Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/483

Karar No

2023/2648

Karar Tarihi

28 Şubat 2023

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/976 E. 2021/29 K.

HÜKÜM/KARAR: Red/İstinaf Başvurusunun Esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/410E. 2020/53K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının AKP Kayseri mitinginde yaptığı 08.06.2018 tarihli konuşmasında müvekkiline açıkça hakaretler ettiğini, konuşmasında "Görelim bakalım.. Sen bırakmazsın. Siz icazeti aynı yerden alıyorsunuz. Pensilvanya" şeklinde ağır ifadelerde bulunulduğunu, bu ifadelerin müvekkiline FETÖ'cü yakıştırmasının yolunu açtığını, bu ifadeleriyle eleştiri ve ifade özgürlüğünün sınırlarını fazlasıyla aştığını, müvekkilinin itibarını zedelemek ve kamuoyunda hakkında olumsuz algı yaratmak amacı ile hakaret edildiğini beyanla davanın kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, mahkeme kararının tirajı en yüksek ulusal 5 gazetede yayımlanmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yaptığı konuşma bir bütün olarak değerlendirildiğinde konuşma içeriğinin siyasi eleştiri kapsamında olduğunu, dava konusu yapılan beyanların somut olgulara dayandığını, davacının daha önceki tarihli haksız ve mesnetsiz açıklamalarına cevap mahiyetinde orantılı ve ölçülü olduğunu beyanla manevi tazminat talebinin yasal koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Tarafların davaya konu ifadelerin sarf edildiği tarihte Türkiye Cumhuriyet Devleti Cumhurbaşkanı adayı oldukları, ifadelerin bir bütün halinde değerlendirilmesinde seçim çalışmaları sırasında ifade/eleştiri özgürlüğü kapsamında sarf edildiğinin ve bu kapsamda kaldığının kabul edilmesi gerektiği anlaşıldığından davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluşmadığı kanaati oluşmuştur" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; manevi tazminatın yasal koşullarının oluştuğunu, davalının konuşmasındaki ifadelerle kişilik haklarını ihlal ettiğini, davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “"...davacının, kişisel itibarının korunması meşru amacıyla eldeki davayı açtığı, buna göre davanın kanuni dayanağının Anayasanın 17. maddesi, Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu olduğu, davalının dava konusu edilen ifadeleri 28 Haziran 2018 genel ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecinde yaptığı mitingdeki konuşmasında kullandığı, her iki tarafın da o tarihte Cumhurbaşkanı adayı olduğu, beyanların davacıya yönelik olmadığı yönünde bir savunma da bulunulmadığı, aksine davalı, davacıya yönelik ifadelerinin davacının daha önceki ağır isnatlar içeren konuşmalarına ve özellikle "Sana bir soru sordum. Cevap alamadım. Ama bir kez daha soruyorum. Herkese Fetöcü dedin, hain dedin, işlerinden ettin. Sen partiyi kurarken icazet almaya Pensilvanya’ya gittin mi, gitmedin mi? Soru o soru, basit kiminle gittiğini biliyorum" şeklindeki ifadelerine cevap niteliğinde olduğu, eleştiri hakkını kullandığı yönünde savunma yaptığı, dava konusu konuşmada "Şimdi soruyorum; Bay ..., eğer sen birinci olamazsan, bu seçimlerde birinci çıkamazsan, sen birinci çıkamadım diye bu işi bırakmaya hazır mısın? Görelim bakalım. Ama sen de bırakmazsın, niye? Siz icazeti aynı yerden alıyorsunuz, Pensilvanya, Kılıçdaroğlu, Pensilvanya, dolayısıyla kolay kolay bırakamazsınız.” şeklindeki sözlerin kullanıldığının davalının da kabulünde olduğu, somut olayda, davalının dava konusu edilen 08.06.2018 tarihli Kayseri mitinginde yaptığı açıklamaların, davacının önceki ve özellikle 28.05.2018 tarihli Balıkesir mitinginde yapmış olduğu açıklamalara cevap niteliğinde olduğu, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2014/8386 Esas, 2015/3689 Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi “...davacının davalı hakkında yaptığı açıklamalara cevap mahiyetinde davalı tarafından dava konusu edilen ifadelerin kullanıldığı, Mahkemece, hakaret olarak kabul edilen ifadelerin davalının kişisel değer yargısı niteliğindeki görüşleri ve davacının kendisi ile ilgili değerlendirmelerine karşılık cevapları olup, ifade ve düşünce özgürlüğü kapsamı sınırları içinde kaldığı, davacının siyasi kimliği nedeniyle normal koşullardan daha ağır eleştiriye açık olması gerektiğini kabulü gerektiği” nazara alındığında, davalının açıklamalarının ifade ve düşünce özgürlüğü sınırları içinde değerlendirilmesi gerektiği, tarafların siyasi kimlikleri düşünüldüğünde, ifadelerin sert de olsa eleştiri sınırları içinde kaldığı, ifade özgürlüğünün sınırlandırılması koşulları bulunmadığı kanaatine varıldığından İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği" gerekçesiyle usul ve yasaya uygun olarak verilen İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK’nın 353/1 b 1 maddesi gereğince duruşma yapılmadan esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; emsal mahiyetteki Yargıtay kararlarında da görüleceği üzere hâkimin manevi tazminata hükmederken, saldırı teşkil eden eylemin ve olayın ağırlığını, kişilik haklarına saldırıda bulunan kişinin kusurunu, kişilik hakları zedelenen ve kişilik haklarına saldırıda bulunan tarafların ekonomik ve sosyal durumunu, tarafların sıfatını ve işgal ettikleri makamı, ülkenin ekonomik koşullarını, paranın satın alma gücünü göz önünde bulundurması gerektiğini, somut olayda söz konusu ölçütleri gereği gibi değerlendirilmeden davanın reddine karar verildiğini, öyle ki; davalının dava konusu kılınan 08.06.2018 tarihinde Kayseri Mitinginde yaptığı konuşmada “Görelim bakalım, sen icazeti aynı yerden alıyorsun, Pensilvanya…” ifadelerini kullanarak açıkça davacıyı Fetö ile bağlantılı göstermeyi ve kamuoyunda küçük düşürmeyi amaçladığını, davalının söz konusu konuşmasının ulusal yayın yapan kanallarda ve internet üzerinden yayınlandığını, yazılı ve görsel basın yoluyla geniş kitlelere ulaştığını, bununla birlikte davalının aynı ithamı aynı konuşma içerisinde ısrarla tekrarlamış olmasının ve toplumsal hassasiyetimiz olan teröre ilişkin bir hususta olmasının, olayın ağırlığını ve davalının ağır kusurunu açıkça ortaya koyduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; kişilik haklarının zarar görmesinden dolayı manevi tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 58 inci maddesi.

  1. Değerlendirme

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Değerlendirme bölümünden açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:30:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim