Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/7493

Karar No

2023/1517

Karar Tarihi

9 Şubat 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TARİHİ: 01.04.2015

HÜKÜM/KARAR: Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin davada davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından dava dışı borçlular ... ve ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2012/16159 esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi nedeniyle tarafına 1., 2. ve 3. haciz ihbarnameleri gönderildiğini, haciz ihbarnamelerine karşı süresinde itiraz edemediğini, dava dışı borçlular ile arasında herhangi bir alacak ve borç ilişkisi bulunmadığını belirterek, icra dosyası alacaklısı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

  1. Mahkemenin 11.03.2014 tarihli 2013/466 Esas ve 2014/44 sayılı karar ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

  2. Kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 27.10.2014 tarihli, 2014/9437 Esas ve 2014/13930 Karar sayılı ilamı ile dosya kapsamından, davanın genel hükümlere göre açılmış menfi tespit istemli dava olduğu, dava dilekçesindeki açıklamalar ve davanın dayandırıldığı vakıaların da davacının isteminin bu yönde olduğunu gösterdiği, mahkemece davanın, İİK’nın 89/3. maddesi gereğince açılan menfi tespit davası olarak nitelendirilmesi ve hak düşürücü sürede açılmadığından bahisle reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, bu nedenle işin esası incelenerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya uygun düşmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

  3. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 28.05.2015 tarihli 2015/88 Esas ve 2015/126 Karar sayılı kararı ile uyulan bozma ilamı sonrasında, davalı alacaklı ... ... vekili tarafından ... İnş. San. Ltd. Şti. ile ...aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yapıldığı, davanın menfi tespit davası olarak genel hükümlere göre açıldığı kabul edildiğine göre, ilgili dosya borçlusu olarak görünen şirket ve ...aleyhine açılması gerektiği, zira iddianın genel olarak borçlu olunmadığının tespiti davası olduğu, icra dosyası alacaklısının davacıdan doğrudan alacaklı olduğuna dair bir iddiasının bulunmadığı, kendisine bu davada husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.

  4. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine bu defa Dairenin 28/01/2016 tarihli 2015/16047 Esas ve 2016/1193 Karar sayılı ilamı ile dosya içeriğinden davalı ... ... tarafından borçlular ... ve ... İnş. San. Ltd. Şti. ile aleyhine Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2012/16159 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, takip kapsamında davacıya İİK 89. maddesi uyarınca gönderilen 1. ve 2. haciz ihbarnamelerine süresi içinde itiraz edilmediği, üçüncü haciz ihbarnamesinin ise 21/05/2013 tarihinde tebliğ edildiği, süresi içinde dava açılmadığı, bu haliyle takip kesinleşmekle davacının, takip borçlusu yerine geçtiği, bu nedenle davalıya husumet düştüğü, davalı yönünden işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile husumetten ret kararı verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.

  5. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 15.11.2018 tarihli 2016/296 Esas ve 2018/651 Karar sayılı kararı ile alınan bilirkişi raporu benimsenerek davacının icra dosyasında borçlu olan şahıs ve şirketler grubu ile arasında herhangi bir iş yapılmadığı, bu nedenle aralarında alacak ve borç ilişkisinin bulunmadığı gerekçesiyle menfi tespit isteminin kabulüne, davalının haciz ihbarnamelerinin gönderilmesi sırasında kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle istirdat isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizin 04.12.2019 tarihli 2019/639 Esas ve 2019/5780 Karar sayılı ilamı ile yukarıda belirtilen ve mahkemece uyulan bozma ilamları uyarınca eldeki davanın genel hükümlere göre açılan menfi tespit davası olduğu hususunun kesinleştiği, dosya kapsamına alınan ve mahkemece de benimsenen bilirkişi raporu uyarınca icra takibi borçlusu ... ve ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'ne davacının borçlu olmadığı tespit edildiğine göre genel hükümlere göre açılan menfi tespit davasında istirdata karar verilebilmesi için karşı tarafın kötüniyetli olunduğunun ispatına ihtiyaç bulunmadığı, bu nedenle mahkemece istirdat isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulü ile 122.000,00 TL'nin 10.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, her ne kadar davacı ıslah ederek dava değerini artırmış ise de reddedilen 44.223,82 TL tutarındaki ödemenin davaya konu alacağa ilişkin olmadığı gerekçesiyle ıslah edilen bölüm yönünden talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; her ne kadar dava 122.000,00 TL üzerinden açılmış olsa da davacı idare tarafından davalıya yapılan ödemelere ilişkin makbuzlar sunularak davanın ıslah edildiğini, bu hali ile davalıya yapılan ödemelere ilişkin makbuzlar da incelendiğinde toplamda 166.223,82 TL ödeme yapıldığını belirterek kalan bakiye yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 inci maddesi.

  1. Değerlendirme

Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davacı vekili tarafından ıslah edilen ve mahkemece reddedilen tutarın davaya konu alacağa ilişkin olmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevapyargılamatemyizvı.mahkemekararıonanmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:34:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim