Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/9975

Karar No

2023/1294

Karar Tarihi

7 Şubat 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/4983 Esas 2020/598 Karar

HÜKÜM/KARAR: Davacıların istinaf talebinin kısmen kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2015/1263 Esas 2018/791 Karar

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalı ... nezdinde zorunlu trafik sigortalı olan ve davalılardan ...'a ait bulunan ... plaka sayılı aracın, vekil edeni ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca çarpması neticesinde meydana gelen 24/04/2007 günlü trafik kazasında vekil edeni ...'ın yaralanarak malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuru sonucu kendisine 08.12.2009 tarihinde 6.501,54 TL ödeme yapıldığını ancak bu ödemenin uğranılan zararı karşılamada yetersiz kaldığını, bu nedenle 14.03.2014 tarihinde sigorta şirketine 2.kez başvurulduğunu, ancak bu başvurudan sonuç alınamadığını belirterek davacı ... için 70.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, ayrıca ... için 50.000,00 TL, ... 'ın yaralanmasından duydukları elem ve ızdırap nedeniyle de davacı eş ... için 10.000,00 TL ve davacı çocuklar ... ve ... için de ayrı ayrı 5.000,00'er TL manevi tazminatın davalı ...'tan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, KTK 109/1 maddesi uyarınca her türlü tazminat davası hak sahibinin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde 10 yıl sonra zamanaşımına uğradığını bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı tarafından dava öncesinde başvuru neticesinde 08.12.2009 tarihinde 6.501,54 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin sorumluluğunu yerine getirdiğini ve davanın reddi yönünde karar verilmesi talebi olduğunu belirleterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusunun haksız fiilden kaynaklan tazminat talebi olduğu,fiilin işlendiği tarihten başlayarak iki yıl sonunda zamanaşımı görüldüğünü, ancak cezayı gerektiren fillerde ceza kanunu uyarınca daha uzun olan zamanaşımı süresinin uygulanacağını, fiilin 27.04.2007 tarihli olup, dava tarihinin 29.12.2015 tarihi olduğunu, bu durumda tazminat alacağının zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " davacıların maddi ve manevi tazminat talepli olarak açtıkları davanın 2918 sayılı KTK'nın 109/1 inci maddesi çerçevesinde 2 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerine tabi olduğu haksız fiilin gerçekleştiği 27/04/2007 tarihinden itibaren 2 yıllık sürenin sona erdiği,haksız fiilin aynı zamanda TCK 89/4 üncü maddesi çerçevesinde taksirli birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçunu oluşturacağı ve bu nedenle aynı yasanın 66/1 e maddesi uyarınca 8 yıllık ceza zamanaşımına tabi olduğu,hem haksız fiile ilişkin 2 yıllık sürenin hem de ceza zamanaşımı süresinin dolduğu, ceza yargılaması sonucu Gebze 2.Asliye Ceza Mahkemesince davalı ... hakkında aynı fiil nedeniyle 24/06/2009 tarihinde mahkumiyet kararı verildiği,mahkumiyet kararının daha sonra kesinleştiği, davalıların zamanaşımı defi süresinde ve yerinde olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; görülmekte olan davada kısmi ödeme nedeniyle, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 133/1 inci maddesi gereğince zamanaşımının kesildiğinin göz ardı edilmesi sonucunda davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, kabule göre de; AAÜT hükümleri uyarınca müteselsil sorumlular hakkında açılan davanın red nedeni aynı ise, davalılar lehine maktu ve tek vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, ayrı ayrı nispi vekalet ücretlerine hükmedilmiş olmasının da isabetsiz bulunduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurulmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " dava konusu olayda, davacılardan ...'ın yaralanması ile sonuçlanan kazanın 27/04/2007 tarihinde gerçekleştiği, görülmekte olan davanın ise 29/12/2015 tarihinde açıldığı, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1 inci ve 66/1 e maddeleri uyarınca; kaza tespit tutanağındaki belirlemelere göre; kazada davacı dışında 1 kişinin daha yaralandığı anlaşıldığından, öngörülen uzamış ceza zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu ve dava tarihi itibariyle bu süresinin dolduğu, mahkemenin zamanaşımından reddine dair kararının yerinde olduğu ancak davada davacılardan ...'ın maddi tazminata yönelik davayı kazaya neden olan aracın ... sigortacısına ve aracın sürücüsüne yönelterek açmış olup mahkemece; maddi tazminat talebi her iki davalı için ortak olan zamanaşımı süresinin geçirilmiş olması nedeniyle reddedildiğinden her bir davalı yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmiş olmasının isabetsiz bulunduğu" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1 b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve harcın da kamu düzenine ilişkin olduğu gözetilerek, maddi tazminata ilişkin vekalet ücreti yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine, sürücü yakınlarının manevi tazminat talebine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 vd. maddeleri

  1. Değerlendirme:

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesin de yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup2918 sayılı KTK'nun 109/1 inci maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüş, maddenin özellikle 2 nci fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu, taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3.kişi) fiil cezayı gerektiriyor ise, uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağı kabul edilmiş olup, kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'ya göre zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, kaza tarihinin 24.07.2007 olduğu dava tarihinin 29.12.2015 olduğu dikkate alındığında KTK'nın 109/2. maddesindeki uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde dava açılmadığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07 .02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:35:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim