Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/13456
2023/2002
20 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/394 E., 2020/327 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın Kabulü
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Mardin İl Defterdarlığı Vergi Dairesinde kayıtlı vergi mükellefi olan ... İnş. Tic. Ltd. Şti.'nin vadesi geçmiş toplam 154.478,83 TL vergi borcunun bulunduğunu, şirketin mal varlığına rastlanılamadığını, şirket ortaklarının doğrudan doğruya sermaye hisseleri oranında sorumlulukları nazara alındığında şirket ortağı ve müdürü olan davalı ... hakkında malvarlığı araştırması yapıldığını, yapılan araştırmada Kızıltepe ilçesinde tapuya kayıtlı bulunan 347 ada 2 parsel sayılı taşınmazı diğer davalı kardeşine 08.01.2008 tarihinde sattığının tespit edildiğini, 6183 sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca işlemin hükümsüz olduğunu, davacı idareyi zarara uğratmaya yönelik olduğunu belirterek, davacının ... İnş. Tic. Ltd. Şti.'nden olan 154.478,83 TL vergi borcunun tahsilinin sağlanması için Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, 347 ada 2 parselde kayıtlı taşınmazın ... Şerif Asan'a yapılan satışının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazı davalı kardeşine sattığını, borçların bir kısmının ödeme müddetinin satıştan önce, büyük çoğunluğunun ödeme müddetinin ise satıştan sonra olduğunu, iki yıllık dava açma süresinin dolduğunu, vergi borcunun dava dışı şirkete ait olduğunu, müvekkili aleyhine takip yapılmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
-
Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.02.2016 tarihli ve 2012/555 Esas, 2016/77 Karar sayılı kararı ile; davalı ... hakkında 6183 sayılı yasa hükümlerince yapılmış herhangi bir takip bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18.03.2019 tarihli ve 2016/12427 Esas, 2019/3124 Karar sayılı ilamı ile;
"...
Somut olayda Mahkemece belirtilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Dosya içindeki belgelerden davacı idare ... İnş. Tic. Ltd. Şti.'nin kanuni temsilcisi olan davalı ... hakkında 08.06.2012 tarihli on iki adet ödeme emri düzenlediği, ödeme emirlerinin 20.06.2012 tarihinde borçlunun adresinde ve onunla birlikte yaşayan oğlu Murat Asan’a tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından tebliğ edilen ödeme emirlerinin iptaline yönelik vergi mahkemesine dava açıldığının iddia ve ispatlanamadığı, dolayısıyla davalı borçlu hakkındaki takibin (dava dışı vergi borçlusu şirketin kanuni temsilcisi olarak) 6183 sayılı yasa hükümlerine göre kesinleştiği anlaşıldığından dava konusu tasarrufların 6183 Sayılı AATUHK'nun 24,27,28,29,30 maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Vergi Dairesinde kayıtlı vergi mükellefi olan ... İnş. Tic. Ltd. Şti.'nin vadesi geçmiş toplam 154.478,83 TL vergi borcunun bulunduğu, bu aşamada taşınmazını diğer davalıya devrettiği, diğer davalının borçlunun şirket ortağı olması nedeniyle İİK'nın 278/1 maddesinde bu derece tanıdıklar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığı ve iptale tabi olduğunun öngörüldüğü gibi davalı borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle, davacının davasının kabulü ile, davalı ...'ın ... İnş. Ltd. Şti'ndeki sermayesi ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla Mardin Kızıltepe Yenimahalle 347 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ...'a satışına ilişkin tasarrufun ... Tic. Ltd. Şti'nin vergi dairesine olan güncel borcu (en son bildirilen miktar 89.701,89 TL) ile sınırlı olmak üzere iptaline, davacıya taşınmazın bu borç haczi ve satışı için yetki verilmesine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın tasarrufun iptali yönüyle hukuka uygun olduğunu, ancak NUR AK Tic. Ltd. Şti.'nin vergi dairesine olan güncel borcunun sürekli değiştiğini, bu sebeple davaya konu edilen taşınmazın satışı tarihindeki vergi dairesine güncel borcuyla sınırlı olması şeklinde karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
-
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; vergi borçlusunun ... şirketi olup halen faal bir şirket olduğunu, 6183 sayılı yasaya göre takibin borçlu şirket aleyhine yapıldığını, haciz tutanaklarında borçlu şirketin borcu karşılamaya yetecek oranda malının haczedildiğini, ancak satış işlemlerinin yapılmadığını, iptali istenen tasarrufun dava dışı borçlu şirketin %60 hisse ile ortağı ve yöneticisi davalı ... tarafından yapıldığını, ancak 6183 sayılı yasanın 35. maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10/2 maddelerine göre müvekkili hakkında icra takibi yapılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
-
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece tapu devir tarihinde ne kadar borç olduğunun, o tarihte mal kaçırma ve zarar verme kastının olup olmadığı hususlarının araştırılmadığını, tapuyu alan ... 'ın yıllardır dava konusu evde ikamet ettiğini, bu hususun tek başına bile mal kaçırma kastının bulunmadığını gösterdiğini, davalı ... ve dava dışı şirket ortağı ... 'ın evlerinin davacı Vergi dairesi tarafından hacizli olduğunu fakat satış yoluna gitmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6183 sayılı Yasa’nın 24 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 24 ve devamı maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, dava konusu taşınmazı davalı vergi borçlusu ...'dan devralan davalı 3.kişi ... borçlunun kardeşi olup, 6183 sayılı yasanın 30. maddesi kapsamında borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali davalarında dava kabul edildiği takdirde tasarruf tarihine kadar olan vergi borcu ferileriyle hesaplanarak bu miktar üzerinden tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı ..., dava dilekçesinde vergi mükellefi olan ... İnş. Tic. Ltd. Şti.'nin vadesi geçmiş toplam 154.478,83 TL vergi borcunun bulunduğunu belirtip, tasarrufun iptalini istemiştir. Tasarruf (satış) tarihi 08.01.2008’dir. Bu durumda uzman bilirkişi incelemesi yaptırarak, davalı borçlunun tasarruf tarihine kadar olan vergi borçlarının ferileriyle birlikte belirlenerek bu miktar üzerinden davacının alacak ve ferileriyle sınırlı olarak dava konusu taşınmazın satışına ilişkin tasarrufun iptali ile davacı alacaklıya bu miktar üzerinden taşınmazlar üzerinde haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere tasarruf tarihine kadar doğan vergi borcu tespit edilmeden, güncel borç üzerinden tasarrufun iptaline karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
-
Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
-
Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalılara iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:32:35