Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/13268

Karar No

2023/11606

Karar Tarihi

31 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/8 E., 2022/202 K.

HÜKÜM/KARAR: Davanın Kabulü

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmesi üzerine, yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının yeniden bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; bu defa davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı davalılar ... vekili, ..., ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 31.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ...ile davalı ... vekili Avukat ... ve davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 31.10.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından davalı borçlu ... aleyhine icra takibi yapıldığını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını, ancak dava konusu taşınmazını alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla ...'a devrettiğini, onun tarafından da davalı borçlunun eşinin yeğeni olan ...'a devredildiğini belirterek bu tasarrufun iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerinde Vakıfbank lehine ipotek bulunduğunu, ipoteğe konu banka borçlarını ödediğini, bu nedenle devrin gerçek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ve diğer davalı ........,'ın aynı kredi sözleşmesinin kefilleri durumunda olduklarını, Borçlar Kanunu ve ilgili mevzuata göre kefillerden birisinin borcu ödemesi halinde alacaklı ile borçlu ve kefiller arasındaki borç alacak ilişkisinin sona erdiğini, davacı, davalı ... ... ile birlikte kefil olduğuna göre, borcun davacı diğer kefil tarafından ödenmesi ile kefaletin sona ereceğini, kefilin takip alacaklısından alacağı temlik almasının kefil ... ... yönünden hukuken önem taşımadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 01.03.2013 tarihli ve 2011/248 Esas, 2013/71 Karar sayılı kararı ile taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunmadığı ve satışların muvazaalı yapıldığının ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 16.12.2014 tarihli ve 2013/14083 Esas, 2014/18802 Karar sayılı ilamı ile;

"...

Tasarrufun iptali davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötüniyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir (İİK md 282).Madde metninden de anlaşıldığı gibi davalı borçlu ile hukuki muvamekde bulunan kişiler arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Somut olayda taşınmazı ilk olarak borçludan satın alan ve davalı ...’a devir eden ... davada taraf değildir. Taraf teşkili dava şartlarından olup taraf teşkili sağlanmadan davaya devam olunamaz. Bu nedenle adı geçen kişinin davaya dahil edilmesi, bildirdiği takdirde delilleri toplanarak hasıl olacak duruma göre bir karar verilmesi yerine taraf teşkili sağlanmadan davaya devam ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 10.02.2016 tarihli ve 2015/182 Esas, 2016/51 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın satışının muvazaalı olduğu hususunun kanıtlanamadığı, dava konusu taşınmazın dava dışı ... tarafından diğer davalı ...'a 19.06.2008 tarihinde satıldığı, davalının banka havalesi ile 100.000,00 TL satış bedelini ödediği, konut kredisi çekerek ödeme yaptığı hususununda sunulan ödeme planı ve kredi ödemelerine ilişkin belgelerle kanıtladığı, alınan bilirkişi raporu içeriğine göre satım tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın değerinin 110.000,00 TL olduğu belirtildiğinden satışın piyasa değeri üzerinden gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, dava dışı ... ile davalıların akrabalık ve yakınlığı bulunduğu hususunun da davacı tarafından kanıtlanamadığı, alacaklı bankanın arsa üzerinde kat irtifakı kurularak iki adet bağımsız bölüm oluşturulduktan sonra kalan borç için ipoteğini 2 nolu bağımsız bölüme alacak miktarını karşıladığı için hasretmesi hususunun ise tamamen bankanın yetki ve insiyatifiyle olduğu, davalı ...'ın diğer davalı ...'ın teyzesi olduğu gözönüne alındığında davalı ...'in aynı evde oturuyor olmasının da muvazaa iddiasının kanıtı sayılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

C. Bozma Kararı

  1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin bu defa 03.04.2019 tarihli ve 2016/6946 Esas, 2019/4014 Karar sayılı ilamı ile;

"...

Somut olayda, davacının, davalı borçlunun dava dışı bankadan kullandığı krediye kefil olduğu, davalı borçlunun adına kayıtlı “Muğla ili, Bodrum İlçesi, ....., Mah. ......., mevkkinde 11 ada, 167 parselde kayıtlı arsasını da kredinin teminatı olarak ipotek edildiğini, ancak daha sonradan arsa üzerine kat irtifakı kurulacağından banka tarafından arsa üzerinden ipoteğin kaldırıldığı, 1. kat 2 nolu bağımsız bölüm kaydına ipoteğin işlendiğini ancak dava konusu zemin kat 1 nolu bağımsız bölüm kaydına ipoteğin konulmadığını, davalı borçlu tarafından dava konusu zemin kat 1 nolu bağımsız bölüm ve kaydında ipotek mevcut bulunan 1. kat 2 nolu bağımsız bölümün 01.02.2008 tarihinde dahili davalı 3. kişi ...’a düşük bedel ile devredildiği, davalı 3. kişi ... tarafından da dava konusu gayrımenkulün kısa bir süre sonra davalı borçlunun yiğeni olan ...’a devredildiğinin tespit edildiği, dava dışı banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı borçlu aleyhine icra takibi yapıldığı ve kaydında ipotek bulunan gayrımenkul ile ilgili ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile İzmir 17. İcra Müdürlüğü’nün 2009/17899 sayılı dosya ile icra takibi yapıldığı, davacı tarafından İzmir 17. İcra Müdürlüğü’nün 2009/17899 sayılı dosyanın temlik alındığı, söz konusu gayrımenkulün de alacağa mahsuben davacı tarafından satın alındığı, dosyadan alınan rehin açığı belgesine istinaden davalı borçlu aleyhine Şişli 7. İcra Müdürlüğü’nün 2011/15821 sayılı dosya ile icra takibi yapıldığı, borçlunun adına kayıtlı mal varlığına da rastlanmadığı, 06.09.2011 tarihinde yapılan menkul haczi sırasında davalı borçlunun dava konusu gayrımenkulde oturduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.

Yargılama sırasında dinlenen davalı tanığı ..........,’ın beyanında, davalıların hepsini tanıdığını, davalı ... ile akraba olduğunu, ......,’in söz konusu gayrımenkulleri alma gücü bulunduğunu, davalı ...’in başından beri bu evde oturmaya devam ettiği, belirtilmiştir.

Davalı tanığı ...'ün beyanında ise, “tüm davalıları tanıdığını, davalı ...’in amca oğlu olduğu, söz konusu gayrımenkulleri alacak gücünün olmadığı, ...’in zor durumda olması sebebi ile evde oturmasına izin verildiği” belirtilmiştir.

Dahili davalı ... davaya cevap dilekçesinde, davalıya ait gayrımenkulleri ipotek yükü ile satın aldığını hatta ipotek borcu sebebi ile kredi geri ödemelerini de bankaya kendisinin yaptığını beyan etmiştir.

Davalı ...‘in tanık beyanları ve davalıların kendi beyanlarına göre dava konusu gayrımenkulde başından beri oturduğunun anlaşılmasına, davalı ... ile diğer davalılar arasında kira sözleşmesine ya da kira bedeli ödendiğine dair herhangi bir dekont, makbuz ibraz edilmemesine, davalıların tüm tanıkların davalılar arasındaki ilişkiyi bilip davalıları tanıdıklarının belirlenmesine ve davalı ...'ın davalı ...'i tanıdığının davalı ...’in kendi beyanına göre kredi borcunun kendisi tarafından ödendiğinin iddia edilmesine rağmen dava dışı banka tarafından yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte dava dışı 2 nolu bağımsız bölümün davacı tarafından alacağa mahsuben satın alınmasına dair itiraz da bulunmadığı gibi ihalenin feshi davası da açmadığının anlaşılmasına, dava konusu gayrımenkulü satın aldıktan çok kısa bir süre sonra davalı borçlunun yiğeni olan davalı ...’a devretmesine hususları değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesi ile karar yeniden bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.

