Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/24643
2023/2700
1 Mart 2023
SAYISI: İHK 2021/25824
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI: K 2021/83765
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılama sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; motosiklet sürücüsü müvekkili ile davalıya zorunlu trafik sigortalı araç sürücüsünün yaptığı kazada davacının yaralanarak %10,3 oranında malul kaldığını iddia ederek belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatını temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan talep etmiş, talebini 08.06.2021 tarihinde 74.248,70 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Sigortalı araç sürücüsünün kazada kusuru olmadığını, kusur tespiti yapılmasını ve aktüer raporunun aktüer sıfata sahip bilirkişiler tarafından genel şartlara göre düzenlenmesini maluliyet raporuna itiraz ettiklerini, başvuranının ihmali nedeni ile zararın arttığını, bu nedenle müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, başvuranın sürücü belgesi ve koruyucu ekipmanları olmadığını, faiz talebinin haksız olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin de reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Başvuranının 23.03.2017 tarihinde davalıya sigortalı araç sürücünün neden olduğu kazada yaralandığı, 06.06.2021 tarihli bilirkişi raporu ile başvuranın kazada %25, davalının ise %75 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz esas alınarak hazırlanan hesap raporunda başvuranın 74.248,70 TL sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı ve başvuranın bu miktara talebini yükselttiği, TTK 1426 maddesi uyarınca rapor ücretinin yargılama gideri olarak davalı şirket tarafından başvurana ödenmesi gerektiği gerekçeleri ile başvurunun kabulüne 74.248,70 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 21.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline" karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporu Yönetmelik'te belirtilen usule uygun hazırlanmadığını, raporun tanzim tarihi itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Ekleri Uyarınca, başvuranın ikamet yerindeki ilgili yönetmelik uyarınca raporun hazırlanması gerektiğine, başvuran müvekkili şirkete usulune uygun olarak başvuru yapılmadığını, faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, zira başvuranın ehliyetsiz sürücü olduğunu ve kaza esnasında kaskının takılı olmadığını, başvuranın rapor ücreti talebinden sorumlu olmadıklarını, vekalet ücretinin hatalı olduğunu beyanla karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre alındığı, usul ve yasaya uygun olduğu, başvuru sahibinin 08.01.2021 tarihinde sigorta şirketine başvuru yaptığı ve davalının 14.01.2021 tarihinde temerrüde düştüğü, Uyuşmazlık Hakem Heyetince faiz başlangıç tarihinin 21.03.2021 olarak sonraki bir tarih olarak belirtilmesine rağmen davacının buna itiraz etmediği, davalı lehine olması nedeni ile bu tarih itibari ile yasal faiz işletilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı diz bölgesinden yaralandığından kask kullanmamasının zararı artırmadığı, bu nedenle müterafık kusur indirimi yapılmamasında isabetsizlik olmadığı, rapor ücretinden davalının sorumlu olduğu, vekalet ücretinin davacı lehine tam ve nispi oranda verilmesi gerektiği" gerekçesi ile davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, temerrüt gerçekleşmediğini, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, başvuranının ehliyetsiz olduğu ve kaza esnasında kaskının takılı olmadığını bu nedenle müterafık kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu karşı araçta yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin17 inci maddesi, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; davacının kusur oranı da dikkate alınarak hesaplama yapılmış olmasına, davalının rapor ücretinden sorumlu olmasına, başvuranın tahkime başvurmadan önce 22.06.2020 tarihli dilekçe ile davalıya başvuru yaptığı ve davalının temerrüde düştüğünün anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve Hakem Heyetince hükme esas alınan Karabük Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 04.01.2021 tarihli raporun Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılmaktadır. 23.03.2017 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir.
İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin (13) numaralı fıkrası ve Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca, tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir. Yine AAÜT’nin anılan fıkrası uyarınca, konusu para ile ölçülemeyen işlerde, asliye mahkemeleri için öngörülen maktu vekâlet ücretine, ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin ise beşte birine hükmedileceği, Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekâlet ücretinin, kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği öngörülmüştür.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
-
Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
-
Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:29:47