Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/8530
2023/2339
23 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/475 E., 2022/70 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki kurum zararından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ... görevini vekaleten yürüttüğü dönemde Urla Belediye Meclisi veya Encümeni tarafından herhangi bir yetki verilmediği halde, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun belediye başkanının görev yetkilerini düzenleyen 38 inci ve 49 uncu maddeleri hükümlerine aykırı olarak 20.03.2008 tarihli belediye aleyhine hükümler içeren toplu iş sözleşmesi imzaladığını ve imzalanan bu sözleşme ile belediyenin zarara uğramasına sebep olduğunu belirterek davacı belediyenin uğradığı 1.390.708,86 TL maddi zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
I. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 5393 sayılı Kanunu'nun 49 uncu maddesi kapsamında kamu zararının nasıl oluşacağına ilişkin yasal sınırların çizildiğini, toplu iş sözleşmesi imzalanmak suretiyle personel maliyet artışının kamu zararı oluşturmadığını, yeni personel alımını engellediğini, bu hali ile davalı müvekkilinin eyleminin kamu zararına yol açmadığını, yapılan personel harcamalarının hangisinin mevzuata aykırı toplu iş sözleşmesinde genişletilen haklardan kaynaklandığının bilinmesi gerektiğini ve 2008 yılında yapılan işçi giderlerinin doğan tüm sorumluluğun davalı müvekkiline yüklendiğini belirterek haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, davalının Urla Belediye Başkanlığına vekaleten baktığı dönemde davacı ... ile Genel İş Sendikası arasında 01.03.2008 28.02.2010 yılları için düzenlenen Toplu İş Sözleşmesini, 5393 sayılı Belediyeler Kanunu'nun 38 inci maddesinin g bendi gereği yetkili organların karar almasının ardından imzalaması gerekirken böyle bir encümen kararı alınmadan tek başına hareket ederek, yasanın aradığı usulü izlemeden imzaladığı, bu eylemi nedeniyle davalının Urla 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/537 Esas ve 2011/931 Karar sayılı ilamı ile görevi ihmal suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve kararın Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2013/15593 Esas ve 2016/9 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onandığı, ceza mahkemesince verilmiş ve kesinleşmiş olan mahkumiyet hükmü karşısında davalının kesinleşen ilgili ceza dosyası içeriğine göre davacı kurumu 2008 yılında 1.390.708,39 TL zarara uğrattığının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 1.390.708,86 TL'nin toplu iş sözleşme tarihi olan 20.03.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 09/11/2016 tarihli 2016/9946 Esas ve 2016/10994 Karar sayılı ilamı ile, ''...Dava dosyasının incelenmesinde; Urla Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/537 Esas ve 2011/931 Karar sayılı dava dosyasında yer alan ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; 20.03.2008 tarihinde ... ile Genel İş Sendikası arasında 01.03.2008 28.02.2010 dönemi için geçerli bulunan toplu iş sözleşmesinin işveren adına Belediye Başkanı ... tarafından imzalandığı, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49 uncu maddesinin 8 inci fıkrasında personel giderleri için yapılacak harcamaya azami sınır getirildiği, 2008 yılı için harcama tutarının 3.981.432,53 TL olması gerektiği, buna rağmen toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan personel işçi giderinin 5.372.141,39 TL olarak gerçekleştiği, böylelikle azami tutarın imzalanan sözleşme ile 1.390.708,86 TL aşıldığı ve bu miktarın belediyenin zararını oluşturduğu, sözleşme maddelerinin tek tek irdelenmesinin ve aynı konudaki eski ve yeni sözleşme maddelerinin mukayese edilmesinin herhangi bir sonuca götürmeyeceği, esas olan kriterin işçilere ne gibi haklar verilirse verilsin sözleşme hükümleri ile getirilen yıllık harcamaların 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49 uncu maddesinin 8 inci fıkrasında belirtilen oranı geçmemesi gerektiği yönünde görüş ve tespitlere yer verildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, davacı tarafından imzalanan davaya konu 20.03.2008 tarihli toplu iş sözleşmesi hükümleri ile daha önce davacı ... tarafından imzalanan toplu iş sözleşmesi hükümleri mukayese edilmeden personel giderleri yönünden 5393 sayılı Belediye Kanun'un 49 uncu maddesinin 8 inci fıkrasında belirlenen oranın aşıldığının kabulü ile dava konusu zarar miktarının belirlenmesi doğru değildir. Mahkemece, iş hukuku alanında ve toplu