Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/12982
2023/1500
9 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/1071 E., 2021/1270 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...Ş. tarafından Evim Sigorta poliçesi ile sigorta yapılan ... ...'a ait konutta 05.03.2012 tarihinde hırsızlık olayı meydana geldiğini, evde bulunan ziynet eşyalarının çalınması sonucunda sigortalının maddi zarara uğradığını, sigortalı ... ...'ın evinin bulunduğu ...evlerinde güvenlik hizmetinin davalı Yay Özel Güvenlik Koruma Eğt. ve Kurs Hizm. Ltd. Şti. tarafından verildiğini, yeterli güvenlik hizmetini veremediğini, gerçekleşen hırsızlığı önleyemediğini, diğer davalının site yönetimi olup görevli şirketi seçen ve denetleyen olması nedeni ile sorumlu olduğunu, davacının hasarla ilgili yapılan ekspertiz sonucu zararı 09.05.2012 tarihinde 16.000,00 TL olarak sigortalıya ödendiğini belirterek şimdilik 16.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı; site yönetimi vekili cevap dilekçesinde; taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı güvenlik şirketi vekili cevap dilekçesinde; sigortalıların ihmali olduğunu, büyük ihtimalle evde çalışan personelin balkon kapısını açık unuttuğunu, personelin herhangi bir ihmali olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalılardan Yay Özel Güvenlik Koruma Hizmet Ltd. Şti. açısından davanın reddine, diğer davalı ...Evleri A ve B Blok Apartman Yöneticiliği açısından davanın kısmen kabulü ile 12.800,00 TL'nin 09.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi'nin 04.02.2021 tarih ve 2019/1951 Esas, 2021/802 Karar sayılı ilamında; "...1 Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2 Dava, konut sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle sigortalısına ödediği tazminatın, davalılar sigortalının ikamet ettiği site yönetimi ve güvenlik şirketinden rücuen tahsilini talep etmiştir. Mahkemece alınan 16.02.2016 havale tarihli Güvenlik uzmanı ve Hukuk bilirkişi heyeti raporunda; davalı Güvenlik Şirketinin güvenlik sözleşmesinde özel güvenlik görevlilerinin ne şekilde hareket edeceğinin belirlenmediği, 3 güvenlik görevlisi bulunacağı belirtilmesine karşın 1 güvenlik görevlisinin bulunduğu, site sakinlerinin can ve mal güvenliklerinin sağlanması konusunda yeterli ve gerekli sayıda personel istihdam etmediği gerekçesiyle % 40 kusurlu olduğu, yine site yönetiminin de yeterli personel istihdam edilmemesi, ikametin tırmanma ile çıkılabilecek yükseklikte olması (1,5 2m) nedeniyle önlem almaması, kamera çözünürlüklerinin zayıf olması ve delil tespitine elverişli olmaması nedeniyle % 40 kusurlu olduğu ve site yönetiminin % 40 kusurundan sorumlu olduğu, dava dışı sigortalının da 1.katta oturması, dışarıdan tırmanma ile girilebilecek bir mimari yapıda olması nedeniyle ziynet eşyalarının korunması ve saklanmasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği gerekçesiyle % 20 kusurlu olduğu belirlenmiş ve mahkemece benimsenerek davalı site yönetimi hesaplanan tazminatın % 80'inden sorumlu tutulmuş, davalı güvenlik şirketi ise dava dışı sigortalı ile sözleşme/ haksız fiil ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. TBK 61. maddede "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." düzenlemesini içermektedir. Hal böyle olunca, davalı güvenlik şirketinin de davalı site yönetimi ile birlikte meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Türk Borçlar Kanununun 61 inci maddesinin "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde,haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." düzenlemesine göre, sözleşme ile sitenin güvenlik hizmetini görmeyi üstlenen davalı güvenlik şirketinin, olayın meydana geldiği tarihte, site içinde ve çevresinde, gerek devriyeye çıkarak, gerekse güvenlik kameralarını anında inceleyerek, sitenin içine istenmeyen sızmaları engelleyecek şekilde görevini yapmadığı,güvenlik hizmetini sağlarken ne şekilde hareket edileceği, nerelerin kontrol edileceği, bir güvenlik görevlisinin kişisel ihtiyaçlarını giderirken, onun bıraktığı boşluğu hangi görevlinin dolduracağı,kesintisiz şekilde güvenlik hizmetinin ne şekilde sağlanacağı konularında detaylı bir çalışma planının yapılmadığı, sitenin güvenliği hakkında ayrıntılı şekilde bir inceleme yaparak, bunu sözleşme ile bağlı olduğu işverene sunmadığı, sunduğu güvenlik hizmetinin kusurlu olmasından dolayı rizikonun gerçekleşmesinde Türk Borçlar Kanununun 61 inci maddesine göre sorumlu olduğu, davalı site yönetiminin de kat mülkiyeti kanunu çerçevesinde kat maliklerine karşı vekil gibi sorumlu olduğu, görevinin sadece aidat toplanması, sitenin günlük işlerinin yapılması, kat malikleri genel kurulundan aldığı yetki ile kurduğu sözleşme ilişkilerinde,site sakinleri için sağladığı ve bedelini kat maliklerinden temin ettiği hizmetlerin sözleşmede kararlaştırılan amaca ve kat maliklerinin yaranına nasıl en iyi şekilde gerçekleştirileceğine dair, gözetim, denetim yükümlülüğünü yerine getirmediği, güvenlik hizmetinin istenilen güvenlik seviyesinde gerçekleşmesi için sözleşmenin kuruluşunda gerekli özen ve dikkati yerine getirmediği için meydana gelen rizikodan müteselsilen sorumlu olduklar gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 12.800,00 TL'nin 09.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı şirketin sigortalıya ödediği bedel nispetinde sorumlulara rücu hakkı olduğunu, kusur tenzilinin teminat tutarından yapılmasının hatalı olduğunu, zararın 44.500,00 USD hesaplandığını, kusur tenzilinin bu miktar üzerinden yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, konut sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61 inci maddesi, İşyeri Sigortası Genel Şartları.
- Değerlendirme
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:34:57