Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/23478

Karar No

2023/1226

Karar Tarihi

6 Şubat 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/110 E. 2021/674 K.

HÜKÜM/KARAR: Davanın reddi istinaf başvurusunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2015/681 E. 2016/805 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in davalı Posta ve Telgraf Teşkilatı A. Ş.'de posta görevlisi olduğunu, davacı aleyhine dava dışı üçüncü şahıs ... tarafından Bursa 16. İcra Müdürlüğü'nün 2014/11789 E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinin başlatıldığını, ödeme emrinin posta görevlisi davalı ... tarafından hukuka aykırı bir şekilde tebliğ edilmiş olması nedeniyle; hakkında icra takip işlemleri yapıldığını, icra müdürlüğünce gönderilen tebligatta adres olarak davacının mernis adresinin belirtildiğini, oysa davacının işyeri adresinin de davalının çalışmış olduğu yerin hemen yanında olduğunu, öncesinde adres itibariyle hangi adres belirtilirse belirtilsin davalı posta görevlisi ...'in tebligatı davacının işyeri adresine getirdiğini, ancak davaya konu edilen tebliğ evrakının davalı posta görevlisi tarafından davacının mernis adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesi hükümlerine göre yapıldığını; ancak, tebliğin usulüne uygun olmadığını, daire kapısına davacının işyerinde olmasından bahisle haber kağıdı yapıştırılarak durumun imzadan kaçınan komşusu "... Yopa" isimli şahsa haber verildiği iddia edilerek 12.12.2014 tarihinde muhtar ...'e tebliğ edilmiş olduğunu, yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğunu, davacının anılan isimde bir komşusu bulunmadığını, ayrıca davalı posta görevlisi tarafından da kapıya yapıştırıldığı belirtilen haber kağıdının kapıda bulunmadığını, kaldı ki davacının bilinen adresinin davalı kurumun yan apartmanında bulunan iş yeri olduğunu, davalıların haksız ve hukuka aykırı eylemleri nedeniyle zarara uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla, 5.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın dava konusunu usulsüz tebligata dayandırmış olduğunu, manevi tazminat istemini davalı kuruma yönetlmesinin haksız olduğunu, manevi zararlarının nelerden ibaret olduğunun belirtilmediğini, tebligatın usulüne uygun olup olmadığını değerlendiren merciin İcra Müdürlüğünün bağlı olduğu İcra Hukuk Mahkemesi olduğunu, tebligat görevlisinin yaptığı tebliğ işleminin tek başına davacıya zarar vermiş olmasının davacıda manevi zarara sebebiyet vermesinin mümkün olmadığını, maddi tazminata ilişkin zarar, kusur ve illiyet bağının dava konusu olayda bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... cevap dilekçesi sunmamış, yargılama aşamasındaki beyanlarında, tebligatı usulüne uygun şekilde yaptığını, kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dosya içeriği, icra takip dosyası ve menfi tespit dosyası dikkate alındığında davacının talebine konu maddi ve manevi tazminata ilişkin hususların davalı tarafın eyleminden doğrudan kaynaklanmadığı, davacının elindeki hukuki imkanları ve zarar doğmamasına yönelik yapılması gereken işlemleri ve başvuruları yapmayarak iddia ettiği zarara sebebiyet verdiği, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı ...'in kusurlu davranışla zarar sebep olduğunu, Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü ve Tebligat İşletme Esaslarını Düzenleyen Genelge hükümlerine uygun tebligat yapılmadığını, her ne kadar davacı tarafından İcra Hukuk Mahkemesinde usulsüz tebligat sebebiyle takibin iptali davası açılmış ise de davanın esasa girilmeden usulden reddedildiğini, tebligatta haber verildiği iddia edilen kişinin ne o binada ne de mahallede oturmadığını, ayrıca kanuni bir zorunluluk olan bina yöneticisine haber verme yükümlülüğünün de yöneticinin beyanı ile sabit olduğu üzere yerine getirilmediğini, davalının tebliği usulüne uygun yapmaması nedeniyle ticari hayatının sekteye uğradığını, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davaya konu tebligat işlemine esas Bursa 16. İcra Müdürlüğü'nün 2014/11789 E. Sayılı dosyasında ; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine icra takibi başlatıldığı, dava konusu tebligat evrakında, borçlunun adı, TC kimlik no.su yazılarak , davacının mernis adresine çıkarılan tebligat evrakının, muhatabın 'işte' olduğundan bahisle Güzelyalı Mahallesi Muhtarı ...'in imzası ile tebligatın kendisine verildiği, muhatabın kapısına ihbar evrakının yapıştırılarak, imzadan imtina eden ... Yapa isimli şahsa haber verildiği hususunun tebligat mazbatasına yazılmış olduğu anlaşılmıştır. Takip talebinde borçlu adresinin bildirilmediği, alacaklı tarafça mernis adresine tebligat çıkartılmasının istendiği anlaşılmıştır. Davacı taraf da bu adresin davacının ikamet adresi olduğunu kabul etmekte; ancak, davacıyı tanımasına rağmen bitişikteki iş adresine tebligatın dağıtıcı tarafından götürülmediğini, ona haber vermeden ev adresine götürdüğünü iddia etmektedir. Davalı dağıtıcının, borçlunun tebligatta yazılı olan adresi itibarıyla işlem yapmasında herhangi usulsüzlük bulunmadığı, davacı tarafın bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Tebligat evrakının geçerliliğinin mevzuat yönünden değerlendirilmesi sonucunda, davalı PTT görevlisi (tebliğ memuru) tarafından, tebligatta yazılı adreste muhatabın bulunmaması üzerine, tebliğ memurunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenleyen Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında öngörülen şekilde tahkiki ile adreste bulunmama ı

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tebliğin usulüne uygun yapılmadığını, bilinen adresin mernis adresi olmadığını, mernis adresine gerçekte gidilmediğini, tebligatta yazan komşu isminin okunaklı olmadığını, binada böyle bir kişinin oturmadığını, davalı tebligat memurunun haksız eylemi nedeniyle zarara uğradığını, davalı kurumun adam çalıştıranın sorumluluğu çerçevesinde sorumluluğunun bulunduğunu, davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı posta görevlisi tarafından icra dosyası kapsamında gönderilen tebligatın usulsüz yapıldığından bahisle uğranıldığı belirtilen maddi ve manevi zararın posta görevlisi ve adam çalıştıran sıfatıyla davalı kurumdan tahsili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 66 ncı maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10 uncu ve 13 üncü maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  1. Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi 100.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunulmuş, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Manevi tazminat davalarında ücret" başlıklı 10 uncu maddesi "(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." ve "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13 üncü maddesi "(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10uncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." hükmünü haiz olup mahkemece maddi ve manevi talep miktarı bakımından kendini vekille temsil ettiren davalı Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. yararına toplam 11.150,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedildiği görülmektedir. Davacının manevi tazminat talebi tamamen reddedilmiş olmakla adı geçen Tarife'nin 10 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin Tarife'nin ekinde yer alan maktu ücreti geçemeyeceği, maddi tazminat talebi bakımından ise yine Tarife'nin 13 üncü maddesi uyarınca maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla nispi vekalet ücretine hükmedileceği düzenlemeleri karşısında; talep edilen tüm miktar üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru olmamıştır. Ne var ki belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK'nın 370/2 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

VI. KARAR

  1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

  2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı tarafın temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinin çıkartılarak yerine "hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince manevi tazminat talebi bakımından reddedilen miktar üzerinden hesap edilen 1.800,00 TL vekalet ücreti ile maddi tazminat talebi bakımından reddedilen miktar üzerinden hesap edilen 1.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalı Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş'ye verilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkarardüzeltilerekistinaftemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesionanmasınareddinedereceortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:36:22

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim