Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/22295
2023/1477
9 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1341 E. 2021/1216 K.
HÜKÜM/KARAR: Davalı İstinaf İsteminin Kabulü ile Davanın Kısmen Kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/491 E., 2019/495 K.
Taraflar arasındaki arsa tahsis bedeli ve değer kaybı alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.10.2022 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldiler. Tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 09.02.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Ankara Sanayi Odası 2. ve 3. Organize Sanayi Bölgesi sınırları içerisinde bulunan 100511 ada 17 parselin tahsisinin davacı adına 06.10.2006 tarihinde yapıldığını, davalı OSB tarafından gönderilen 15.02.2018 tarihli yazı ile davacı adına yapılan tahsisin iptal edildiğinin bildirildiğini, davacıya iptal edilen tahsis nedeniyle 24.09.2018 ve 01.10.2018 tarihlerinde iki parça olmak üzere toplam 425.606.50 TL ödeme yapıldığını, iptal edilen tahsis bedelinin tamamının davacıya iade edilmediğini, iptal edilen tahsisin bugünkü değeri ile 2010 yılındaki değeri arasındaki değer artışı nedeniyle davacının uğradığı değer kaybının da tazmin edilmesi gerektiğini belirterek dava konusu yerin tahsis işleminin iptali nedeniyle eksik iade edilen arsa tahsis bedeli olarak şimdilik 500,00 TL, davacının uğradığı değer kaybı olarak şimdilik 1.000,00 TL’nin tahsisin iptal tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 07.11.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile değer kaybı talebini 1.156.931,41 TL’ye, eksik iade edilen arsa tahsis bedeli talebini 84.840,52 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili beyan dilekçesinde; mahkemenin görevsiz olduğunu, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacıya bölgedeki arsa tahsis işleminin 06.10.2006 tarihinde yapıldığını, davacı tarafından ödemelerin süresinde yapılmadığını, zaman zaman ara ödemelerle faiz farklarının kapatıldığını, davacı tarafından yapılan yönetim aidatı ve altyapı katılım payı ödemelerinin davacı tarafa ödenecek arsa tahsis iade bedelinden mahsup edildiğini, davacı katılımcının arsa tahsis talebinin OSB mevzuatında öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmemesi dolayısıyla iptal edildiğini, bu iptal dolayısıyla ödenecek arsa tahsis iade bedelinin de yine iptal tarihinde yürürlükte olan mevzuatın 110. maddesi ile tespit edildiğini, buna göre OSB’nin katılımcıya ödediği bedeli aynen iade etmek dışında faiz ve sair tazminat ödeme gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının gerçek kişi olması ve KDV mükellefi olmaması nedeniyle kendisine ayrıca KDV ödemesi yapılmadığını, arsa tahsisinin iptali nedeni ile hesaplanan bedelin 21.09.2018 ve 28.09.2018 tarihlerinde iki etapta davacıya iade edildiğini belirterek belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacının 100511 Ada 17 Parsel tahsisinin davalı tarafından 15.02.2018 tarihinde iptal edildiği, davacı tarafından taşınmaz tahsis bedeli olarak toplam 510.477,02 TL'nin ödendiği, ödemeye ilişkin 25.06.2010 tarihli fatura tanzim edildiği, davalı tarafından toplam geri iade edilen bedelin 425.606,50 TL olduğu, ödenmesi gereken eksik bedelin iadesinin 84.840,52 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafından ödenen bedelin ifanın imkansız hale geldiği 15.02.2018 tarihi itibariyle çeşitli ekonomik etkenler ile güncel hesabının yapılarak ulaşabileceği alım gücünün toplam net 1.582.537,91 TL olarak hesaplandığı, ödemesi yapılan 425.606,50 TL'nin mahsubu halinde bakiye tutarın 1.156.931,41 TL olduğu, dava konusu Sincan İlçesi Temelli ... Mah. 100511 ada 17 parseldeki tahsis işleminin iptali nedeni ile eksik iade edilen arsa tahsis bedeline ilişkin 84.840,52 TL ödenmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın kabulü ile, dava konusu Sincan ilçesi Temelli ... Mah. 100511 ada 17 parseldeki tahsis işleminin iptali nedeni ile eksik iade edilen arsa tahsis bedeline ilişkin 84.840,52 TL'nin tahsis iptal tarihi olan 15.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödemesine, değer kaybına ilişkin olarak 1.156.931,41TL’nin tahsis iptal tarihi olan 15/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödemesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının sadece ödediği arsa tahsis bedelini isteyebileceğini, zira arsa tahsisinin davacının taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle haklı olarak iptal edildiğini, OSB Kanunu ve ilgili yönetmelik gereğince tahsisin iptali halinde ancak ödenen tahsis bedelinin iade edilmesi gerektiğini, kendilerinin de bedeli iade ettiklerini, davacı tarafından ödenen yönetim aidatı vs. bedellerin iadesinin mümkün olmadığını, bunları mahsup ederek ödemeyi yaptıklarını, sadece arsa tahsis bedelinin iade edilebileceğini, eksik ödendiği iddia edilen 84.000,00 TL farkın ise KDV olduğunu ve bu miktarın zaten OSB tarafından vergi dairesine yatırıldığını, bu bedelin davacıya iadesinin mümkün olmadığını ve bu miktara yönelik verilen kararın doğru olmadığını, yine güncellenmiş bedel ödenmesi koşullarının da oluşmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davalı OSB’nin arsa tahsisini ancak bedelini iade etmek kaydıyla iptal edebileceğinin eski ve yeni yönetmelik hükümleriyle sabit olduğu; davalı OSB'nin, davacıya arsa bedeli iadesi olarak 21.09.2018 ve 28.09.2018 tarihlerinde toplam 425.606,50 TL ödediği; ödeme tarihlerinde 2018 tarihli değişik yönetmelik hükümlerinin yürürlükte olduğu; tüm bu değişiklikler birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu iptal tarihi itibarıyla arsa tahsisinin OSB tarafından iptali halinde iade edilecek bedelin hesaplanma tarzının kanun ve yönetmelikte belirli olmadığı, iptal tarihi itibarıyla yürürlükteki yönetmelikte sadece tahsis edilen kişi/kurumun kendisinin sözleşmeyi iptal etmesi (arsayı iadesi) halinde iade edilecek bedelin hesaplanma tarzının düzenlendiği ancak davaya konu iptal kararından hemen sonra yürürlüğe giren ve OSB'nin ödeme tarihinde yürürlükte olan Uygulama Yönetmeliğinin 2018 tarihli değişik 110 maddesi 3. fıkrası hükümleri nazara alındığında, yönetmelik çıkaran idarenin iradesinin iade edilecek bedelin nasıl hesaplanacağını açıklığa kavuşturmak ve bu konudaki boşluğu doldurmak olduğunun da anlaşıldığı; bu durumda dava konusu olan ve iadesi gereken bedelin artık Uygulama Yönetmeliğinin 2018 tarihli değişik 110. maddesi 3. fıkrası hükümleri nazara alınarak belirlenmesi gerektiği sonucuna varıldığından duruşma açılarak bu eksikliğin tamamlandığı ve bilirkişi heyetinden 10.06.2021 tarihli ek rapor alındığı; alınan raporun yöntem itibarıyla yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alındığı; davacıya tahsis edilen arsanın tahsisinin iptal edilmesi nedeniyle, davacı tarafından sadece arsa bedeli olarak 25.06.2010 tarihli fatura kapsamında ödendiği anlaşılan 510.477,02 TL'nin, tahsisin iptal edildiği tarih itibarıyla ve 2018 tarihli değişik OSB Uygulama Yönetmeliğinin 110/3 maddesi kapsamında güncellenmiş değerinin 1.207.394,63 TL olduğu, bu miktardan dava tarihinden önce ödenen 425.606,50 TL'nin mahsubu sonucunda davacının talep edebileceği ve eksik ödenen arsa bedelinin 781.788,13 TL olduğu sonucuna varılmakla İlk Derece Mahkemesi tarafından yanılgılı değerlendirme ile fazla miktara karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesiyle davalı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusunun kabülü ile hükmün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne ve 781.788,13 TL alacağın 15/02/2018 arsa tahsis kararının iptal tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmaması, bilirkişi raporuna itiraz edilmemesi nedeniyle davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğunu, davalı OSB’ye toplam 510.477,02 TL ödeme yapılmış olmasına rağmen tahsis bedelinin tamamının davacıya iade edilmemesi (davalı OSB davacıya 425.606,50 TL iade ettiği) nedeniyle İlk Derece Mahkemesince eksik ödenen kısım yönünden tesis edilen hüküm hukuka uygun olup istinaf mahkemesince buna ilişkin talebin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı OSB’nin kendi ikrarıyla da ortaya konulduğu üzere davacıya arsa tahsis bedelinin eksik ödendiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının sadece ödediği arsa tahsis bedelini isteyebileceğini, zira arsa tahsisinin davacının taahhütlerini yerine getirmemesi ve süresinde yapı ruhsatı alarak inşaata başlamaması nedeniyle haklı olarak iptal edildiğini, OSB Kanunu ve ilgili yönetmelik gereğince tahsisin iptali halinde ancak ödenen tahsis bedelinin iade edilmesi gerektiğini, kendilerinin de bedeli iade ettiklerini, davacı tarafından ödenen yönetim aidatı vs. bedellerin iadesinin mümkün olmadığını, bunları mahsup ederek ödemeyi yaptıklarını, sadece arsa tahsis bedelinin iade edilebileceğini, eksik ödendiği iddia edilen 84.000,00 TL farkın ise KDV olduğunu ve bu miktarın zaten OSB tarafından vergi dairesine yatırıldığını, bu bedelin davacıya iadesinin mümkün olmadığını, yine tahsis işleminin iptal edildiği tarih itibariyle yürürlükte olan mevzuata göre güncellenmiş bedel ödenmesi koşullarının da oluşmadığını, arsa tahsis iptali dolayısıyla ödenecek arsa tahsis iade bedelinin hesaplamasının da yine iptal tarihinde yürürlükte olan Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği 110. maddesi ile tespit edildiğini, davalı OSB'de arsa tahsis bedellerinin fahiş olarak tespit edilen bedelin çok altında olduğunu, arsa tahsis bedelinin yeniden değerleme oranına göre güncellenmesi halinde dahi bu bedelin OSB'nin peşin satış fiyatını geçmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının arsa tahsis işleminin iptalinden sonra hüküm altına alınan ve halihazırda uygulanan Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği'nin 62. maddesinin 3. fıkrasında katılımcıya geri ödenecek bedelin güncel arsa tahsis bedelinin üzerinde olamayacağının açıkça belirtildiğini, dolayısıyla yeniden değerleme oranlarına göre bir güncelleme yapılması gerekse dahi bu bedelin üst limitinin arsa tahsisinin iptal edildiği tarihteki peşin arsa tahsis bedeli olarak tespit edilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa tahsisinin iptali nedeniyle eksik iade edilen bakiye arsa tahsis bedeli ile önceden ödenen bedelin değer kaybından dolayı güncellenmiş değeri ve arasında oluşan farkın ödetilmesi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği’nin 108 ve 110 uncu maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin aşağıdaki 2 numaralı bendin, davalı vekilinin aşağıdaki 3 numaralı bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Davacı tarafından davalı OSB’ye toplam 510.477,02 TL ödeme yapılmış olmasına rağmen tahsis bedelinin tamamının davacıya iade edilmemesi (davalı OSB davacıya 425.606,50 TL iade etmiştir) nedeniyle İlk Derece Mahkemesince eksik ödenen kısım yönünden tesis edilen hüküm hukuka uygundur. Dava konusu Sincan İlçesi Temelli ... Mah. 100511 ada 17 parseldeki tahsis işleminin iptali nedeni ile eksik iade edilen arsa tahsis bedeline ilişkin 84.840,52 TL'nin tahsis iptal tarihi olan 15.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesi gerekirken ve İlk Derece Mahkemesinin buna yönelik kabulü yerinde iken Bölge Adliye Mahkemesince bu husus göz ardı edilerek eksik iade edilen arsa tahsis bedeline ilişkin hüküm kurulmaması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Taraflar arasında arsa tahsisinin iptali nedeniyle iadesi gereken bedelin nasıl belirlenmesi gerektiği ve bedelin güncellenmiş değerinin istenip istenemeyeceği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. İlk Derece Mahkemesince iptal tarihinde geçerli yönetmeliğin esas alındığı belirtilerek davacı tarafından ödenen bedelin ifanın imkansız hale geldiği 15.02.2018 tarihi itibariyle çeşitli ekonomik etkenler ile güncel hesabı yapıldığında ulaşabileceği alım gücünün toplam net 1.582.537,91 TL olarak hesaplandığı, ödemesi yapılan 425.606,50 TL'nin mahsubu halinde bakiye tutarın 1.156.931,41 TL olduğu sonucuna varılmış; Bölge Adliye Mahkemesince ise iptal tarihi itibari ile Yürürlükte olan Yönetmelikte uygulanabilecek bir hüküm olmadığı, sadece tahsis edilenin iadesi halinde hesaplama tarzına dair hüküm bulunduğu, davaya konu iptal kararından hemen sonra yürürlüğe giren ve OSB'nin ödeme tarihinde yürürlükte olan Uygulama Yönetmeliğinin 2018 tarihli değişik 110 maddesi 3. fıkrası hükümleri nazara alınarak hesaplama yapıldığında, güncellenmiş değerin 1.207.394,63 TL olduğu, bu miktardan dava tarihinden önce ödenen 425.606,50 TL'nin mahsubu sonucunda davacının talep edebileceği ve eksik ödenen arsa bedelinin 781.788,13 TL olduğu sonucuna varılmıştır.
15.02.2018 arsa tahsisinin iptali tarihinde yürürlükte olan Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği arsa tahsisinin iadesi başlıklı 110. Maddesinde; "Katılımcı, peşinatı yatırmış ve yıllık taksitlerini ödemiş olduğu halde, inşaata başlama süresi sonuna kadar veya inşaata başladıktan sonra dilediği zaman parsel alımından vazgeçerek isteği ile yatırmış olduğu arsa tahsis bedellerini geri isteyebilir. OSB, katılımcının o güne kadar yatırmış olduğu arsa tahsis bedellerinin toplamını iade eder. Söz konusu para arsanın geri alınma tarihinden itibaren ilk mali yılda bütçeye konularak ödenir. Katılımcı bunun dışında hiçbir surette faiz ve tazminat talep edemez. Bu şekilde arsayı almaktan vazgeçerek paralarını alan katılımcıların yeniden müracaat etmesi halinde hiçbir öncelik hakları olamaz." hükmü düzenlenmiştir. Bu düzenleme arsa tahsisinden vazgeçme halinde bedel iadesine ilişkin ise de katılımcının taahhütlerini yerine getirmemesi sebebiyle tahsisin iptal edildiği halde evleviyetle uygulanması gerektiği açıktır. Davacı katılımcı vazgeçme durumunda bedel iadesinin koşullarını bildiğine göre taahhüdün yerine getirilmemesi hali içinde en iyi vazgeçme halindeki gibi bedel iadesinin sağlanabileceğini öngörmesi icap eder. Şu halde arsa tahsisinin iptali sebebiyle OSB'nin, katılımcının o güne kadar yatırmış olduğu arsa tahsis bedellerinin toplamını faizsiz iade etme yükümlülüğü bulunduğu benimsenmek suretiyle arsa tahsisi için davacı tarafından davalı OSB’ye ödenen toplam (510.477,02 TL) tutardan 15.02.2018 tarihinde arsa tahsis iptali nedeni ile davalı OSB'nin davacıya iade ettiği (425.606,50 TL) tutar mahsup edilerek eksik iade edilen tutarın (84.870,52 TL ancak taleple bağlı kalarak 84.840,72 TL) iadesine hiçbir güncelleme yapılmaksızın karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hukukun yanlış uygulanması sureti ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
-
Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
-
Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin, (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine,
8.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine,
HMK'nın 373/2 maddesi uyarınca dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:34:57