Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/10194

Karar No

2023/3437

Karar Tarihi

14 Mart 2023

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2018/1520 E., 2020/592 K.

HÜKÜM/KARAR: Davanın kabulü/ Başvurunun kısmen kabulü Davanın kısmen kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ: Mersin 2. Tüketici Mahkemesi

SAYISI: 2017/535 E., 2018/299 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin Vakıfbank ... Sitesi Şubesi'nden kullandığı kredi esnasında davalı tarafından 30.05.2016 tarihli 12 ay süreli Hayat Sigortası Poliçesi düzenlendiğini, poliçe kapsamında 90.000,00 TL vefat, 90.000,00 TL hastalık sonucu maluliyet, 90.000,00 TL kaza sonucu maluliyet risklerinin teminat altına alındığını, 18.09.2016 tarihinde evinde kalp krizi geçirmesi sonucunda acilen hastaneye kaldırılması ile % 98 oranında engelli kalması ile gerçekleştiğini, maluliyet üzerine poliçe gereği sigorta şirketine başvurulduğunu ancak sigortalının önceden mevcut hastalıklarını sigorta şirketine bildirmediğini, bu nedenle başvurunun reddedildiğini, müvekkilinin kronik veya süregelen bir hastalığının bulunmadığını, davalı şirketin belirttiği tansiyon rahatsızlığının ise reçete listesinden de anlaşılacağı üzere kronik olmadığını, müvekkilinin herhangi bir hastalığını gizlemesinin söz konusu olmadığını bu nedenle şimdilik 10.000,00 TL'nin şirketin ret cevabı verdiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; ...'nün sigorta başvurusu ile alınan sağlık beyanında herhangi bir hastalığının bulunmadığının beyan edildiğini, ancak yapılan incelemede sigortalının sigorta öncesinde mevcut hastalıklarının bulunduğu ve bu hastalıklara bağlı malul kaldığını, bu suretle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1435 ve 1439 uncu maddeleri uyarınca kendisine tazminatın ödenmediğini bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 02.04.2018 tarihli raporda davacı sigortalının ani başlangıçlı kalp krizi neticesinde gelişen oksijensizlik (hipoksi) sonucu % 98 oranında ağır özürlü kaldığı, bu suretle davalının "davacı sigortalının sigorta öncesinde mevcut hastalıklarının ve maluliyetinin bulunduğu ve bu hastalıklara bağlı olarak malul kaldığı" iddiasının kabulünün mümkün görülmediği, dolayısıyla davacının sigorta poliçesi kapsamında hastalık sonucu daimi maluliyet teminat tuarı olan 90.000,00 TL'yi davalı şirketten talep edebileceği yönünde görüş bildirdikleri, bu nedenle bilirkişilerin raporunda belirtildiği şekilde sigortalının beyanı ile maluliyetine neden olan kalp krizi arasında bir illiyet rabıtası olmadığı" şeklindeki gerekçesi ile davanın kabulüne, 90.000,00 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden 80.000,00 TL'sinin ıslah tarihi olan 17.04.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacı sigortalının poliçe düzenlenirken maluliyetine neden olan hipertansiyon hastalığını beyan etmediğini, ıslah ile artırılan kısmın zamanaşımına uğradığını, ihtisas sahibi doktor bilirkişilerden rapor alınmadığını, dain i mürtehin'in muvafakatının alınmadığını belirterek, istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Tüm dosya kapsamından, davacı ile davalı arasında 26.05.2016 başlangıç tarihli, 12 ay süreli, 90.000,00.TL vefat ve 90.000,00.TL hastalık sonucu maluliyet ve 90.000,00.TL kaza sonucu maluliyet teminatlı, "Canım Sağolsun Ferdi Yıllık Hayat Sigorta Poliçesi'nin düzenlendiği, davacı sigortalının teminat süresi içerisinde 18.09.2016 tarihinde evinde kalp krizi geçirerek banyoda düştüğü ve bunun sonucunda % 98 oranında malul kaldığı, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi kurulu raporuna göre davacının poliçe düzenlenmesinden önce hipertansiyon (yüksek tansiyon) ilacı kullandığı, beyan etmediği bu hastalık ile maluliyete neden olan kalp krizi arasında illiyet bağı bulunmadığı, dolayısıyla poliçede teminat altına alınan hastalık sonucu maluliyet nedeniyle poliçe teminatı olan 90.000,00.TL nin davacıya ödenmesi gerektiği ancak davalı Vakıf Emeklilik ve Hayat A.Ş. vekilinin ilk derece mahkemesince hüküm kurmaya elverişli delillerin toplanmaması nedeniyle istinaf kanun yoluna başvurmakta haklı olduğu anlaşılmakla bir bankacı ve bir hesap uzmanından oluşan bilirkişi heyetine dosya tevdii edilerek yeniden alınan rapora göre; sigortalı tarafından başvuru sırasında sağlık beyanına ilişkin form doldurulurken bu hususta sigorta şirketi tarafından yeterli bilgilendirmenin yapılmadığı, sigortalının hastalığı ile maluliyeti arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunda değerlendirme yapma yetkileri bulunmadığı, maluliyet sebebinin ani gelişen kalp krizi olduğu ve sigortalının beyanı ile maluliyetine neden olan kalp krizi arasında bir illiyet rabıtası olmadığının daha önceki bilirkişi raporunda belirlendiği" şeklindeki gerekçesi ile davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 b 2 maddesi gereğince Mersin 2. Tüketici Mahkemesi'nin 07.06.2018 tarih ve 2017/535 Esas, 2018/299 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, 90.000,00 TL'den 10.000,00 TL'nin dava tarihi olan 08.08.2017 tarihinden itibaren, 80.000,00 TL'nin ıslah tarihi olan 17.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlı yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde, sigortalının sigorta öncesi talep edilen sağlık beyanında gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu, kendisinde var olan teşhis ve tedavi gördüğü maluliyetine neden olan hastalıklarını beyan etmediği, TTK'nın 1435 ile TTK 1439 uncu maddeleri uyarınca, sigorta öncesinden gelen ve maluliyete neden olan beyan edilmeyen hastalık nedeniyle sigorta tazminatı ödenmesi talebinin reddinin usul ve yasaya uygun olduğu, ıslah ile artırılan bedelin zamanaşımına uğradığı, zamanaşımı itirazı dikkate alınarak ıslah ile artırılan bedelin zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, sigortalının özgeçmişinde (HT, DM, ...Ö., EF, SO VS.) gibi maluliyetine neden olabilecek hastalıklarını beyan etmediği, bahsi geçen hastalıkların bilirkişi raporunda bahsi geçen kalp krizine neden olabilecek nitelikte (Hipertansiyon, şeker hastalığı tek başına dahi) ciddi hastalıklar olduğu, ayrıca, kabul anlamına gelmemekle birlikte, bilirkişi raporu ile maluliyetin % 98 hesaplandığı, maluliyet oranını aşar şekilde tazminatın tamamına hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına aykırı olarak maluliyete neden hastalık konusunda ihtisas sahibi (doktor) bilirkişi heyetine rapor alınmadığı, daini mürtehinin davanın açılmasına muvafakat ettiğine dair belge sunulmadığından davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen hayat sigortası poliçesi kapsamında, 18.09.2016 tarihinde geçirdiği kalp krizinden dolayı % 98 oranında malul kalan sigortalının maluliyet tazminatı istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Hayat Sigortası Genel Şartları, 6102 sayılı TTK'nın 1435, 1439 ve 1440 ıncı maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  3. Sigorta sözleşmesi kurulurken sigortalıya yüklenen doğru bilgi verme (ihbar) yükümlülüğünü düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 1435, 1439 ve 1440 ıncı maddeleri, Yargıtayın yerleşik kararları ile hayat

sigortalarında da uygulanmaktadır. Hatta anılan bu düzenleme, Hayat Sigortası Genel Şartlarının C 2.2. maddesi ile sözleşme hükmü halini almıştır. Gerek TTK’nın düzenlemeleri ve gerekse Hayat Sigortası Genel Şartlarının C 2.2. maddesine göre sigorta şirketinin sorusu üzerine veya herhangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir form doldurulmadan) sigortalı, sözleşmesinin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlü olup şayet sigortalı tarafından var olan hastalık kasten bildirilmemiş ise sigortacının sözleşmeden cayma hakkı söz konusudur.

Dosya kapsamından davacının Vakıfbank ... Sitesi Şubesi'nden kullandığı kredi esnasında davalı tarafından 30.05.2016 tarihli 12 ay süreli Hayat Sigortası Poliçesi düzenlendiği, davacının 18.09.2016 tarihinde evinde kalp krizi geçirmesi sonucunda acilen hastnaneye kaldırıldığı ve % 98 oranında engelli kaldığının maluliyet raporu ile belirlendiği, davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun reddedildiği, bunun üzerine açılan davada İlk Derece Mahkemesince alınan 02.04.2018 tarihli içinde genel cerrahi uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyeti raporunda davacının poliçe düzenlenmesinden önce hipertansiyon (yüksek tansiyon) ilacı kullandığı, davacı sigortalının ani başlangıçlı kalp krizi neticesinde gelişen oksijensizlik (hipoksi) sonucu % 98 oranında ağır özürlü kaldığı, ancak davacı sigortalının sigorta öncesinde mevcut hastalıkları ile beyan etmediği bu hastalık ve maluliyete neden olan kalp krizi arasında illiyet bağı bulunmadığı, dolayısıyla poliçede teminat altına alınan hastalık sonucu maluliyet nedeniyle poliçe teminatı olan 90.000,00 TL'nin davacıya ödenmesi gerektiği yönünde karar verildiği, anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan yargılama neticesinde hüküm kurmaya elverişli delillerin toplanmaması nedeniyle davalı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurmakta haklı olduğu değerlendirilerek, bir bankacı ve bir hesap uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden alınan rapora göre, başvuru sırasında sigortalının sigorta şirketi tarafından yeterince bilgilendirilmediği, sigortalının hastalığı ile maluliyeti arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunda değerlendirme yapma yetkileri bulunmadığı, maluliyet sebebinin ani gelişen kalp krizi olduğu ve sigortalının beyanı ile maluliyetine neden olan kalp krizi arasında bir illiyet rabıtası olmadığının daha önceki bilirkişi raporunda belirlendiği, buna göre davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne karar verileceği anlaşılmaktadır. Yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.

Bu durumda, mahkemece öncelikle davacının tüm tedavi evrakının ilgili hastanelerden eksiksiz bir şekilde celbi ile Adli Tıp Kurumundan içinde kardiyoloji uzmanının da bulunduğu ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli heyet raporu aldırılarak, sigortalının tedavi gördüğü ve gizlenen hastalıkla oluşan maluliyet arasında doğrudan illiyet bağının olup olmadığı, başka bir anlatımla maluliyetinin gizlenen hastalıktan meydana gelip gelmediği duraksamaya yer vermeyecek şekilde araştırılarak yukarıdaki açıklamalar ışığında sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

1 Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2 Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizvı.kararımahkemesireddinederecebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:26:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim