Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/2786

Karar No

2023/2446

Karar Tarihi

27 Şubat 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1977 2021/2047

HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflarca temyiz edilen kararın Dairemizce bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Bursa Devlet Hastanesinde yanlış teşhis konulması sebebiyle yakınları vefat eden dava dışı şahısların hizmet kusuru ile ölüme sebebiyet verme iddiasıyla Bursa 3. İdare Mahkemesinin 2010/148 esasında maddi ve manevi tazminat istemiyle davcı idare aleyhine tazminat davası açtığını, murisin laboratuvar tetkikleri ve EKG' de tespit edilen bulgulara göre yatarak tedavi edilmesi gerekirken, kardiyak enzim sonuçları değerlendirilmeksizin akut bronşit tanısı ile reçete düzenlenerek gönderildiğini, hastanın yatarak tedavisi halinde kurtulacağının kesin olmamasının işlenen hizmet kusurunu ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle İdare Mahkemesince tazminata karar verildiğini, kararın dosya davacıları tarafından icra takibine konulduğunu, Bursa 13. İcra Müdürlüğnün 2013/2209 Esas sayılı dosyasına 155.853,50 TL ödeme yapıldığını belirterek, yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; hastanın davalının bilgisi dışında taburcu edildiğini, hasta henüz hastaneden ayrılmadan kalp krizi geçirdiğini, defibrilasyon yapılmak üzere cihazın bulunduğu yere alındığını, ancak işlemin yapılamadığını, hastanın teşhise rağmen taburcu edilmesinde davalının kusuru bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 11.07.2017 tarih ve 2017/961 Esas, 2017/775 Karar sayılı kararı ile davaya konu olayda davalının kusuru bulunduğu gerekçesiyle,"... davacı Sağlık Bakanlığı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14/03/2017 tarih ve 2014/33 E., 2016/848 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davacı tarafça açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 89.699,50 TL rücuen tazminatın 03.04.2013 ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.

  2. Dairenin 31.05.2021 tarih ve 2019/1573 Esas, 2021/1966 Karar sayılı ilamıyla; "... olayın gelişimi, müteveffanın 30/03/2009 tarihinde göğüs ağrısı nedeniyle başka bir hastaneden sevk ile gelmiş olması ve geçen zaman aralığı, Bursa Muradiye Devlet Hastanesi Acil Polikliniği’nde pratisyen hekimce muayene edilmesinin ardından, Kardiyoloji Uzmanı davalı ...’ya haber verilmesi üzerine yapılan işlem ve tahlil aşamaları, hastane ortamındaki iş yoğunluğu ve çalışma koşullarının ağırlığı, klinik ve laboratuar bulgularına göre akut myokard enfarktüsünün ağır bir klinik tablo olduğu dikkate alındığında, yatırılarak takip ve tedavisinin yapılması durumunda da müteveffanın kurtulmasının kesin olmaması gibi hususlar birlikte gözetildiğinde, tahsiline karar verilen tazminat miktarından BK.’nun 43’üncü maddesi (TBK.51) gereği uygun miktarda hakkaniyet indirimi yapılmalıdır. Bu hususun gözetilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının çalıştığı hastane ortamındaki iş yoğunluğu, çalışma koşullarının ağırlığı, hastanın yatırılarak takip ve tedavisi halinde dahi kurtarılmasının kesin olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nun 51 inci maddesi uyarınca belirlenen tazminattan %25 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak davanın kısmen kabulü ile "67.274,62 TL rucüen tazminatın 03/04/2013 ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; olayın davacının kusuru ile meydana geldiğini, ödenen tazminatın dosya kapsamı ile sabit olduğunu, hakkaniyet indirimi yapılmasının da usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; olayda davalıya atfedilebilir bir kusur olmadığını, davanın tümden reddi gerekirken kısmen kabul kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; davacı Sağlık Bakanlığı'nın yanlış tedavi nedeniyle hayatını kaybeden hasta yakınlarına ödemiş olduğu tazminatın davalı doktorun olayda kusurlu olduğu ve mesleğinde gereken dikkat ve özeni göstermediği gerekçesiyle davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayıl Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 15 inci maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen geçici 13 üncü maddesi.

  1. Değerlendirme

Resmi Gazete'de 27.05.2022 tarihinde yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 15 inci maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen geçici 13 üncü madde “Ek 18 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri, 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni verilenler bakımından uygulanmaz ve soruşturma veya kovuşturmalara devam olunur. Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yapmış oldukları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı açılan rücu davalarından, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yargılaması devam edenler bakımından ek 18. maddenin ikinci fıkrası uyarınca karar verilmek üzere Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya iki aylık süre verilir. Başvuru yapılmaması hâlinde dava usulden reddedilir. Bu durumda yargılama gideri taraflar üzerinde bırakılır ve davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmez” hükmünü haizdir.

Dosya kapsamından, davacı Sağlık Bakanlığı'nın yanlış tedavi nedeniyle hayatını kaybeden hasta yakınlarına İdare Mahkemesince idarenin hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle hükmedilen tazminatın ödenmesi nedeniyle oluşan kurum zararının davalı doktorun olayda kusurlu olduğu ve mesleğinde gereken dikkat ve özeni göstermediği gerekçesiyle, davalıdan rücuen tazmini isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır.

Şu durumda mahkemece, yukarıda gösterilen mevzuat hükmü gereğince Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacı idareye süre verilmesi, süresinde başvuru yapılmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

  1. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazları bu aşamada incelenmemiştir.

VII. KARAR

  1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

  2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapistinafkararyargılamatemyizkısmenkabulkararımahkemesiderecebozulmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:30:43

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim