Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/22296
2023/1371
7 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/614 E., 2021/1218 K.
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul Yeniden Hüküm Kurma ile Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2009/528 E., 2019/227 K.
Taraflar arasındaki haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı şirket yönünden kısmen kabulüne, davalı TCCD İşletmesi Genel Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ile davalı ... Ortak Girişimi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf itirazlarının kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilerek davanın davalı şirket yönünden kısmen kabulüne, davalı TCCD İşletmesi Genel Müdürlüğü yönünden yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan TCDD Genel Müdürlüğü tarafından diğer davalı ortak girişime ihale olunan "Ankara Eskişehir" hızlı tren yolu yapımı sırasında, davacıya ait 113 ada 3 parsel sayılı taşınmaza giden sulama borularının "hızlı tren yolu projesi" ile çakışması sonucu tahrip edilerek cazibe yoluyla sulanan taşınmazın artık sulanamaması nedeniyle oluşan taşınmaz değer kaybı ile her yıl oluşan ürün kaybı zararı için her türlü fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 15.000,00 TL tazminatın işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuş; ıslahla taleplerini 315.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; müvekkili idarenin meydana gelen zararla ilgili herhangi bir zarar doğurucu eylemi bulunmadığını, müvekkili TCDD ile yüklenici firma arasında yapılan sözleşmenin ilgili maddeleri gereği 3. kişilere verilen zararlardan yüklenici firmanın sorumlu olduğunu, bu yüzden davanın husumet yönünden reddini, eğer husumetten reddine karar verilmez ise davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, bu nedenle yargı yolu yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...G O Ortak Girişimi vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin TCDD tarafından onaylanan projeyi uyguladığını, bu nedenle verilen zararlardan sorumlu olamayacağını, davacının herhangi bir zararının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...mülkiyet hakkının korunması ve bozulan sistemin eski hale getirilmesi için sulama hattının ıslahı yoluyla yapılan hesaplamalar sonucu" davanın davalı ...G O Ortak Girişimi yönünden kısmen kabulüne ve 5.124,00 TL'nin faiziyle birlikte bu davalıdan tahsiline, davalı TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ...G O Ortak Girişimi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı TCDD Genel Müdürlüğü'nün de zarardan sorumlu olduğunu, bilirkişi raporlarına itiraz ettiğini, zararın devam eden bir zarar niteliğinde olduğunu, davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Davalı ... Ortak Girişimi vekili istinaf dilekçesinde; zamanaşımının dolduğunu, davalı TCDD Genel Müdürlüğü'nün sorumlu olduğunu, davalı şirketin davalı idarenin onayladığı işi projeye uygun şekilde yerine getirdiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... davalı kamu kurumunun bir plan ve proje kapsamında yürüttüğü iş nedeniyle davacıya zarar verildiği iddia edildiğine göre davanın adli yargıda görülemeyeceği, bu nitelikteki bir davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun belirtilen 2 nci maddesine göre idari yargı yerinde tam yargı davası olarak açılması gerektiği , bu nedenle İlk Derece Mahkemesince, davalı TCDD Genel Müdürlüğü yönünden davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden red kararı verilmesinin isabetli görülmediği" gerekçesiyle tarafların istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden karar verilerek, davalı TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü aleyhine ancak idari yargıda tam yargı davası açılabileceği gerekçesiyle davanın davalı ...G O Ortak Girişimi yönünden kısmen kabulüne, davalı TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü yönünden yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı TCDD Genel Müdürlüğü'nün de zarardan sorumlu olduğunu, bilirkişi raporlarına itiraz ettiğini, zararın devam eden bir zarar niteliğinde olduğunu, davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı TCDD Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen “Hızlı Tren Projesi” kapsamında, tren yolu raylarının döşenmesi işinin ihale ile davalı ...G O Ortak Girişimi tarafından yüklenildiği, davalı şirketler tarafından işin yapımı esnasında davacı ile birlikte bir kısım arazi sahiplerinin tarlalarına giden sulama borularının tahrip edildiği iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesi.
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, bilirkişi raporlarının denetime elverişli olması, sulama hattının ıslahı yönteminin uygulanmasının yerinde olması ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 9 nolu bendinde "Davacı, vekil ile temsil edildiğinden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Ortak Girişiminden alınarak davacıya verilmesine", 10 nolu bendinde "Davalı ... Ortak Girişimi, vekil ile temsil edildiğinden İlk Derece Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 21.817,56 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine" karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13 üncü maddesi“ "(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.(
- Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez." şeklinde düzenlenmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncu maddesinin 3 üncü fıkrasında "Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez." denilmektedir. Buna göre mahkemece davalı ... Ortak Girişimi yararına, reddedilen miktar için hesaplanan 21.817,56 TL vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
-
Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
-
Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 9 numaralı bendinde yer alan “2.725 TL” ibaresi çıkarılarak yerine “4.080,00 TL” ibaresinin, hüküm fıkrasının 10 numaralı bendinde yer alan “21.817,56 TL” ibaresi çıkarılarak yerine “4.080,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine
07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:35:55