D. Mahkemece Yeniden Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;davalı ...‘in tanık beyanları ve davalıların kendi beyanlarına göre dava konusu gayrımenkulde başından beri oturduğu, davalı ... ile diğer davalılar arasında kira sözleşmesine ya da kira bedeli ödendiğine dair herhangi bir dekont, makbuz ibraz edilmediği, davalıların tüm tanıkların davalılar arasındaki ilişkiyi bilip davalıları tanıdıklarının belirlendiği ve davalı ...'ın davalı ...'i tanıdığının davalı ...’in kendi beyanına göre kredi borcunun kendisi tarafından ödendiğinin iddia edilmesine rağmen dava dışı banka tarafından yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte dava dışı 2 nolu bağımsız bölümün davacı tarafından alacağa mahsuben satın alınmasına dair itiraz da bulunmadığı gibi ihalenin feshi davası da açmadığı, dava konusu gayrımenkulü satın aldıktan çok kısa bir süre sonra davalı borçlunun yiğeni olan davalı ...’a devrettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile; Muğla İli, Bodrum İlçesi, ......, Mahallesi, ......; Mevkii, 11 ada 167 parsel (yeni 810 ada 60 parsel) Zemin Kat 1/2 arsa paylı bağımsız bölüm 1 numaralı taşınmazın Bodrum Tapu Müdürlüğünce yapılan 19/06/2008 tarih 10405 yevmiye nolu satış işleminin Şişli 7. İcra Müdürlüğü'nün 2011/15821 Esas sayılı icra dosyasındaki takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere iptaline ve davacıya cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; ipotek alacaklısı banka tarafından ipoteğe konu edilmeyen taşınmazla ilgili bu davanın açılamayacağını, banka ile anlaşma yoluna giden davacının, dava dilekçesinde bankaya olan tüm borcu ödediğini ve icra dosyasını temlik aldığını açıkça beyan etmişse de, banka ile hangi rakam üzerinden anlaştığını, icra dosyaları kapak hesabı üzerinden mi yoksa haricen tahsil yöntemi ile mi alacağın temlik alındığının belli olmadığını, davacının tıpkı müvekkili ... gibi kredi sözleşmesi kefili olduğunu, davacının yapması gerekenin banka dosyasını temlik almak değil, bankanın ipotekli taşınmazı satmasını beklemek ve satılan bu 2 nolu bağımsız bölüm bedelinin kredi borcunu kapatmıyor ise geri kalan borç kısmını ... ile birlikte ödeyerek kefillikten kurtulmak olması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kefil ......,'in asıl borçlu dava dışı Tempo Taşımacılık Ltd. Şti.'nin bankaya olan borçlarını ödemesi üzerine alacaklı banka ile anlaşıp bir miktar ödeme yaparak, icra dosyasına konu alacağı temlik aldığını, diğer kefil olan ...'in davacıya herhangi bir sorumluluğunun olamayacağını, kefillerden birinin borcu ödemesi halinde alacaklı ile borçlu ve kefiller arasındaki borç ilişkisinin sona erdiğini, müvekkili Adil ile davalı ... arasındaki satış işleminin muvazaalı olmayıp, müvekkilinin yatırım amaçlı olarak Bodrum’da taşınmaz edinmek istediğini, bu arada davalının yeğeni diğer davalı ...’ın yaşlı anneannesi... ve teyzesi ...’in evsiz kalmamaları ve kendi annesinin oturduğu komşu iki parsel arasında kalan dava konusu taşınmaza yabancı birinin girmemesi için (1) nolu bağısız bölümü müvekkilden satın almak istediğini ve müvekkilinin de (2) nolu bağımsız bölümdeki ipoteğe konu borçları ödemek için yeterli maddi gücü bulamadığı ve ...‘den de herhangi bir kira alamadığı için (1) nolu taşınmazı davalı ... ’a sattığını belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece bozma ile ilgili herhangi bir karar verilmeden doğrudan doğruya davanın kabulüne karar verildiğini, davalı ...'ın dava konusu bağımsız bölümü banka konut kredisi ile satın aldığını ve kredilerini ödediğini, davalılardan ... ...'ın eşiyle birlikte düşmüş oldukları ekonomik sıkıntı nedeniyle bağımsız bölümü sattıklarını, kefillerden birinin borcu ödemesi halinde alacaklı ile borçlu ve kefiller arasındaki borç ilişkisinin sona ereceğini belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davacı tarafından davalı borçlu hakkında yapılan icra takibinin itirazsız kesinleştiği, davalı ...‘in dava konusu gayrımenkulde başından beri oturduğu, ... ile diğer davalılar arasında kira sözleşmesi ya da kira bedeli ödendiğine dair herhangi bir dekont, makbuz ibraz edilmediği, tüm tanıkların davalılar arasındaki ilişkiyi bilip davalıları tanıdıklarının belirlendiği, davalı ...'in dava konusu gayrımenkulü satın aldıktan çok kısa bir süre sonra davalı borçlunun yeğeni olan davalı ...’a devrettiği anlaşılmakla; davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

17.100,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... İmbat'tan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevapyargılamatemyizvı.kararımahkemeonanmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:09:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim