Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/9193

Karar No

2023/12215

Karar Tarihi

20 Kasım 2023

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2022/801 E., 2023/146 K.

DAVA TARİHİ: 18.06.2015

HÜKÜM/KARAR: Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde; davalının müvekkili hakkında İstanbul 38. Asliye Ticaret Mahkemesi 2011/8 2012/87 sayılı karara konu tasarrufun iptali davası açtığını, bu davada müvekkilinin davalıya 41.000,00 TL borçlu olduğu yönünde karar verildiğini, bu kararın müvekkil tarafından temyiz edildiğini ancak bu sırada davalı tarafından İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün 2012/1295 sayılı takip dosyasının açıldığını, icra tehdidi altında kalan müvekkilinin taksitle ödeme taahhüdünde bulunduğunu, bu suretle haciz işlemlerine engel olmaya çalıştığını, söz konusu ödemeyi taksit taksit haricen yaptığını, ödemenin tamamlanmasından sonra tasarrufun iptali davasına ilişkin kararın bozulduğunu, bunun üzerine yeniden yapılan yargılamada müvekkilin borcunun olmadığına ilişkin hüküm kurulduğunu, temyiz incelemesinden geçerek kararın kesinleştiğini, müvekkilinin davalıya hiçbir borcunun kalmadığının kesinleşmiş olduğunu, bunun üzerine ... 25. İcra Müdürlüğü 2015/4850 sayılı dosyasından davalının haksız olarak tahsil ettiği bedelin faizi ile iadesi için ilamsız takibe girişildiğini, davalının kötü niyetli olarak bu takibe itiraz ettiğini belirterek ... 25. İcra Müdürlüğü 2015/4850 sayılı dosyasından yapılan takibe davalının itirazının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ...Ş. davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 20.12.2016 tarihli ve 2015/698 Esas, 2016/977 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davalının ... 25. İcra Müdürlüğü 2015/4850 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin; 55.165,08 TL Asıl alacak, 11.808,61 TL işlemiş faiz üzerinden takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz oranları uygulanmak suretiyle devamına, davacının alacağı likit olduğundan bulunan bu toplam alacağın %20 tutarında inkar tazminatının davalıdan tahsiline, aşan istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 15.02.2018 tarihli ve 2017/1437 Esas, 2018/172 Karar sayılı kararıyla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1 b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizin 28.03.2022 tarihli ve 2021/17658 Esas, 2022/5997 Karar sayılı ilamı ile;

"...Kişilerin dava hakkı Anayasanın 36. maddesiyle teminat altına alınmış olup, “hukuki yarar” ile sınırlıdır. HMK'nın 114/h maddesinde düzenlenen hukuki yarar, davanın konusuna ilişkin dava şartlarından olup, davacının dava açmakta hukuken korunmaya değer bir yararının bulunması gerekir. Davada davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığı, mahkemece re'sen araştırılacak hususlardandır. Tüm davalarda olduğu gibi eldeki davada da HMK’nın 114. maddesinin (h) bendinde yazılı davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması zorunludur. İİK'nın İcranın İadesi başlıklı 40. maddesinde "İlamın Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulması icra muamelelerini olduğu yerde durdurur. Bir ilam hükmü icra edildikten sonra Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilamla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski haline iade olunur. Ancak üçüncü kişilerin hüsnüniyetle kazandıkları haklara halel gelmez." düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre, ilamlı takibe karşı paranın ödendiğine ilişkin yapılabilecek itirazlar kanunda düzenlenmiş olup, borçlu, icra emrinin tebliğinden önceki ödemeyi icranın geri bırakılması prosedürünü işleterek ileri sürebilecek; borçlu olmadığı parayı ödemek durumunda kalan borçlu istirdat davası açabilecek; mahkemece verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay tarafından bozulması durumunda da icranın iadesini isteyebilecektir.

Somut olayda; davacı taraf; davalının müvekkili hakkında tasarrufun iptali davası açtığını, bu davada önce müvekkilinin davalıya 41.000,00 TL borçlu olduğu yönünde karar verildiğini, dosya temyiz aşamasındayken icra tehdidi altında kalan müvekkilinin bu miktarı taksitle ödemek zorunda kaldığını, ancak daha sonra tasarrufun iptali davasına ilişkin kararın bozulduğunu, bunun üzerine yeniden yapılan yargılamada müvekkilin borcunun olmadığına ilişkin hüküm kurulduğunu belirtmiş olup; davacı İİK'nın 40. maddesine göre, ödemiş olduğu asıl alacak miktarı yönünden icra müdürlüğüne başvurarak icranın iadesini sağlayabilecekken, bu miktar yönünden icra takibi yapılmasında ya da dava açılmasında hukuki yararı yoktur. Ancak; İİK’nın 40/2. maddesi gereğince icranın iadesi yoluyla alacaklıdan geri alınıp borçluya verilecek miktar borçlunun icra dairesine ödediği miktardır. Davacı, kendisinin icra dosyasına ödeme yaptığı tarihten itibaren tahsil edilen paranın faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş olup, ödenen paranın faizinin İİK'nın 40/2. maddesi uyarınca icra müdürü tarafından hesap edilemeyecek olması karşısında davacının faize ilişkin talebini ayrı bir icra takibi ya da dava ile ileri sürmesinde hukuki yararının varlığının kabulü gerekmektedir. Bu durumda mahkemece; davacının icra takibine konu ettiği asıl alacak miktarı yönünden icra takibi yapmasında ve dava açmasında hukuki yararı olmadığından davanın reddine, davacının icra dosyasına ödeme yaptığı tarihten itibaren ödenmesi gereken faiz yönünden davanın açılmasında hukuki yararı bulunduğundan kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının İİK'nın 40. maddesine göre, ödemiş olduğu asıl alacak miktarı yönünden icra müdürlüğüne başvurarak icranın iadesini sağlayabilecekken, bu miktar yönünden icra takibi yapılmasında ya da dava açılmasında hukuki yararı olmadığı, davacının faize ilişkin talebini ayrı bir icra takibi ya da dava ile ileri sürmesinde hukuki yararının varlığının kabulü gerektiği değerlendirilerek bilirkişi tarafından yapılmış denetlenebilir hesap neticesinde davanın kısmen kabulüne, davalının ... 25. İcra Müdürlüğünün 2015/4850 sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 11.808,61 TL işlemiş faiz yönünden devamına, asıl alacağa ilişkin talebin hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının kesinleşmiş mahkeme kararı ile iade alması gereken ödemeyi icra dairesinden talep etmesine rağmen tahsil edemediğini, ilgili ödemenin davalının açmış olduğu takip dosyası olan İstanbul 23. İcra Müdürlüğü 2012/12951 sayılı dosyasına değil haricen Türkiye Halk Bankası A.Ş.'nin hesabına yapıldığını, icra dairesine yapılan bedel iadesi talebinin İstanbul 23. İcra Müdürlüğü 2012/12951 sayılı takip dosyası 02.05.2023 tarihli tensip zaptı ile, ilgili bedelin icra müdürlüğüne ödenmediği gerekçesiyle bedelin müvekkiline ödenmesine karar verilemeyeceğine karar verildiğini, ilgili bedelin icra dairesi kanalı ile ödenmediği durumlarda, icraya konu bedeli hukuka aykırı bir şekilde tahsil eden tarafın sebepsiz zenginleştiğini ve bu sebepsiz zenginleşmenin genel mahkeme kanalı ile talep ve tahsil edilebileceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasında daha önceki tasarrufun iptali davasında verilen mahkeme kararına istinaden (haricen) ödenen ve daha sonra bu kararın bozulması nedeniyle sebepsiz kaldığı ileri sürülen bir miktar paranın istirdadı için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 40., 277 ve devamı maddeleri, 6098 sayılı TBK'nun 77 inci maddesi.

  1. Değerlendirme

Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında her ne kadar; davacının İİK'nın 40. maddesine göre, ödemiş olduğu asıl alacak miktarı yönünden icra müdürlüğüne başvurarak icranın iadesini sağlayabilecekken, bu miktar yönünden icra takibi yapılmasında ya da dava açılmasında hukuki yararı bulunmadığı, bu durumda mahkemece; davacının icra takibine konu ettiği asıl alacak miktarı yönünden icra takibi yapmasında ve dava açmasında hukuki yararı olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek; davacı tarafından yapılan ödemenin İcra Müdürlüğü'ne yapılan ödeme olduğu düşünülmüşse de, yeniden yapılan incelemede ödemenin davacı tarafından davalıya haricen yapıldığı tespit edilmiş olup, davanın taraflar arasında daha önceki tasarrufun iptali davasında verilen mahkeme kararına istinaden (haricen) ödenen ve daha sonra bu kararın bozulması nedeniyle sebepsiz kaldığı ileri sürülen bir miktar paranın istirdadı için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Dava bu niteliği itibariyle, sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olup TBK'nın 77 vd. hükümlerinin uygulanmasını gerektirmektedir. Sebepsiz kaldığı ileri sürülen tasarrufun iptali davasındaki tazminat tutarını içeren mahkeme kararı, davacı tarafından haricen ödendikten sonra bu yöndeki karar Yargıtayca bozulmuş olmakla, İİK'nın 40. maddesinin işbu davada uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece; davacının icra takibine konu ettiği asıl alacak miktarı ve ödeme yaptığı tarihten itibaren ödenmesi gereken faiz yönünden davanın açılmasında hukuki yararı bulunduğu anlaşıldığından bozmadan önceki gibi davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapistinafkararkabulütemyizyargılamakısmendavanınkararımahkemesiderecebozulmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:01:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim