Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/16102
2023/13385
1 Ocak 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/15 E., 2021/400 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın Kabulü
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davalı ... vekili Avukat ... geldi. Davacılar adına gelen olmadı. Davalı ... vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 12.12.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından davalı borçlu ... hakkında yapılan takibin semeresiz kaldığını, ancak davalı borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla 04.05.2012 tarihinde Çeşme Tapu Sicil Müdürlüğü........... Mah. ......... Mevkii 6692 ada, 3 parsel sayılı taşınmazını davalı ...'a devrettiğini belirterek taşınmaz devrine ilişkin bu tasarruf işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.
-
Davalı vekili ... vekili cevap dilekçesinde; icra dosyasındaki haciz tutanağının düzenlendiği tarihte diğer davalı borçlu Alphan'a ait tapuya kayıtlı taşınmaz mallar mevcut olduğunu, bu nedenle aciz halinin gerçekleşmediğini, dava konusu Çeşme ilçesindeki taşınmazın tapu kaydı üzerinde TEB'den alınmış konut kredisi nedeniyle ipotek olduğunu, ödenen taksitlerin bedelinin davalı ... tarafında diğer davalıya ödendiğini, ödeyebilmek için İzmir İli Karşıyaka İlçesi'nde bir ev ve takılarını sattığını, davalılar arasında gerçekleşen boşanmanın, muvazaalı olmayıp; gerçek bir boşanma olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 16.06.2015 tarihli ve 2014/292 Esas, 2015/243 Karar sayılı kararı ile; dosyanın 03.03.2015 tarihinde işlemden kaldırıldığı, 3 ay içinde yenilenmediği gerekçesiyle HMK'nun 150/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 26.09.2018 tarihli ve 2017/5113 Esas, 2018/8231 Karar sayılı ilamı ile;
"...HMK'nun 125/2.fıkrasına göre ise "davanın açılmasından sonra dava konusu davacı tarafından
devredilecek olursa, devir almış kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve kaldığı yerden itibaren devam eder."
Somut olayda, davacı alacaklı banka yargılama sırasında 21.01.2015 tarihli dilekçe ile borçludan olan alacaklarını 29.12.2014 tarihili temlikname ile Efes ... Yönetim A.Ş. temlik ettiklerini Akbank olarak davadan çekildiklerini, bundan böyle yapılacak tüm tebligatların .....'ye yapılmasını ve UYAP üzerinden taraf olarak kaydedilmesini talep etmiştir. Öte yandan 04.11.2014 tarihli ilk oturuma katılan davacı ... A.Ş. vekiline ikinci oturum günü 03.03.2015 olarak bildirilmiş, 03.03.3015 tarihli oturuma davacı tarafından katılan olmamış davalılar davayı takip etmeyeceklerini belirttiklerinden dosya işlemden kaldırılmış ve 16.06.2015 tarihinde davanın 04.06.2015 itibari ile açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Dava dayanağı alacağı temlik eden alacaklı banka ilk oturumdan hemen sonra ikinci oturumdan önce alacağı temlik ettiğini belirterek bundan böyle tebligatların temlik alan Efes ... Yönetim A.Ş.'ye yapılması ve taraf sıfatını alması için gerekli kayıtların yapılmasını talep etmiştir. Mahkemenin bilgisinde olan böyle bir halde anılan şahsın duruşmadan haberdar edilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması için gerekli tebligatları yapması gerekirken, bu işlemler yapılmadan duruşma gününde hazır olunmadığı gerekçesi ile dosyanın işlemden kaldırılması ve devamında açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. (HGK 2014/220 Esas 2015/2024 Karar)" gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; resmi satış senetlerinde gösterilen değerlerin rayiç değerlerin çok altında olduğu, takibe dayanak olan kredi sözleşmesinin düzenlenme tarihinin 23.05.2011 olduğu, borcun bu tarihte devirden önce doğmuş olduğunun kabulü gerektiği ve bu haliyle iptali istenen taraflar arasındaki aynı taşınmaza ilişkin ikinci tasarrufun borcun doğumundan sonra yapıldığı, davalıların nüfus kayıtları incelendiğinde boşanma tarihinin 28.05.2012 olduğu, her iki tasarrufun davalıların resmen evli oldukları dönemde yapıldığı, İİK 278/3 1 bendindeki tasarrufun iptali koşulunun gerçekleştiği gerekçesiyle, emsal Yargıtay (Kapatılan) 17. HD 2018 4046 Esas sayılı ilamı uyarınca dava konusu aynı taşınmazın davalı borçlunun başka bir borcu için İstanbul 7. İcra Dairesinin 2014/18350 sayılı dosyasında yapılan ihale sonucu dava dışı kişiye devredildiği, satış sonucu diğer davalı ...'a artan bedel olarak 307.000,00 TL ödendiği anlaşıldığından, davacı tarafça davalılar aleyhine tasarrufun iptali istemi ile açılan davada davaya konu .......... İli, ............ İlçesi, ........, Mahallesi,.........,Mevkii, 6692 ada, 3 parsel sayılı taşınmazda takip borçlusunun 04.05.2012 tarih ve 3221 yevmiye numaralı tasarrufunun iptali ile, İİK 283. maddesi gereği dava bedele dönüştüğünden taşınmazın hissesinin elden çıkarıldığı tarihteki bakiye bedeli olan 307.000,00 TL'nin (İstanbul 9.İcra Müdürlüğü'nün 2013/243 sayılı takip dosyasında davalı borçlu ...'ın aleyhine yapılan takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere) davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; diğer davalı borçlunun 2006 senesinde ortağı ile şirketleri paylaştığını ve eline 20 milyon dolar geçtiğini, birçok mal varlığı ve nakit parası ile ticari yatırımı varken davalı ... üzerine geçirilmiş veya devredilmiş hiçbir taşınmaz mevcut olmadığını, mal kaçırma kastı ile hareket edilmiş olsaydı sadece yazlık ev değil birçok daha değerli mal varlığı üzerinde tasarruf işlemi yapılabileceğini, ... ile boşanırken ve öncesinde davalının ekonomik durumunda ve refah seviyesinde bir azalma olduğuna dair bir emarenin bulunmadığını, dava konusu taşınmazın satın alındığı 30.10.2009 ve 04.05.2012 tarihlerinde banka konut kredisi borcu nedeniyle tapu kaydında ipotek mevcut olup, taşınmaz üzerindeki bankaya olan borç ve ipotek ile yüklü olarak satın alındığını, boşanmanın, muvazaalı olmayıp gerçek bir boşanma olduğunu, dava konusu taşınmazın 1/2sini satın alabilmek için boşanma davasından sonra 300.000,00 TL peşin ödeme yaptığını, kalan kredi taksitlerini de üstlendiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, dava konusu taşınmazı devralan davalı 3. kişi ..., tasarruf tarihinde davalı borçlunun eşi olup, İİK'nun 280/1 maddesi gereği borçlunun içinde bulunduğu mali durum ile alacaklılarını ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğu anlaşılmakla; davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Tasarrufun iptali davalarında borcun, iptali istenen tasarruftan önce doğması dava ön koşulu olup mahkemece res'en araştırılmalıdır. Dava koşulu gerçekleşmediği takdirde işin esası hakkında hüküm kurulamaz.
Somut olayda davacının İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün 2013/243 sayılı takip konusu alacağı 23.05.2011 tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, dava konusu taşınmazın 1/2 hissesinin davalı borçlu tarafından borcun doğumundan sonra 04.05.2012 tarihinde davalı 3. kişi ...'a devredildiği, böylece bu kısım yönünden dava şartının gerçekleştiği görülse de, taşınmazın diğer 1/2 hissesi 30.10.2009 tarihinde yapıldığından dava konusu taşınmazın 1/2 hissesine ilişkin tasarrufun borçtan önce yapıldığı görülmektedir. Bu durumda mahkemece; dava konusu taşınmazın 1/2 hissesine ilişkin tasarrufun borcun doğumundan önce yapıldığı gerekçesiyle bu kısım yönünden davanın ön koşul yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan hatalı tespit ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
- Bu tür davalarda dava konusu mal borçlunun borcu nedeniyle davalı üçüncü kişinin elinden çıkmış ise üçüncü kişi cebri icra sonucu yapılan satıştan elinde artı bir para kalır ise o miktar ile sorumlu olur. Somut olayda, dava konusu taşınmazın tamamının davalı borçlu ...'ın başka bir borcu nedeniyle Çeşme İcra Müdürlüğü’nün 2017/119 talimat sayılı dosyasından 09.07.2018 tarihinde kesinleşen ihale neticesinde dava dışı kişiye devredildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece öncelikle, borçlunun borcu nedeniyle yapılan satış sonucu üçüncü kişi konumundaki davalı ...'ın mamelekinde kalan paranın tam olarak ne kadar olduğunun tespiti ile, yukarıda 2 nolu bentte açıklanan hususlar dikkate alınarak, kalan bedelin 1/2'sinin İİK 283/2 madde gereğince davacının takip konusu alacak ve fer'ileriyle sınırlı olarak davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine (kazanılmış haklar da gözetilerek) karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
-
Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
-
Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'a verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ...'a iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:47:50