Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/14277
2023/1242
6 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2020/319 E., 2022/238 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davası hakkında verilen mahkeme kararı temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre,temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; sigortalı İGDAŞ ile müvekkili arasındaki 4897665 sayılı poliçe ile İstanbul sınırları içerisinde yer alan boru hatları, servis kutuları vesair bütün yer altı ve yer üstü varlıklarına verilen hasarlar ve bu hasarlar neticesinde doğan zararların teminat altına alındığını, davalı ... İnş. ve Tic. Ltd. Sti. tarafından 20.05.2011 tarihinde Dervişali Mahallesi ... Cad. No:92 Fatih/İstanbul adresindeki sigortalıya ait boru hattına zarar verildiğini, hasar tesbit tutanağı tanzim edildiğini, meydana gelen zararın 32.116.03 TL olduğunu, bu zarara istinaden sigortalıya 32.116.03 TL sigorta tazminatı ödendiğini, bu nedenle de sigortalının tüm haklarına halef olunduğunu, ödenen tazminat bedelinin zarar verenden tahsili amacıyla İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün 2011/16778 Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını ve fakat davalı borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazı nedeniyle takibin durduğunu iddia ederek, borçlunun itirazının iptaline ve takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulamasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davaya konu hasarın müvekkili şirketten kaynaklanmadığını, 20.05.2011 tarihinde hasara konu yerde müvekkili tarafından yol çalışması yapıldığını ancak hasarın meydana gelme sebeplerinden en önemlisinin kazı yapılan yerde doğalgaz ikaz bantlarının olmamasından kaynaklandığını, doğrudan doğruya İGDAŞ'ın tesislerini gerekli uyarı prosedürlerini uygulamadan tesis ettiklerini, hatların üstünde olması gereken ikaz bantlarının olmadığını, bu itibarla davanın müvekkiline değil doğrudan İGDAŞ'a karşı açılması gerektiğini, davacının talep etmiş olduğu tutarın İGDAŞ'ın 2011 yılında tüketicilerden abonelik sözleşmesi gereği gaz açma kapama bedeli için uyguladığı tarifelerdeki tutar olup huzurdaki davada müvekkili şirket ile İGDAŞ ve davacı kurum arasında herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, davacı ... şirketi tarafından talep etmiş olduğu bedelin nasıl ve ne şekilde belirlendiğinin dilekçeden anlaşılamadığını, kaldı ki 1602 abonenin sayaç açma kapama işleminin yapıldığının ispatlanamadığını, davacının 1602 abonenin sayaçlarının tek tek kontrol etmiş olduğunu veya açma kapama işlemi yaptığını varsaymanın dahi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, İGDAŞ'ın hasarın artmasına sebebiyet verip vermediğini ve eğer bir önlem alınması veya işlem yapılması gerekiyorsa, bu işlemlerin de düşük bedelle giderilmesinin mümkün olup olmadığının araştırılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafından düzenlenen hasar onarım giderleri belgesinde belirtilen bedellerin fahiş olduğunu, rayiç ücret bedellerinin ve hasar onarım formunda belirtilen toplam 32.116,03 TL tutarındaki hasar bedelinin güncel işçilik ve malzeme tutarının çok üstünde olduğunu, hasar onarım gideri formundaki miktarın nasıl belirlendiğine ve ücretlerin ne kadar olduğuna dair birbilgi olmadığını ve bu tutarın hukuka aykırılık teşkil ettiğinden, kesin hasar bedelinin rasyonel bir şekilde hesaplanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul (Kapatılan) 36. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.05.2014 tarihli 2013/56 2014/124 sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün 2011/16778 sayılı takip dosyasına vaki itirazının 32.116,03 TL asıl alacak ve takip tarihine kadar işlemiş 818,96 TL faiz olmak üzere toplam 32.934,99 TL üzerinden iptaline ve takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi suretiyle devamına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18.09.2019 tarih 2016/11424 2019/8200 sayılı kararı ile ''... dosyadaki belgeler ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarından; doğalgazı kesilen 1602 abonenin doğalgazının tek tek hatlarının kesilmesi suretiyle mi yoksa, arızanın meydana geldiği tek bir hattın ya da vananın kapatılması sonucunda 1602 aboneye verilen doğalgazın kesilmesi suretiyle mi gerçekleştirildiği anlaşılamamaktadır. Bu hali ile bilirkişi kurul raporu hüküm vermeye yeterli değildir. O halde yapılacak iş; acil durum nedeniyle söz konusu 1602 abonenin doğalgaz hatlarının tek tek mi kesilmesi gerektiği yoksa bu 1602 abonenin bağlı olduğu tek bir asıl hattın ya da vananın kapatılması ve daha sonra açılması suretiyle mi gerçekleştirildiğinin tespiti sonucunda her bir abone için ayrı ayrı kapama açma ücreti alabileceği yönetmelik hükümlerinin buna göre değerlendirildiği, konusunda uzman üç kişilik makine mühendisi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı, çelişkilerin giderildiği ve davalının itirazlarının değerlendirildiği bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi'' gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ''.. bozma ilamı sonrası alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi heyeti rapor ve ek raporuna göre; dava konusu olay nedeniyle, abonelere açma kapama bedelinin, Doğal Gaz Piyasası Dağıtım Ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği Madde 44, 45, 63'e göre yansıtılmadığının anlaşıldığı, doğal gaz kesintisinin 1602 aboneye giden hatların tek tek hatlarının kesilmesi ile olmadığı, arızanın meydana geldiği ana hattın kesilmesi ile meydana geldiği, ana hattın onarılmasından sonra gaz açma prosedürü ile gazın sisteme ve abonelere ulaştırıldığı, EPDK Tarifeler Yönetmeliğine göre, dava konusu olay nedeniyle abonelere yansıtılması gereken gaz açma bedelinin 1602 abone için toplam 1602x(18/2)=14.418 TL olduğu, patlayan gaz hattının tamiratı için yapılan masraflar ve kaçak gaz bedelinin ise toplam 3.280 TL olduğu, toplam masrafların 14.418 TL + 3.280 TL = 17.698 TL olduğu anlaşılmakla, davacının davalıdan dava konusu icra takibi ile talep edebileceği asıl alacak miktarının 17.698,00 TL olduğu'' gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun dava konusu İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2011/16778 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının 17.698,00 TL asıl alacak ve 451,30 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.149,30 TL yönünden iptaline, takibin bu toplam miktar üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması suretiyle devamına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; raporun eksik ve yetersiz olduğunu, hangi hesaplama yöntemi ve zarar tespiti ile 17.698,00 TL'nin nasıl hesaplandığının belli olmadığını, bahsi geçen yönetmeliğin olayda uygulanma yeri de bulunmadığını, toplam ödenen tutarın indirim yapılmadan davalıdan tahsili gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hasarın meydana geldiği mahalde BEDAŞ’a ait borulardan çıkan kıvılcımların davacının sigortalısına ait boruların delinmesine neden olduğunu, boruların uygun şekilde döşenmediği ve gerekli uyarıların olmadığı sabit olmasına rağmen davacının sigortalısının ve BEDAŞ’ın birlikte kusurunun olduğunu, raporun karara esas alınamayacağını, karar altına alınan “ açma” bedelinin hukuka aykırı olduğunu, davacının talepleri ve sunduğu tek taraflı evraklar mutlak doğru olarak kabul edildiğini, dayanak yapılan yönetmeliğin davaya konu hasar ile ilgili olmadığını, davaya konu edilen 1602 aboneye ilişkin gaz kesilmesi ve gaz açma bedellerine ait istemin, 1602 aboneye ilişkin kesme vanası kapatılarak ilgili sokakların emniyetinin sağlanmış ve hat onarıldıktan sonra yine aynı vanayı açarak abonelere gaz verilmeye başlanmış olması ile her bir abone için ayrıca kesme/açma işlemi yapıldığına ilişkin belge ve tutanak ibrazında da bulunulmamış olması sebebiyle bu yöndeki isteminin yerinde olmadığını, kapamanın tek yerden olmasına rağmen açma işlemi için neden 1602 abone tek tek gezilmiş olduğuna dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığını belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı ... şirketinin sigortalısına ödediği hasar bedelinin rücuen tazmini için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd. maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1472 inci maddesi.
- Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:36:22