Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/15427

Karar No

2023/2803

Karar Tarihi

2 Mart 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/329 E., 2019/297 K.

HÜKÜM/KARAR: Davalılar ..., ..., ..., ...,

..., ... ve ... hakkındaki davanın reddine

Diğer davalılar ..., ... ve

... mirasçıları hakkındaki davanın kabulüne

Taraflar arasındaki rücuen tazminat istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden açılan davanın reddine, diğer davalılar ..., ... ve ... (mirasçıları) yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Aksaray Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...'ün davalılardan ... ve ... tarafından 01.12.2002 tarihinde öldürülmesi üzerine, müteveffanın yakınlarına Konya 1. İdare Mahkemesinin 2003/786 esas sayılı dosyasında verilen karar gereği tazminat ödendiğini, olay sırasında cezaevi idaresinde bulunan ve infaz koruma memuru olarak görev yapan davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden ... Aktürk'ün öldürülmesi ile ilgili olarak disiplin soruşturması başlatıldığını, bir kısım davalıların yargılandığını, çeşitli disiplin cezaları aldıklarını, davalılardan ... ve ...’na taammüden adam öldürmekten ceza verildiğini belirterek 11.321,16 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediklerini, yasal görevleri arasında hükümlüleri ve tutukluları teravih namazı kılmak üzere koğuşlardan dışarıya çıkarmanın bulunmadığını, buna rağmen cezaevi müdürlüğünce bir liste hazırlandığını ve savcılığın listeyi onayladığını, kanun ve yönetmeliklerde bu durumun yeri olmadığını, idare ve savcılığın insiyatif kullandığını ve böyle bir karar aldığını, olay günü diğer infaz koruma memuru olan ... 'un raporlu olması nedeniyle bu personel yerine de yasal olmayan şekilde bakmak zorunda kaldığını, cezaevi binasının da fiziki olarak yetersiz olduğunu, davacı ...'nın personel yetersizliği, binanın fiziki yetersizliği ve yasaya aykırı yazılı emrin suçunu davalıya yüklenemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; olay tarihinde nöbetinin olduğunu, nöbet yerlerini kontrol ettiğini, cezaevi müdürlüğünce verilen emir gereğince mahkumların teravih namazına sevkini sağladığı sırada infaz koruma memuru ...'in bağırarak dışarı çıkmasından sonra olayı gördüğünü, olayda kendisinin kusuru ve ihmali bulunmadığını, ceza dosyasında da beraatine karar verildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen olayda kendisinin herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmadığını, olayın tamamen infaz koruma memuru ...'in keyfi ve sorumsuz davranarak koğuş dışında kalan hükümlüye koğuş kapısını açması nedeniyle meydana geldiğini, sorumlu kişiler açısından ceza tahkikatı açıldığını, kendisi hakkında disiplin cezası olarak kınama cezası verildiğini, dosya içeriğinde infaz koruma memuru ...'in hükümlü ... ile yakınlaştığının görüldüğünü, cezaevi kayıtlarında herhangi bir usul ve yasaya aykırılık olmadığını, aramaların periyodik olarak zamanında yapıldığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

4.Davalı ... cevap dilekçesinde; açılan davayı kesinlikle kabul etmediğini, olay günü nizamiyede görevli olduğunu, bu nedenle olaya engel olmasının mümkün olmadığını, dava konusu zarar nedeniyle herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

5.Davalı ... cevap dilekçesinde; meydana gelen olayda kendisinin ihmali ve kastının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

6.Davalı ... cevap dilekçesinde; meydana gelen olayda kendisinin herhangi bir şekilde ihmali veya kusurunun bulunmadığını, olay günü vardiyası nedeniyle nöbette olmadığını, hakkında açılan davadan beraat ettiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

7.Davalı ... cevap dilekçesinde; meydana gelen olayda kendisinin ihmali ve kastının bulunmadığını, o tarihde kendisinin alt kat nöbetçisi olduğunu ve olay yerinden uzakta olduğunu, müdür ... ve koruma memuru ...'in olay var diye bağırmasından sonra haberi olduğunu ve kendisinin verilen emirler doğrultusunda hareket ettiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 07/11/2019 tarihli ve 2009/289 Esas, 2019/920 Karar sayılı kararıyla; kusura ilişkin alınan bilirkişi raporu benimsenerek davalılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden açılan davanın reddine, davalılar ..., ... ve ... (mirasçıları) yönünden açılan davanın kabulü ile 11.321,16 TL'nin ödeme tarihi olan 22.07.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... mirasçıları olan dahili davalılar ..., ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairenin 18.04.2018 tarihli, 2017/4442 Esas ve 2018/3094 Karar sayılı ilamı ile ''...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 inci maddesi 2 inci fıkrası uyarınca; (1086 sayılı HUMK 388. maddesi) hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Dava dosyasının incelenmesinde; mahkemece davalılardan ... hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığı, yine dava dosyasında davalı olmayan ... hakkında davanın kabulü yönünde hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, mahkemece, yukarıda anılan bu düzenlemeye aykırı olarak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, yalnızca bozma ilamında yer alan hususlar yönünden inceleme yapılarak davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden açılan davanın reddine, davalılar ..., ... ve ... (mirasçıları) yönünden açılan davanın kabulü ile 11.321,16 TL'nin ödeme tarihi olan 22.07.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... mirasçıları olan dahili davalılar ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; dosya içerisinde iki farklı bilirkişi heyetinden rapor alındığını ve alınan raporların çelişkili olduğunu, hükümlü ve tutukluların teravih namazı kılmak üzere koğuşlarından dışarıya çıkarılacaklarına dair herhangi bir yasal mevzuat bulunmaması nedeniyle bu kararı alan cezaevi idaresinin dava konusu olay nedeniyle kusur ve sorumluluğunun bulunduğunu, ceza mahkemesince verilen kararda öldürme eylemini gerçekleştiren ... ve ...'nun iki ayrı koğuşta tek başına nöbete bırakılan davalı müvekkilinin elinden zorla ve tehditle anahtarı aldıkları sabit olmasına rağmen davalının sorumluluğuna karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılar ... ve ...'nun öldürme eylemini önceden edindikleri demirden yapılmış ve ucu sivriltilmiş aletler ile gerçekleştirdiklerini, bu aletlerin kurum içerisine alınmasının, kurum içinde yapılmasının, kurumdaki tutuklu ve hükümlülerin eline geçmesinin yasak olduğunu, bu aletlerin kuruma ne zaman girdiğinin ise belli olmadığını ve bu aletlerin kuruma girmesinde davalı ...'in hiç kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kurum zararı nedeniyle rücuen tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu maddesi), 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 266 ıncı ve 281 inci maddesi.

  1. Değerlendirme

1.Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında açılan davanın reddine, davalılar ..., ... ve ... mirasçıları yönünden ise kabulüne karar verilmiştir.

6100 sayılı Kanunu'nun 266 ncı maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hâkimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir. 6100 sayılı Kanun'un 281 inci maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır. Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.

Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden özellikle mahkeme tarafından hükme esas alınan, 27.08.2012 tarihli bilirkişi raporunda, davalıların yaptıkları iş, kendilerine verilen görevin niteliği, kusur ve sorumlulukları yeterince incelenip değerlendirilmeksizin görüş bildirildiği ve dosyada davalıların sorumluluğuna dair alınan diğer bilirkişi raporları ile de çelişkili olduğu ve olay ve kusur dağılımını aydınlatmada yetersiz olduğu anlaşılmaktadır.

Şu halde; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu yetersiz kaldığından konusunda uzman bilirkişi marifetiyle taraf delilleri değerlendirilerek gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp her bir davalının kusur durumları ve eylem ve görevleri de belirlenip, rücu davasında teselsül olmayacağı da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.

2.Bozma neden ve şekline göre, davacı vekili ve davalı ... mirasçıları vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

VI.KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı ... mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davacı vekili ve davalı ... mirasçıları vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ... mirasçıları'na iadesine,

Dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,

02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapyargılamatemyizmahkemekararı...davalılarbozulmasınasonrakibozmavıkarar

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:29:22

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim