Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/9866
2023/2171
21 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2018/2626 E., 2020/801 K.
HÜKÜM/KARAR: Davacının istinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2016/237 E., 2018/271 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, 27/09/2015 tarihinde davalıya ... poliçesiyle sigortalı araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin çarpışması sonucu müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, felç kalarak hayat boyu başkasının bakımına muhtaç hale geldiğini, kazanın gerçekleşmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 500,00 TL bakıcı gideri tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sigortalısının kazanın gerçekleşmesinde kusurunun olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru nispetinde ve teminat limitiyle sınırlı olduğunu, bakıcı giderine ilişkin talebin teminat kapsamında olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...kazanın gerçekleşmesinde şerit ihlali yapan davacının %100 oranında kusurlu olduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu anlaşıldığından meydana gelen zarardan davalı ... şirketinin sorumlu olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kaza tespit tutanağında davacıya tam kusur verildiğini, savcılık dosyasında şüpheli sigortalının Manavgat'tan Side istikametine doğru gittiğini ve motosikletli sürücünün önüne çıkması nedeniyle motosiklete çarptığını ifade ettiğini, müştekinin Manavgat'tan Side istikametine doğru gitmekte olduğunu, kaza anı ve sonrasını tam olarak hatırlayamadığını beyan ettiğini, ...'ün Manavgat istikametinden Side istikametine doğru seyrettiğini, sürücünün aracının kaza sonrası incelendiğinde aracın şoför tarafının arka kapı kısmının ciddi hasar gördüğünü, bununda aslında ...'in de ilk ifadesinde yer aldığı üzere kendisinin Manavgat'tan Side istikametine gittiği, ...’ün de Manavgat'tan Side istikametine gitmekteyken ... yavaşlayıp duracak gibi olmuşken sinyal vermeden aracı ...'ün önüne kırdığını ve ...’ün kusuru olmadan ...'in aracına çarptığını, kazanın meydana geliş şekline ilişkin kabulün yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, aksi ispat oluncaya kadar geçerli kaza tespit tutanağının aksinin davacı tarafından ispat edilememiş olması nedeniyle oluşa uygun olarak düzenlenen ve birbirini doğrulayan uzman bilirkişi heyeti raporlarında belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 89, 90, 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
- Değerlendirme:
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kazadan sonra olay yerine gelen görevliler tarafından kaza tespit tutanağı düzenlendiği, kroki çizildiği, davacının virajlı yolda yolun sağına yanaşıp şeridi içerisinde kalacak şekilde dönmesi gerekirken, bu hususa riayet etmeyerek şerit ihlali yaptığı ve daha sonra davalıya sigortalı araca çarptığının belirlendiği, dosyada alınan Adli Tıp Kurumu raporu ile Karayolları Fen Heyeti raporlarının aynı yönde olduğu, kaza tespit tutanağının aksi ispat edilinceye kadar geçerli belge niteliğinde olduğu, aksini iddia eden davacının iddialarını somut delillerle ispatı gerektiği halde aksinin davacı tarafça ispat edilemediği anlaşıldığından karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:32:06