Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/26132
2023/1607
13 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2021/855 D.İş, 2021/855 K.
SAYISI: 2021/İHK 34366
HÜKÜM/KARAR: Davalının itirazının reddi, davacının itirazının kısmen kabulü ile
karar kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle
başvurunun kısmen kabulüne
SAYISI: K 2021/97179
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine, davacının itirazının kısmen kabulü ile karar kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
... kararı taraf vekilleri tarafından te syadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.08.2019 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (...) Poliçesi ile sigortalı olan ve davacının yolcu konumunda olduğu minibüsün karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak %10 oranında malul kaldığını, yargılama aşamasında maluliyet oranının daha yüksek olduğunun tespiti halinde oran yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 23.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 254.082,84 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule uygun başvuru yapılmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, davacıya 25.02.2021 tarihinde 8.094,77 TL ödemenin ibraname karşılığı yapılarak tüm zararın karşılandığını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, rapor ücreti talebinin reddi gerektiğini, araç sürücüsünün fazla yolcu bulundurması nedeniyle müterafik kusurun değerlendirilmesini, emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle zararın arttığını, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, hesaplamanın genel şartlara göre yapılmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, ara kararı uyarınca alınan maluliyet raporunda oranın %16 olarak tespit edildiği, davacının yolcu olduğu minibüs sürücüsünün alınan kusur raporu uyarınca %75 oranında ve karşı aracın %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, %16 maluliyet ve %75 kusur oranı üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu progresif rant esasına göre düzenlenen hesap raporunun hükme esas alındığı, davacının da yolcu olduğu aracın düğün dönüşü sırasında kaza yaptığı, %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmasına karar verildiği, davacının emniyet kemeri takıp takmadığı kaza tespit tutanağında belirsiz olarak işaretli ise de tahkikat evrakından davacının içinde bulunduğu minibüste 33 kişinin ve sürücünün yaralandığı, aracın poliçede sürücü dahil 17 koltuk kapasitesine sahip olduğu, araçta bulunan yetişkin sayısı da dikkate alındığında kaza tarihinde 11 yaşında olan davacının emniyet kemeri takmadığı açık olup %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı, ara kararı uyarınca alınan maluliyet raporuna ilişkin yapılan 750,00 TL'lik giderin yargılama gideri kapsamında değerlendirildiği belirtilerek başvurunun kısmen kabulü ile 152.449,70 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 25.02.2021 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, ıslah dilekçesi uyarınca davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
- Davalı vekili itiraz dilekçesinde; yapılan ödeme ile tüm zararın karşılandığını, hesaplamada % 1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, %16 oranlı maluliyet raporunu kabul etmediklerini, alınan medikal raporda oranın %7 olarak tespit edildiğini, davacının maluliyetine ilişkin dosya kapsamındaki %10 ve %16 oranlı raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, rapor ücreti talebinin reddi gerektiğini, eksik evraklarla başvuru yapılması nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan ödeme ile bilirkişi raporunda hesaplanan tutar arasında fark bulunduğu ve ödeme ile zararın karşılandığına ilişkin itirazın reddine karar verildiği, minibüs sürücüsünün akrabalarını bırakmak için yola çıktığını ifade ettiği, akrabaların taşınmasında hatır için taşımadan bahsedilemeyeceğinden bu yönden yapılan indirimin uygun görülmediği, ancak araçta istiap haddini aşar şekilde seyahat edilmesi nedeniyle müterafik kusur indirimine ilişkin davacının itirazının yerinde görülmediği maluliyet raporuna yönelik davalının itirazının yerinde görülmediği, yargılama öncesi geçerli bir başvuru yapıldığı, tam vekalet ücreti takdirinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalının itirazının reddine, davacının itirazının kısmen kabulü ile karar kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kısmen kabulü ile 203.266,27 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 25.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazaya karışan diğer aracın asli kusurlu olduğunu, ödeme yapılarak tüm zararın karşılandığını, hesaplamada % 1.8 teknik faizin kullanılması gerektiğini, %16 oranlı maluliyet raporunu kabul etmediklerini, dosya kapsamındaki %10 ve %16 oranlı raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, usule uygun başvuru yapılmadığını, rapor ücreti talebinin reddi gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsü ile davacının akraba olduklarına dair bir delil bulunmadığını, tam vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan ve davacının yolcu konumunda olduğu aracın karıştığı 23.08.2019 tarihli çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 52, 54, 61, 62 ve 163 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 3, 85, 88, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun (5684 sayılı Kanun) 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle davacının yolcu konumunda olduğu minibüsün poliçeye göre azami yolcu kapasitesi sürücü hariç 16 kişi olmasına rağmen araçta sürücü hariç 32 kişi bulunduğu, istiap haddinin 16 yolcu ile aşıldığının trafik kazası tespit tutanağı ile sabit olmasına, kısmi ödemenin zararı karşılamadığının alınan hesap raporuyla anlaşılmasına, rapor ücretine yargılama gideri kapsamında hükmedilmesinin yerinde olmasına, davalıya sigortalı araç sürücüsünün dosya kapsamında bulunan ifade tutanağı dikkate alındığında hatır taşıması indirimi yapılmamasında bir isabetsizlik bulunmamasına, itiraz sebebi olarak ileri sürülmeyen hususların temyiz sebebi olarak ileri sürülmesinin mümkün olmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen 6098 sayılı Kanun'un 61 nci maddesi ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen 62 nci maddesi uyarınca ve aynı Kanun'un 163 üncü maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir. 2918 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinin birinci fıkrasında bir motorlu aracın katıldığı bir kazada bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa bunların müteselsil olarak sorumlu tutulacağı düzenlemesine yer verilmiş olup, trafik kazasında zarara uğrayan kişiye karşı kazaya kusuruyla karışan tüm araç ilgililerinin zararın tamamından müteselsil sorumlu olması ilkesi benimsenmiştir. Anılan müteselsil sorumluluk, kanundan doğan bir müteselsil sorumluluk olup ancak hak sahibinin talebi halinde zarar sorumlularının kusur oranlarına göre sorumlulukları gündeme gelebilecektir. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği davacı yolcu olup kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğuna göre zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. Davacı Kanun'un verdiği müteselsil talep hakkında açıkça vazgeçmedikçe kusur oranına dayandığı ileri sürülemez. Müteselsil sorumluların birinden zararı gidermesini isteyen, teselsülden de açıkça feragat beyanı bulunmayan davacının uğradığı tüm zarardan kusur oranına bağlı olmaksızın davalı tam kusur üzerinden sorumlu olacaktır.
Davacı taraf, davacının yolcusu olduğu araç sürücüsünün kusuru ile karıştığı çift taraflı trafik kazasında yaralandığını belirterek davalı tarafça zararın giderilmesi istemiyle dava açmış; ... tarafından davalıya trafik sigortalı minibüs sürücüsünün kazada %75 oranında ve dava dışı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğuna ilişkin görüş bildiren 20.06.2021 tarihli kusur raporu benimsenerek davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 kusuru üzerinden hesaplanan tazminat hüküm altına alınmıştır.
Kazanın oluşumunda her iki araç sürücüsünün kusurlu olduğu, davacının ise yolcu olup kusursuz olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde zararın tümünü davalı ... şirketinden talep etmiştir. Davacı, Kanun'un verdiği müteselsilen talep hakkından açıkça vazgeçmedikçe kusur oranına dayandığı ileri sürülemeyecektir. Bu durumda davalının zararın tümünden sorumlu olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken, davacının itirazının reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
- Davacı, Sigorta Tahkim Komisyonuna davalıya trafik sigortalı minibüs yönünden %10 maluliyetini tespit eden rapor ile açtığı eldeki davada; yargılama sırasında alınan %16 oranında maluliyet bildiren rapor ve %75 kusur üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirimi ve %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalı tarafından yapılan 8.094,77 TL tutarındaki kısmi ödemenin güncel tutarı hesaplanan tazminattan tenzil edilerek 203.266 27 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmiştir.
Aynı gün temyiz incelemesi yapılan (Dairenin 2021/21650 esas sayılı) davada ise davacı eldeki başvurudan önce kazaya karışan karşı otobüsün trafik sigortacısı olan Allianz Sigorta A.Ş aleyhine 15.01.2021 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonunun 2021.E.7935 2021/İHK 25485 sayılı dosyasında aynı alacak için %10 oranlı aynı maluliyet raporu ile dava açtığı anlaşılmıştır. Bu ilk davada yapılan yargılama sonucunda; %10 maluliyet oranı ve tam kusur oranı üzerinden hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmiştir. Böylece eldeki dava ile daha önceki dava arasında hükmedilen tazminat bakımından mükerrerlik oluşmaktadır.
Açıklanan bu durum karşısında davacı yolcunun aynı kazadan kaynaklı maluliyeti için iki ayrı davada iki kez tazminata hükmedilmesi, davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağından, İtiraz Hakem Heyetince 2021/İHK 25485 sayılı ve 19.08.2021 tarihli ilk kararı gözetilerek eldeki ikinci davada verilecek kararda tahsilde tekerrür olmamak kaydının düşülmesi gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
- Somut olayda; kaza neticesi davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 06.03.2020 tarihli raporda, ayak bileği eklemi hareket kısıtlılığı ve alt ekstremite uzunluk farkından kaynaklanan kısıtlılık nedeniyle %10 oranında sürekli maluliyetin bulunduğu tespiti yapılmış; kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik uyarınca yeni bir rapor alınmasına yönelik ara kararı uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyetince İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen raporda ise tibia kırığından kaynaklı alt ekstremiteye ait sorun ve skar nedeniyle maluliyet oranının %16 olduğu belirtilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyetince de %16 oranlı bu rapor esas alınarak karar verilmiştir. Davacının yukarıda (3) nolu bentte açıklanan ilk davasını karşı araç sigortacısına karşı %10 oranlı maluliyet raporuna dayanarak açtığı, bu rapor benimsenerek tazminata hükmedildiği, bu karara yönelik davacı yanın temyiz itirazında bulunmadığı anlaşılmaktadır. Böylece aynı kazaya ilişkin olarak iki ayrı başvuruda farklı oranlar üzerinden tazminata hükmedildiği gibi, alınan ikinci rapor davacıda gelişen bir durum olup olmadığı yönünden herhangi bir değerlendirme içermediği gibi davalının itirazı üzerine her iki maluliyet raporu arasındaki açık ve büyük orandaki çelişki giderilmeksizin hüküm kurulduğu görülmektedir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) ile dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde yetkili sağlık kurulundan dosya kapsamındaki davacı tarafından sunulan rapor ile Hakem Heyetince alınan raporda belirlenen maluliyet oranları arasındaki farklılığın nedenleri üzerinde durularak açıklığa kavuşturulması ve çelişkiyi giderecek nitelikte yeni bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
- 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin (13) numaralı fıkrası ve AAÜT’nin 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
-
Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
-
Değerlendirme bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
-
Değerlendirme bölümünün (3), (4) ve (5) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:34:27