Yargıtay 4. HD 2021/22820 E. 2023/12213 K.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/22820

Karar No

2023/12213

Karar Tarihi

20 Kasım 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/244 E., 2021/139 K.

DAVA TARİHİ: 22.11.2011

HÜKÜM/KARAR: Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'in ticari ilişki nedeniyle düzenleyip müvekkiline verdiği 30.09.2011 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli bonoyu gününde ödemediğini, bu nedenle başlatılan icra takibinin kesinleştiğini, davalı borçlu ...'in adına kayıtlı ... ..., 6742 ada, 1 sayılı parselde bulunan apartmadaki 10 adet daire niteliğindeki bağımsız bölümü 30.03.2011 tarihinden başlayarak muhtelif tarihlerde çok düşük bedelle devrettiğini öğrendiklerini, bir kısım davalıların davalı borçlunun çocuğu ve damadı olması, çok kısa aralıklarla çok düşük bedellerle satılmaları, satış işlemlerinin borcun doğumundan sonra gerçekleşmesi, satın alanların çoğunun taşınmazları almalarına rağmen ekonomik güçlerinin bulunmayışı dikkate alındığında İİK 280 maddede yazılı tasarrufun iptali davasının koşullarının oluştuğunu belirterek, 10 adet bağımsız bölümün satışları ile ilgili tasarrufların alacaklarını karşılar miktarda iptaline, cebri icra ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar ve vekilleri ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde; davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 26.12.2014 tarihli ve 2011/752 Esas, 2014/854 Karar sayılı kararı ile; tasarrufun iptaline konu edilen borcun kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tanzim tarihinden sonra doğmuş olup, alacağın tahsilinin temini için borcun doğumundan sonra yapılan tasarruf söz konusu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 16.04.2018 tarihli ve 2015/7018 Esas, 2018/4147 Karar sayılı ilamı ile; "...Somut olayda, davacının takip konusu yaptığı bono 29.01.2011 tarihinde düzenlenmiş olup dava tarihi 22.11.2011'dir. Tasarruf tarihinin en erken 30.03.2011 ve daha sonraki tarihler olduğu nazara alındığında borcun, tasarruftan sonraki bir tarihte doğduğu değerlendirilmiş ise de, dava konusu tasarruflar tapuda davalı borçludan diğer davalı 3. kişilere devredildiği tarihtir. Bu nedenle tasarruf tarihi kat karşılığı inşaat sözleşmesinin düzenlendiği tarih değil, taşınmazların tapuda davalı 3. kişilere devredildiği tarih olarak kabul edilmelidir.

Şu durumda; iptali istenilen tasarrufların borcun doğumundan sonra yapıldığı sonucuna varılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufların üç grup altında ve İİK.'nun 278, 279 ve 280 inci maddelerinde düzenlenmiş olduğu gözönüne alınarak, iptal şartlarının bulunup bulunmadığının araştırılması ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ya yönelik davasının; bu davalılara devredilen taşınmazların kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yükleniciye düşen daireler olduğu, davalı ...'ın sözleşmeden kaynaklanan yükümlülük uyarınca taşınmazları devrettiği, bu davalılar yönünden İİK 277 vd. maddeleri şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle reddine, davacının davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...’a yönelik davasının; bu davalılar davalı borçlunun oğlu, kızı ve damadı olduğundan aralarında yaptıkları tasarrufların iptale tabi olduğu gerekçesiyle kabulü ile taşınmazları ellerinden çıkardıkları anlaşıldığından İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün 2011/20294 Esas dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere; 110.000,00 TL’nin davalı ...’den alınarak davacılara verilmesine, 312.750,00 TL’nin davalılar ... ve ...’den alınarak davacılara verilmesine, 339.000,00 TL’nin davalı ...’den alınarak davacılara verilmesine, 140.000,00 TL’nin davalı ...’dan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca ifanın yapılıp yapılmayacağı dahi belli olmadan, yapılacak inşaatta ileride koşullar tahakkuk ettiği takdirde, yüklenici adına tescili yapılacak yerin imza tarihi itibariyle hak doğurmasının mümkün olmadığını, bir kısım davalıların; taşınmazları ...'den değil, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği dava dışı yüklenici İbrahim Bostancı’dan aldıklarını iddia ettiklerini, ancak tapu kayıtlarında böyle bir devir olmadığını, yüklenici olduğu iddia edilen ...nın 22 yaşında, arsa sahibinin 60 yaşında olduğu, sözleşmenin bir an için gerçekten var olduğu kabul edilse dahi inşaatı yüklenicinin yapmadığını, yüklenicinin yaşı, tecrübesi ve mali gücünün buna elvermesinin mümkün olmadığını, bu itibarla imzalanan sözleşmenin danışıklı işlemlerin bir parçası olduğunu, dava konusu dairelerin tamamının davalı/borçlu ...’e ait olduğunu, reddedilen davalılara ait taşınmazların fahiş derece düşük bedellerle satış gibi gösterilerek devredildiğini, davalı Eyüp Sultan Feyiz’in; davalılardan Güngör Sezgin ile ticari ilişkisinin bulunduğunu, taşınmazı devrettiği söylenen ...’in Güngör Sezgin'in eşi ve aynı zamanda davalı ...’in kızı olduğunu, taşınmazın devir tarihlerinde diğer davalılardan ...’nın 22 yaşında, ...’ın 20 yaşında olduğu, yine davalılar ..., ..., ... ...’nın aynı nüfusa kayıtlı yakın akrabalar olduğunu, ... ve ...’nın ev hanımı olduklarını, taşınmazı iktisap edebilecek ekonomik güçlerinin olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

  2. Davalı ... temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazla ilgili olarak davalı borçlu

... ile damadı Güngör Sezgin'e ait olan İntimo Tekstil Şti.'nin TEB Bankası'ndaki 65.640,91 TL borcunu ödediği için buna karşılık olarak dava konusu 8 nolu daireyi satın aldığını, yalnızca borçlunun damadı olduğu için davanın kabulünün yanlış olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davanın reddedildiği dava konusu taşınmazların davalı borçlu ... ile dava dışı yüklenici ...arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği dava dışı ...ya düşen taşınmazlar olduğu, davalı ...'ın davalı borçlunun damadı olup, İİK'nun 280.maddesi gereği davalı borçlunun mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğu anlaşılmakla; davacılar vekili ve davalı ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekili ve davalı ...'ın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılar ve davalı ...'a yükletilmesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkarartemyizyargılamamahkemekararıvı.onanmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:01:00

perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.