Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/23216
2023/1171
6 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/6 E., 2020/424 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.07.2012 tarihinde müvekkiline kasko sigortalı aracın, davalıların malik ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu ağır şekilde hasarlandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, ... kabul edilen kaskolu araçtaki toplam 125.000,00 TL hasar bedelinin iki parça halinde sigortalıya ödendiğini, davalı aracın zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olan Güneş Sigorta tarafından kendilerine 15.000,00 TL ve 22.500,00 TL olmak üzere toplam 37.500,00 TL teminat limitinin ödendiğini, yine 33.555,00 TL sovtaj bedelinin tenzil edildiğini belirterek bakiye 53.945,00 TL'nin son ödeme tarihi olan 04.01.2013 tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait aracı diğer davalının düz kontak yapmak suretiyle müvekkilinin izni dışında kullandığını, poliçenin kaza tarihinden sonra düzenlendiğini ve davacı şirketin ödeme sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.12.2015 tarihli ve 2014/373 Esas, 2015/317 Karar sayılı kararı ile "davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu benimsenerek" davanın kabulü ile 53.945,00 TL nin 04.01.2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 02.10.2017 tarihli ve 2016/15865 Esas, 2017/8422 Karar sayılı ilamıyla; diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "...Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı kamyon sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, davalı ... vekili tarafından davaya konu aynı kazayla ilgili olarak ihbar olunan zorunlu mali mesuliyet sigortacısı tarafından ... aleyhine Orhangazi 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/47 esas sayılı dosyasında açılan rücuen tazminat davasında kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelmediği ve davalı sürücünün %75 oranında, dava dışı sigortalının %25 oranında kusurlu olduğunu belirten raporun ibraz edilerek itiraz edildiği, bu davada verilen ret kararının Dairenin 29.02.2016 tarihli ve 2015/11787 esas, 2016/2402 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, mahkemece hükme esas alınan rapor ile kesinleşen Orhangazi 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/47 esas, 2015/267 karar sayılı dosyasında yer alan rapordaki kusur oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerekirken çelişki giderilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulmasının doğru olmadığı, bu durumda mahkemece tarafların davaya konu trafik kazasındaki kusur durumlarının tespiti için İstanbul Teknik Üniversitesi veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi kurulundan, hükme esas alınan rapor ile Orhangazi 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/47 esas sayılı dosyasına sunulan raporun da irdelendiği ve aralarındaki çelişkiyi gideren bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Bozma uyarınca İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından düzenlenen 06.06.2020 tarihli raporda davalı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, raporun hükme esas alındığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 40.458,75 TL nin 04.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranını kabul etmediklerini, davacının müvekkiline ait aracı sigortalayan Güneş Sigorta aleyhine öncelikle dava açmayıp, doğrudan müvekkili araç maliki ve araç sürücüsü aleyhine dava açmayı tercih ettiğini, davacının işbu davayı açmada hukuki yararı olmadığını, sigorta şirketinin ödediği sovtaj bedelinin hatalı olduğunu, karşı araç sürücüsünün ilk taksit primini 28.06.2012 tarihinde ödediğini, rücu talebinin yerinde olmadığını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; kasko sigorta poliçesi nedeniyle davacı kasko sigortacısının sigortalısına ödediği tazminatın kazaya karışan aracın işleteni ve sürücüsünden rücuen tahsili talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi, Kasko Sigortası Genel Şartları.
- Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve özellikle davaya konu kazanın 07.07.2012 tarihinde gerçekleştiği, davacının sigortalısına 04.01.2013 tarihinde ödeme yaparak onun haklarına halef olduğu, bu durumda yürürlük tarihi 01.04.2013 olan 2013 yılı Kasko Sigortası Genel Şartlarının öncelikle rücu talebinin sigorta şirketine yöneltileceğine ilişkin B.4.4.3 maddesinin somut olayda uygulanmasının olanaklı olmadığı, davacının rücu hakkını kazandığı tarihte geçerli olan 2012 yılı KSGŞ nın B.4.4.3 maddesindeki düzenlemede bu yönde bir hüküm bulunmadığı gözetilerek davalı işleten vekilinin ilk olarak kendisinin ... ve ... sigortacısına rücu talebinin yöneltilmesi gerektiğine ilişkin itirazının yerinde bulunmadığı ve kararın usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:36:22