Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/14646
2023/2858
6 Mart 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR: Davanın Kısmen Kabulü
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlulardan ...’ın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı beş taşınmazdan birini 15.7.2014 tarihinde kardeşi davalı ...’a, dördünü 16.3.2015 tarihinde teyzesinin oğlu olan davalı ...’a, davalı borçlu ...’ın adına kayıtlı taşınmazlardan birini 15.5.2015 tarihinde kardeşi davalı ...’ya, diğerini de 20.11.2015 tarihinde davalı ... Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne, anılan şirketin de 10.3.2016 tarihinde borçlunun eniştesi davalı ...’ya devrettiğini belirterek dava konusu bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar ... ile ... vekili cevap dilekçesinde; dava tarihi itibariyle kesinleşmiş bir icra takibi bulunmadığını, aciz belgesi alınmadığını, ...'nın tasarruf işlemini borcun doğumundan bir yılı aşkın bir süre önce 15.05.2015 tarihinde, ...'nın ise yine borcun doğumundan önce 10.03.2016 tarihinde gerçekleştirdiğini, devirlerin gerçek olduğunu, bedellerinin ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı borçlu ...'ın, ...'ın öz kardeşi olduğunu, davaya konu taşınmazın da aileye baba ... 'tan miras kaldığını, 2001 yılında ... vefat edince, davaya konu payın ait olduğu taşınmazın mirasçılar tarafından ...'a devredilmesi konusunda ortak karar alındığını, bu şekilde devir yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
3.Davalılar ... ile ... vekili cevap dilekçesinde; icra takibine konu senedin müvekkilleri tarafından doldurulmamış olması nedeniyle şikayette bulunulduğunu, tüm borçlular hakkında alınmış aciz belgesi bulunmadığını, iptali istenen tasarruf işlemlerinin icra takibine konu borcun doğumundan uzun zaman önce gerçekleşmiş olduğunu, ...'ın mal kaçırmak yerine tam tersine ticari hayatının devamını sağlamaya çalıştığını belirterek davanın reddini istemiştir.
4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; icra takibine konu senet hakkında şikayette bulunulduğunu, tüm borçlular hakkında alınmış aciz belgesi bulunmadığını, dava konusu taşınmazı kredi kullanarak satın aldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.06.2016 tarihli ve 2016/382 Esas, 2016/307 Karar sayılı kararı ile; dava konusu talebin Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği, tarafların ticari işyeri ve ticari şirket ortakları olduğu, aralarındaki sözleşmenin ticari nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın görevsizlik nedeniyle reddine, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğuna karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar ..., ..., Özçiftçiler Otomotiv San.ve Tic. Ltd. Şti. vekili ile davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 29.11.2016 tarihli ve 2016/13558 Esas, 2016/11021 Karar sayılı ilamı ile;
"...
Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise davalı, üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup tarafların şirket ortağı ve şirket olması alacağın kambiyo senedine dayanmasının görev hususunun belirlenmesine doğrudan bir etkisi yoktur. Kaldı ki alacak kesinleşmiş olup davada incelenmesi gereken husus davalı borçluların yaptığı tasarruflarının iptali gerekip gerekmediği, başka bir anlatımla İİK 277 vd maddelerinde belirtilen şartların gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Açıklanan şekli ile görevin, İİK 281.maddesine göre genel mahkemelere ait olduğu da açıktır. H.G.K'nun kararı da bu yöndedir. Hal böyle olunca davaya devam edilerek taraf teşkilinin sağlanması, bildirecekleri delillerin toplanması ve sonucuna göre bir karar vermek yerine yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi isabetli değildir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...'ın davalı borçlu ...'ın vekili olması ve taşınmazların davalılar arasındaki satış değerleri ile gerçek satış değerleri arasında fark olduğu, davalılardan ... Otomotiv San ve Tic. Ltd Şti vekilinin dava konusu taşınmazın kendilerine emaneten devredildiğini, daha sonra borçlular ... ve ...'ın bilgisi dahilinde ...'ın eniştesi olan ...'ya devredildiğini beyan ettiği, davalı ...'nın davalı borçlu ... ile kardeş olduğundan borçluların ekonomik durumunu bilebilecek konumda olduğu gerekçesiyle bu tasarruflar yönünden davanın kabulüne, davalı ...'a devredilen taşınmaz yönünden ise; taşınmazın babalarından mirasen kaldığı ve diğer mirasçıların da paylarını ...'a devrettiği bu nedenle taşınmazın alacaklılardan mal kaçırma amacına yönelik olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; dava tarihi itibarıyla kesinleşmiş bir icra takibinin bulunmadığını, icra takip dosyasından tüm borçlular hakkında alınmış aciz belgesi bulunmadığını, iptali istenen tasarruf işlemlerinin icra takibine konu borcun doğumundan uzun zaman önce gerçekleştiğini, devredilen taşınmazların bedellerinin davalı 3.kişiler tarafından ödendiğini, banka dekontlarına göre mislini aşan farkın gerçekleşmediğini, yakın akrabalar arasında gerçekleşen devir işleminin, muvazaayı veya kötüniyeti göstermeyeceğini, kısmen kabule göre harç ve yargılama giderinin yalnızca kabul oranında davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini, yine davalıların yalnızca tarafı bulundukları tasarruf işlemlerinin değeri nispetinde harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden sorumlu olması gerektiğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 277 ve devamı maddeleri.
- Değerlendirme
1.İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu davaların görülebilmesi için diğer dava koşulları yanında kesinleşmiş bir alacağın varlığı ve yargılama boyunca da alacağın varlığının devam etmesi gereklidir. Davacının alacağının yargılama sırasında tamamen ödenmesi halinde konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı vekili davacının alacağına ilişkin icra takip dosyası olan İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün 2016/17462 E. sayılı dosyasında borçlular tarafından ödeme yapıldığını ve dosyanın kaldırıldığını bildirmiş olup, İcra Müdürlüğü'nün 29.12.2022 tarihli yazısında da dosya borcuna istinaden 28.12.2022 tarihinde 1.515.851,25 TL'nin haricen tahsil edilerek dosyanın kapatıldığı belirtildiğinden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
2 Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'ya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:28:51