile Üye ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”, 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A 1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun müteselsil borçlulukta iç ilişkiyi düzenleyen 167. maddesinde ‘‘Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.
Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler.’’ hükmü yer almaktadır.
Somut olayda İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden alınan 14.11.2014 tarihli bilirkişi raporunda köpeğin havlayarak mağdur çocuğu yola kovalamış olması nedeniyle olay üzerinde %85 oranında etkili olduğu, davalı sürücü ...'ın %15 oranında kusurlu, mağdur davacı çocuğun kusursuz olduğu belirtilmekle, ilk derece mahkemesince davalıların zararın tamamından sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamakla bölge adliye mahkemesince bu konudaki istinaf isteminin reddi yerine kabulüne karar verilmesi nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararının bozulması görüşünde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:24:17