iş sözleşmesi konususunda uzman bilirkişilerden oluşacak heyetten rapor alınarak ve varsa daha önce davacı ... tarafından imzalanan toplu iş sözleşmesi hükümleri ile davaya konu sözleşme hükümleri mukayese edilerek, imzalanan toplu iş sözleşmesi ile uğranılan zarar hesabının yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenle yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile verilen kararın bozulması gerekmiştir'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; alınan bilirkişi raporu benimsenerek ve zararın doğduğu tarihin 2008 yılının bitimi olduğu ve bu nedenle 2009 yılının ilk gününden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle davanın kısmen kabulü ile 292.244,49 TL tutarındaki alacağın zararın gerçekleştiği olan 01.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 2008 yılı Toplu İş Görüşmelerine Belediye Başkan vekili sıfatıyla davalının tek başına katılarak mali, hukuki, personelden hiçbir idari destek ve mali durum bütçe değerlendirmesi yapmadan yılların kamu yararına pazarlıkla belirlenmiş bütün toplu sözleşme hükümlerini idare aleyhine değiştirerek ve bu sözleşmeyi imzalayarak kamu zararına neden olduğunu, sorumlu ve yetkili kişinin belediyenin hak ve çıkarlarını korumakla görevliyken kasıtlı olarak belediye lehine mali hükümler dahil bütün hükümlerin belediye aleyhine değiştirildiğini, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda kamu zararının tespit edildiğini, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu ile ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda çelişki bulunduğunu, kamu zararının 2008 yılı ile sınırlı olmayıp toplu iş sözleşmesi iki yılı kapsadığından davalının eylem ve işlemleri ile oluşan tüm zararın tazmininin talep edildiğini, dava konusu 1.390.708,86 TL'nin 5018 sayılı Kanunu'nun 71 inci maddesi uyarınca davalıdan alınarak müvekkil idareye verilmesi gerekirken idari ve mali inceleme bilirkişi raporları yok sayılarak yeni bir alacak gibi baştan incelemeye alınmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece benimsenen bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bozma ilamında davacı ... tarafından imzalanan toplu iş sözleşmesi hükümleri ile davaya konu sözleşme hükümleri mukayese edilerek imzalanan toplu iş sözleşmesi ile uğranılan zarar hesabının yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen bilirkişi raporunda bu hususta inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, rapor tanzim edilirken sadece davacı ... tarafından dosyaya ibraz edilen harcama tablolarına itibar edildiğini ve faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ... başkanı tarafından 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 38 inci ve 49 uncu maddeleri hükümlerine aykırı olarak imzalanan toplu iş sözleşmesi nedeniyle davacı belediyenin uğradığı iddia edilen zararın tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu maddesi), 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 38 inci ve 49 uncu maddeleri.
- Değerlendirme
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, mahkemece benimsenen 09.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda ve 06.10.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda; ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada sadece 2008 yılının esas alındığı ve bu dönemde yapılan personel ödemelerinin bütçe sınırını ne kadar aştığından hareketle aradaki farkın hesaplandığı, fakat davalının imzalamış olduğu toplu iş sözleşmesinden kaynaklı personel ödemelerinin 2010 yılı Şubat ayı sonuna kadar devam ettiği, davalının yetkili organ kararı olmadan imzalamış olduğu dava konusu toplu iş sözleşmesi ile personel gider harcamalarını bir önceki dönem olan ve dosya kapsamına alınan 01.03.2006 29.02.2008 yürürlük tarihli Yüksek Hakem Kurulu'nun 27.06.2006 tarihli kararı ile bağıtlanan Toplu İş Sözleşmesine göre artırdığı, bununla birlikte bu artışın tamamının davalının eyleminden kaynaklı bir zarar olduğunun kabulünün doğru olmayacağı, çünkü davalının eylemi ile toplu iş sözleşmesi imzalanmamış olsa idi dahi, usulüne uygun organ kararı ile daha sonra yeni bir toplu iş sözleşmesinin imzalanacağı ve personel giderlerine artışın yansıyacağının belirlenmiş olduğu ve mahkemece hüküm altına alınan miktara 01.01.2009 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı 15.053,22 TL temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Aşağıda dökümü yazılı 4.811,10 TL fazla alınan temyiz giderinin temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:31:11