Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/14741

Karar No

2023/12588

Karar Tarihi

27 Kasım 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/538 E., 2020/3993 K.

HÜKÜM/KARAR: Davanın Reddi/ İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2015/300 E., 2017/349 K.

Taraflar arasındaki muvazaalı işlemin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ile davalı ... arasında akdedilmiş olan 09.03.2012 tarihli Adana 7. Noterliğinin 5155 yevmiye no'lu Temlik Sözleşmesinin Medeni Kanunun 2.maddesine aykırı olduğunun tespiti ile iptaline, alacağı temlik alan davalı ...'ın, temlik konusu alacağının teminatını teşkil eden borçlulara ait dava dışı diğer ipotekli gayrimenkullerin ipotek takibi dışına çıkartması sonucu bu taşınmazları borçluların tasarrufuna bırakması ve sadece 3.şahıs konumundaki davacı müvekkiline ait gayrimenkullerin icra marifeti ile satılmasına yol açan tüm takip işlemlerinin muvazaalı olduğunun tespiti ile iptallerine, müvekkilinin gayrimenkulünün teminat teşkil etmediğini ve bu nedenle üçüncü şahıs müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; temlik sözleşmesinin yasaya ve iyiniyet kurallarına uygun olarak düzenlendiğini, alacağın devri ile birlikte devredenin alacak üzerindeki tasarruf yetkisinin ortadan kalkacağını, müvekkili bankanın alacağından fazlasını değil, alacak miktarı kadarını temlik ettiğini, davacı tarafın taşınmazları ipotek yükünü bilerek satın aldığını, TBK 189 maddesi gereğince alacak devir alana geçeceğinden müvekkil bankanın herhangi bir tasarruf yetkisi bulunmadığını, bu nedenle yapılan takiple ilgili şikayetlerin muhatabının müvekkili bankanın değil temlik alan ... olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... Ambalaj ve Plastik San.ve Tic. A.Ş, Başer Holding Aş ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açma sıfatı olmadığını, alacağın temliki işleminde sadece alacaklının değiştiğini, borçlunun malvarlığını azaltan bir işlemin söz konusu olmadığını, hukuki menfaat yokluğundan davanın reddi gerektiğini, taşınmazı üzerindeki ipoteklerle birlikte satın alan davacının ipoteğin paraya çevrilmesine karşı itirazının dinlenemeyeceğini, davacının satın aldığı gayrimenkul üzerindeki ipotek sebebiyle bugüne kadar hiçbir ödeme yapmadığı halde müvekkillerini suçlamasının iyiniyetli olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkilinin Adana 7. Noterliği'nin 09.03.2012 tarih ve 05155 yevmiye nolu Alacak Temliki Sözleşmesi ile ipoteğin paraya çevrilmesine konu İstanbul 14. İcra Dairesi'nin 2012/2064 esas sayılı dosyasına ve işbu dosyadan doğan alacağı tüm ferileri ile birlikte T.Halk Bankası A.Ş.'den temlik aldığını, davacının takibe konu ipotekli taşınmazı üzerindeki ipotek, haciz, vs.takyidatları ile birlikte devralan taşınmaz maliki olduğunu, davacının tarafı olmadığı bir sözleşmenin iptalini talep hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılardan... A.Ş'nin davalılardan...Ambalaj A.Ş'e, ... ve ...'den olan alacağını davalılardan ...'a devrettiği, söz konusu alacakların davacıya ait bir kısım taşınmazlar üzerine konulan ipotekler ile teminat altına alındığı, davacının bu taşınmazları ipotekli halleri ile satın aldığının açık olduğu, alacağın temliki sözleşmesinin ise borçlunun rızasını gerektirmeyen bir sözleşme olduğu, alacağın temlikinin borçlunun borcunu ortadan kaldırmayıp sadece borcunu ifa ile yükümlü olduğu alacaklıyı değiştirmeye yönelik bir tasarruf işlemi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunun somut durumun içeriği hakkında gerekli değerlendirmeyi içermediğini, müvekkilinin borçtan sorumlu tutulamayacağını, mahkemece Türk Medeni Kanununun (TMK) 873/3 ve İcra İflas Kanununun (İİK) 149'uncu maddesinde belirtilen hususlarının dikkate alınmadığını beyanla, kararın kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılmak suretiyle davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının borçtan şahsen sorumlu olmayıp ipotek ile yükümlü taşınmazın maliki olduğu, tapu sicilinde bulunan ipotek ile yükümlü olarak taşınmazı devralan kişinin bu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip işlemlerine borcu ödemeksizin karşı koyamayacağı, davacının davalılar arasında yapılan alacağın/ipoteğin temliki sözleşmesinde taraf olmadığı, davacının iddia ve taleplerine dayanak yaptığı noterde düzenleme şeklinde yapılan temlik sözleşmelerinin de tapu siciline tescil edilerek oluşturulmuş olup taşınmaz üzerindeki ipotek kaydını da kabullenerek satın alan davacı bakımından ipotek alacaklısının davalılardan herhangi biri olmasının sonuca etkisi olmadığı, ipoteğin, taşınmazın aynını takip edeceği, bu nedenle ilk derece mahkemesinin karar ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1 b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebeplerle ve ayrıca, davalı borçlular ile alacaklı Halk Bankası arasında ilk temlikin yerine geçmek üzere hazırlanan ikinci temlik ile sadece davalı borçlulara ait gayrimenkul ipoteklerinin temlik sözleşmesinde alacağın teminatı olarak gösterildiğini, yine alacağın teminatında yer alan 3. Şahıs davacı müvekkili ...’e ait ipotekli gayrimenkullerin, kapsam dışı bırakıldığını, ......... A.Ş’ nin bakiye 345.000 TL’lik alacağını temlik alan iş adamı ve borçluların yakını olan davalı ...'ın, asıl borç sahibi konumunda olan diğer ipotek borçluları yakın tanıdığı olduğu için, alacağı temlik aldıktan sonra, borçlulara ait olan 1.7 milyon TL’lik gayrimenkullerin satışa arz şerhlerini kaldırtmak suretiyle, bunları borçluların tasarrufuna bıraktığını ve sadece, 3.şahıs konumundaki davacı ...’in Adana’da bulunan 8 dairesinin satış işlemlerini başlattığını, sırf borçlular lehine, 3. Şahıs davacıyı zararlandırmak için bu işlemlerin yapıldığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, TBK'nın 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 19. maddesi.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, daha önce davacı tarafından TMK'nun 873/3 maddesine dayanılarak açılan davada, İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nce 2015/298 E., 2015/472 K. Sayılı ilamıyla davanın reddine karar verilmiş olup, verilen kararın kesinleştiğinin anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:54:47

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim