Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/10964

Karar No

2023/14001

Karar Tarihi

25 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2023/188 E., 2023/254 K.

DAVA TARİHİ: 20.02.2017

HÜKÜM/KARAR: Davanın Reddi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ... ile müvekkilinin arkadaş olduklarını, bankalara olan kredi borçlarını kapatmak ve inşaat için yaptığı masraflar ile evlilik için gerekli masrafları karşılamak talebi ile yakın arkadaşı olan müvekkilinden değişik zamanlarda borçlar aldığını, nihayet bu borçları 15.01.2015 tarihinde belgeye bağladığını, ancak davalı ...'in müvekkiline olan borçlarını ödememesi üzerine ... 22. İcra Müdürlüğünün 2016/27536 sayılı dosyasında takip yapmak zorunda kaldıklarını, yapılan malvarlığı araştırmasında borçluya ait araç, banka mevduatı ve gayrimenkule rastlanmadığını, ancak borçluya ait... ili,... ilçesi, İkbaliye mah. 1342 ada, 14 nolu parseldeki taşınmazın borcun doğumundan sonra diğer davalı ... ...'a satıldığını öğrendiklerini, davalı ... ...'ın, borçlu davalı ...'ın eşi olduğunu, taşınmazın değerine göre tapuda düşük bir fiyat ile satıldığını belirterek, bu taşınmazın satışına yönelik tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

  1. Davalı ... cevap dilekçesinde; davacıdan 300.000,00 TL borç aldığını ve 3 adet senet yaptığını, borçlarını ödeyemediğini, aldığı borçlar karşılığında...'deki dava konusu evi satıp borçlarını ödeyeceğini veya evi ona verebileceğini belirttiğini, ancak masrafların arttığını, bu nedenle evlendiği eşine evi devrettiğini, eşinden para almadığını, alsa idi borçlarını kapatabileceğini belirtmiştir.

  2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli ve 2017/72 Esas, 2018/114 Karar sayılı kararıyla; dava konusu... ili,... ilçesi, ikbaliye Mah. 1342 ada, 14 nolu parseldeki 4 nolu bağımsız bölümün 24.11.2015 tarihinde davalı borçlu tarafından 3. kişi davalı ... ...'a 55.000,00 TL bedel ile satılmış olduğu, daha sonra 23.12.2015 tarihinde evlenmiş oldukları, tapudaki satış bedeli ile, satış tarihindeki gerçek bedeli arasında % 80'e yakın değer farkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile... ili,... ilçesi, İkbaliye mah. 1342 ada, 14 nolu parseldeki 4 nolu bağımsız bölümün davalı ... tarafından davalı ... ...'a satılmasına ilişkin 24.11.2015 tarihli satış işlemine ilişkin tasarrufun, Anadolu 22. İcra Müdürlüğü’nün 2016/27536 sayılı takip dosyasındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere iptaline, davacıya, alacağın tahsili için, tahsil etme hak ve yetkisi verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 20.04.2021 tarihli ve 2019/2188 Esas, 2021/611 Karar sayılı kararıyla; davalı ... ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1 b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizin 21.03.2022 tarihli ve 2021/24652 Esas, 2022/5397 Karar sayılı ilamı ile;

"...

Somut olayda; davalı 3. kişi Nuray ... vekili; davalı borçlu ... ile davacı alacaklı arasında hiçbir ticari ilişki olmadığını, davalı borçlunun parasal ihtiyacının bulunmadığını, takibe konu senedin afaki olarak düzenlendiğini, gerçek bir borç ilişkisini yansıtmadığını, ...'ın 250.000,00 TL borç alacak bir durumu olmadığı gibi bu parayı ne zaman nereye kullandığının da belli olmadığını, böyle bir paranın ...'ın malvarlığına da hiç katılmadığını, davacı alacaklının mal varlığı araştırıldığında davacının böyle bir borç vermeye ekonomik durumunun elvermediğinin ortaya çıkacağını iddia etmiştir. Bu iddialar karşısında davacı alacaklı, davalı ...’ın yakın arkadaşı olduğunu, bankalara olan kredi borçlarını kapatmak, inşaat için yaptığı masraflarla, evlilik masrafları için farklı tarihlerde borç verdiğini, bu borçlar karşılığında da davalıdan bono aldığını, ancak bu borcun daha sonra ödenmediğini belirtmiştir. UYAP kayıtlarına göre de; davacı ...’in asker emeklisi olduğu, davalı borçlu ...’ın ise, işçi emeklisi olduğu böylece taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, buna göre davacının davalıya 300.000,00 TL gibi bir miktarı borç vermesini gerektirecek bir durumun olmadığı, bu miktar parayı davalıya verdiğine dair banka dekontu gibi bir evrak sunamadığı, taraflarca her zaman düzenlenebilecek nitelikte olan 3 adet bono sunulduğu, bonoların vadesinin 05/06/2015, 15/08/2015 ve 15/10/2015 olmasına rağmen davacı tarafından icra takibinin dava konusu taşınmazın devredilmesinden sonra 22/12/2016 tarihinde yapıldığı anlaşılmakta olup, tüm bu maddi ve hukuki olguların dikkate alınması sonucunda davacı ve davalı arasında gerçek bir borç alacak ilişkisi olmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmiştir.

B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, buna göre davacının davalıya 300.000,00 TL gibi bir miktarı borç vermesini gerektirecek bir durumun olmadığı, bu miktar parayı davalıya verdiğine dair banka dekontu gibi bir evrak sunamadığı, taraflarca her zaman düzenlenebilecek nitelikte olan 3 adet bono sunulduğu, bonoların vadesinin 05.06.2015, 15.08.2015 ve 15.10.2015 olmasına rağmen davacı tarafından icra takibinin dava konusu taşınmazın devredilmesinden sonra 22.12.2016 tarihinde yapıldığı, tüm bu maddi ve hukuki olgular karşısında davacı ve davalı arasında gerçek bir borç alacak ilişkisi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı ...'in Harp Okulu mezuniyetinden sonra 1980 ve devam eden yıllarda İTÜ'de ve Boğaziçi Üniversitesinde Elektronik Yüksek Mühendisliği tahsili gördüğünü, 1990 tarihinde yüzbaşı rütbesiyle ordudan ayrıldığını (emekli olmamış), sonraki yıllarda sırasıyla ... Delta Elektronik, Tomson ... Fransa Paris’te, Cine 5, DigiCom, Sensormatik gibi önemli şirketlerde ve yurt dışında mühendislik faaliyetlerinde bulunduğunu ve 2003 tarihinden sonra da Türk Patent Enstitüsü nezdinde marka ve patent vekilliği yaptığını, davalı borçlu ...'ın ise uzun yıllardır "The ... otelinde çalıştığını, ... ile onun ... Otelinde çalıştığı dönemde...’a geldiği dönemlerde tanıştığını ve ilerleyen dönemlerde de yakın arkadaş olduklarını, davalıların ilk duruşmaya gelmediklerini, cevap ve delil ibrazı süresini geçirdiklerini, UYAP kayıtlarından savunmalarında hiç bahsetmediklerini, ...'ın Çekmeköy’de çocuklarının adına 4 katlı bir inşaat yaptığını, bu inşaat sebebiyle borca girdiğini, bankalara da kredi borçları olduğunu, bunları kapatmak için zaman zaman ...den döviz ve Türk parası borçlar aldığını, bazı inşaat malzemelerini de ...in kredi kartını kullanarak satın aldığını, bundan dolayı aralarında yüklüce bir hesap doğduğunu, bu borçları ödeyebilmek için...’deki evini satışa çıkardığını fakat satamadığını, bu nedenle borçların senede bağlandığını, kambiyo senedinin sebepten mücerret olduğunu, bedelsiz olduğunun yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini, Yargıtay aşamasında yeni delil ibrazı dahi olmaksızın böyle bir savunma da olmaksızın Yargıtay’ın kendiliğinden UYAP kayıtlarına başvurarak doğru olmayan şekilde kanaat oluşturmasının yanlış olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

  2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; nispi vekalet ücreti yerine maktu karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davacının gerçek bir alacağı olmasının tasarrufun iptali davalarında dava şartı olduğu ve mahkemece bu hususun yargılamanın her aşamasında res'en araştırılmasının gerektiği, davacı ile davalı arasında bir ticari ilişki olmadığı, davacı ile davalının yakın arkadaş olduğu, 2015 yılında 300.000,00 TL miktar paranın elden verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu miktar paranın davalıya verildiğine dair banka dekontu gibi bir evrak sunulamadığı, alacağın kaynağı olarak gösterilen bononun taraflarca her zaman düzenlenebilecek nitelikte olduğu, davalılar arasındaki tasarrufun evlenmeden önce yapıldığı, aralarındaki evliliğin anlaşmalı olarak değil, çekişmeli olarak bittiği ve dava dava şartı yokluğundan reddedildiğinden maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olduğu anlaşılmakla; davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz peşin harçlarının onama harcına mahsubuna,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevapistinafyargılamatemyizreddidavanınkararımahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:34:30

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim