Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/12468

Karar No

2023/14007

Karar Tarihi

25 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/371 E., 2022/712 K.

ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA;

DAVA TARİHİ: 14.11.2012

HÜKÜM/KARAR: Davanın Reddi

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen karar üzerine; yeniden yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince tekrar mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili asıl ve birleşen davada dava dilekçesinde; davalı borçlular ..., ... ve ...Boru Metal Fitings Pasl. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malları bulunamadığını ileri sürerek borçlu davalıların kendilerine ait taşınmazları diğer davalılara satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalılar ...Boru Metal Fitings Paslanmaz San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının davaya dayanak gösterdikleri alacağın Asya Katılım Bankası A.Ş.'den temlik alındığını, oysa temlik eden bankanın söz konusu alacağa ilişkin olarak daha önce aynı sebebe binaen aynı taralaflara Beykoz 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/747 E. Sayılı tasarrufun iptali davasını açtığını, bu nedenle huzurdaki davanın derdest olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

2.Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu, tarafları ve sebebi aynı olan Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/747 E. Ve 2012/504 K.sayılı davasının derdest olduğunu, dersdetlik itirazlarının bulunduğunu, müvekkillerinin diğer davalılardan gayrimenkul alırken iyi niyetli olduklarını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 08.10.2013 tarihli ve 2012/747 Esas, 2013/504 Karar sayılı kararı ile; davanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle Anadolu Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli Nöbetçi Anadolu Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 20.03.2014 tarihli ve 2014/2175 Esas, 2014/3865 Karar sayılı ilamı ile

Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise davalı, üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup tasarrufa konu malların aynı ile ilgili olmadığı gibi alacağın kaynağının genel kredi sözleşmesi olmasının da görev hususunun belirlenmesine doğrudan bir etkisi yoktur. Kaldı ki davada incelenmesi gereken husus davalı borçlunun yaptığı tasarruflarının iptali gerekip gerekmediği, başka bir anlatımla İİK 277 vd maddelerinde belirtilen şartların gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Açıklanan şekli ile görevin, İİK 281. maddesine göre genel mahkemelere ait olduğu da açıktır. Hal böyle olunca davaya devam edilerek taraf delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar vermek yerine yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi isabetli değildir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

1.Mahkemenin 19.09.2017 tarihli ve 2014/431 Esas, 2017/547 Karar sayılı kararı ile davacının alacağına dayanak olan İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2012/14404 sayılı icra takibinin iptal edilmiş olduğu anlaşıldığından, bu sebeple davanın reddine, Birleşen dava (İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/52 Esas) sayılı dosyası bakımından; bu dosya üzerinden verilen birleştirme kararının kesinleştirme işlemi yapılmaksızın mahkememize gönderilmiş olduğu anlaşıldığından HMK'nun 166/1. maddesi gereğince ayrı yer mahkemesinde verilen birleştirme kararının ancak kesinleşmesi halinde diğer mahkemeyi bağlayacağından, birleşen dosyanın kesinleştirme işlemi yapıldıktan sonra gönderilmek üzere İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesine iadesine, bu nedenle birleşen dosya esası hakkında bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

2.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  1. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.11.2020 tarihli ve 2018/990 Esas, 2020/6707 Karar sayılı ilamı ile

"...

HMK’nın 166/2. maddesinde; “Davalar ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.” hükmüne yer verilmiştir.

Davacı tarafından 30.01.2014 tarihinde açılan tasarrufun iptali davasının İstanbul 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.10.2015 tarih ve 2014/52 2015/482 sayılı ilamı ile yine davacı tarafından daha önce yani 14.11.2011 tarihinde açılan işbu Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/431 sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Ancak; İstanbul 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.10.2015 tarih ve 2014/52 2015/482 sayılı dosyasında verilen birleştirme kararının usulen kesinleştirilmeksizin gönderilmiş olduğu anlaşılmıştır. Ayrı yer mahkemesinde verilen birleştirme kararı ancak kesinleşmesi halinde diğer mahkemeyi bağlar. Bu nedenle; mahkemece bir ara kararla, kesinleştirilmeden gönderilen İstanbul 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.10.2015 tarih ve 2014/52 2015/482 sayılı dosyasının kesinleştirme işlemi yapıldıktan sonra gönderilmek üzere İstanbul 5.Asliye Hukuk Mahkemesine iadesine karar verilmesi, dosya kesinleştirilip gönderildikten sonra yargılamaya devam edilerek esas hakkında karar verilmesi gerekirken bu yön gözetilmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile karar tekrar bozularak dosya kararı veren mahkemeye gönderilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava bakımından davacı tarafın tasarrufun iptalini talep edebilmesine dayanak bir kesinleşmiş icra takibi alacağının ortada bulunmadığı, buna göre asıl davanın bu önkoşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, birleşen dava bakımından ise; davalı borçlular ile taşınmazları devralan kişiler arasında muvazaayı gösterir bir yakınlık durumunun tespit edilemediği, bunun yanında davaya konu olan tasarrufların yapıldığı dönemde tapuda gösterilen resmi bedel ile taşınmazların gerçek değeri arasında fahiş bir farkın da tespit edilemediği gerekçesiyle asıl davanın ve birleşen (İstanbul 5. Asliye hukuk mahkemesini 2014/52 Esas) davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; asıl dava açısından takibin iptal edilmesinin davanın reddine sebebiyet vermeyeceğini, davalı borçluların dava konusu 8 adet taşınmazını diğer davalılara alacağın tahsilini engellemek amacıyla devrettiklerini, devirlerin 3 gün içinde yapıldığını, taşınmazların ipotek yükleriyle beraber devralındığını, kira bedellerinin devreden borçlular tarafından tahsil edildiğini, 2 adet taşınmazda ise davalı borçlu ...ve ...'un babalarının ve amcalarının oturduğunun tespit edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecicevapdavadakararyargılamatemyizvı.mahkemekararıonanmasınabirleşensonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:34:30

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim