Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/16928
2023/3047
7 Mart 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/336 Esas 2021/263 Karar
HÜKÜM/KARAR: Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2016/517 Esas 2018/1064 Karar
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf itirazlarının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilerek davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ...'na bağlı Jandarma Genel Komutanlığı Kırklareli İl Jandarma Komutanlığı birlik mal saymanlığında mal sorumlusu astsubay olarak görev yapmakta iken 22.02.2006 tarihinde İstanbul Jandarma Bölge Komutanlığı'nda araç komutanı olarak gönderildiğini, görev dönüşü yolcu olduğu 739009 plakalı askeri aracın dava dışı asker ... sevk ve idaresinde iken ... mevkiinde plakası belirlenemeyen bir kamyonla çarpıştığını, kamyonun kaza sonrası olay yerinden kaçtığını, davacının bu kaza sonucunda sağ ayağının tamamen parçalandığını, iki parça arasında kemik ve doku kaybı olduğunu, davacının Gata Haydarpaşa Askeri Hastanesi'nde tedavi altına alındığını ve defalarca ameliyat geçirdiğini, davalı ...'nın araç maliki, diğer davalı ... şirketinin ise askeri aracın zorunlu trafik sigortacısı olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı ... yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya verilmesi, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesi isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; gerçekleşen kazada asli ve tam kusurlu tarafın plakası tespit edilemeyen kamyon sürücüsü olduğunu, olayda üçüncü kişinin kusuru bulunduğundan illiyet bağının kesildiğini, zararın kusurlu üçüncü kişi tarafından giderilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
- Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davaya konu askeri aracın davalı şirket tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının taleplerinin zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmesinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, davacının tedavisinin halen devam ettiğini, davacının maluliyet oranı ve hastane masrafları, ayrıca ileride kullanması gerektiği takdirde protez masraflarının tedavi sonucunda netlik kazanacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Karayolu Trafik Garanti Sigortası Hesabı Yönetmeliği'nin yürürlükten kaldırılması, kaza tarihinin 22/02/2006 olması, zorunlu mali sorumluluk sigortasından yararlanma olanağının ortadan kalkmış olması durumunda, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesi gereğince kazaya neden olan motorlu aracın kimliği belirsiz ise, kaza sırasında geçerli poliçesi yoksa veya eksikse, poliçeyi düzenleyen sigorta şirketi iflas etmişse veya ruhsatı iptal edilmişse, çalınan veya gasp edilen araçlardan dolayı işleten sorumlu tutulamıyorsa, ...'na başvurulabileceğinin düzenlendiği, ...'nın işletenin kusuru nispetinde sorumlu olduğu, somut olayda, davacı ve davalılar bakımından bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Güvence hesabının işletenin kusuru nispetinde sorumluluk ilkesi uyarınca, zarar, sorumluluk ilkesi kapsamında tazmin edilebiliyorsa idarenin kusursuz sorumluluğuna başvurulamayacağı, davalı ...'nın işleten sıfatıyla olayda kusursuz olduğu, herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, kaza tarihi ve meydana gelen olaylar zinciri incelendiğinde, davalılara husumetin yöneltilemeyeceği, davanın ...'na yöneltilmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kazanın görevi sırasında meydana geldiğini, Bakanlığın istihdam eden sıfatıyla kusursuz sorumlu olduğunu, Bakanlığın kusursuz sorumlu olmadığına yönelik gerekçenin hukuki hiçbir dayanağının bulunmadığını, kararın gerekçesinde davanın yalnızca Güvence Hesabına açılabileceğinin belirtildiğini, sigorta şirketleri yalnızca maddi tazminatla ve poliçe limitleri ile sorumlu olduğundan kaza tarihindeki kişi başına maddi tazminat limitinin 57.500,00 TL olduğunu, yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporuna göre müvekkilinin iş gücü kaybı nedeniyle hesaplanan tazminat miktarının 273.000,00 TL olduğunu, sigorta şirketi ya da Güvence Hesabının 57.500,00 TL ile sorumlu olacağına göre kalan miktarın kim tarafından tazmin edileceğini, sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının manevi tazminattan sorumlu olmadığından davacının kaza nedeniyle çektiği acı ve ızdırabın tazmininden kimin sorumlu olacağını, bu nedenle davalı Bakanlığın pasif husumet ehliyetinin bulunduğunu, sigorta şirketleri tarafından sigorta poliçeleri sigortaladıkları araçların 3.kişilere verdikleri hasarı tazmine yönelik düzenlendiğini, davalı ... şirketinin davalı Bakanlığın aracını sigortaladığını, davalı ... tarafından poliçe limiti ile sınırlı olarak maddi tazminatı tanzim ederek kazada tam kusurlu olan kamyon belirlenemediğinden Güvence Hesabına rücu edebileceğini, bu husus gözetilmeden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; olayda plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen kamyon sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davalı idarenin araç maliki, davalı şirketin ise zorunlu trafik sigortacısı olduğu, davacının yolcu olarak bulunduğu resmi plakalı askeri araç sürücüsünün ise kusurunun olmadığı, bu durumda askeri araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından aracın maliki ve trafik sigortacısı hakkında açılan maddi manevi tazminat taleplerinin esastan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davanın esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mesleki risk ilkesi gereği davaya konu olayda idarenin kusursuz sorumlu olduğunu, davalı idarenin araç maliki olarak kusursuz, davalı ... şirketinin ise aracın zorunlu trafik sigortacısı olması nedeniyle sorumluluğunun olduğu, davanın ...'na ihbar edildiğini belirterek, kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; 22.02.2006 tarihinde dava dışı ...’in sevk ve idaresinde bulunan askerî aracın ... İlçesi Tem Otoyolu, Karasu Viyadüğü üzerinde seyir halinde iken plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen kamyonun kusuru ile meydana gelen trafik kazası sonucu askeri araçta yolcu olarak bulunan davalı idarenin çalışanı davacının yaralanması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların davalı araç maliki olan idare ile askeri aracın zorunlu trafik sigortacısı davalı şirket tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü ve 30 uncu maddeleri, ... Yönetmeliği Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
- Değerlendirme
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile olayda davacının yolcu olduğu resmi plakalı askeri araç sürücüsünün kusurunun bulunmamasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:27:58