Yargıtay 4. HD 2021/22200 E. 2023/1105 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/22200

Karar No

2023/1105

Karar Tarihi

26 Ocak 2023

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/599 D.İş, 2021/602 K.

SAYISI: 2021/İHK 23795

HÜKÜM/KARAR: Davalı İtirazının Reddi/Davanın Kısmen Kabulü

SAYISI: K 2021/70384

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının oğlunun yolcu olduğu davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın karıştığı 30.07.2019 tarihli tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının oğlu ... 'ın vefat ettiğini, davacının ölenin desteğinden yoksun kaldığını belirterek belirsiz alacak olarak 5.100,00 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında talebini 136.089,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartının eksik olduğunu, hatır indirimi uygulanması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosuna ve 1.8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, hesaplama için müteveffanın gelirinin tespiti gerektiğini yoksa asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, SGK'dan davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, davalının temerrüde düşmediğinden başvuru tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulmasını, kusur oranının belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. ... KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...desteğin yolcu olduğu ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif ranta göre aktüer raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı, desteğin müterafik kusuru nedeni ile %20 oranında indirim uygulanması gerektiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 98.848,00 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının 19.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri

Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dava şartının eksik olduğunu, hatır indirimi uygulanması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosuna ve 1.8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, hesaplama için müteveffanın gelirinin tespiti gerektiğini yoksa asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, SGK'dan davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, davalının temerrüde düşmediğinden başvuru tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulmasını, kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi rapor ücretinin tahsiline ilişkin kararın hukuka aykırı bulunduğunu, her iki taraf lehine de 1/5 oranında vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " ... Davacı taraf davalı ... şirketine eksiksiz evrakla başvuru yapmakla dava şartının eksik olmadığı; trafik kazası tutanağında sigortalı araç sürücüsünün tek taraflı olarak direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kazanın meydana geldiği belirtilmiş ve davalı ... şirketinin davacıya yaptığı ödemenin de sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuruna göre olduğu, kusur oranını benimsediğinden bu yöne ilişkin itirazın reddi gerektiği; tazminatının hesabı için alınan bilirkişi raporunun kaza tarihindeki Genel Şartlara uygun, destek tazminatı talebinin, Yargıtay'ın yeni içtihatları doğrultusunda TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak hükme en yakın veriler nazara alınmak suretiyle hazırlandığı, hüküm kurmaya yeterli olduğu değerlendirilerek davalı tarafın hesaba yönelik itirazının reddi gerektiği; müteveffanın sigortalı araç sürücüsünün gezme daveti nedeniyle araca bindiğinden bu yöne ilişkin itirazın reddi gerektiği; davacı vekili çektiği ihtarla ödeme talebinde bulunarak tazminatın ödenmesini ihtar ettiği; dava konusu kazaya karışan aracın hususi araç olduğu, kabul edilen tazminat tutarına 19.11.2020 tarihinden itibaren yasal faiz oranları uygulanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı; davaya konu kazanın iş kazası olmaması nedeni ile SGK'nın sigorta şirketine rücu hakkı bulunmadığı; HMK 323/l e maddesinde bilirkişi giderinin masraf kabul edildiğinden bu yöne ilişkin itirazın reddi gerektiği; davacı yararına tam ve nispi vekalet ücreti takdir edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava şartının eksik olduğunu, hatır indirimi uygulanması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosuna ve 1.8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, hesaplama için müteveffanın gelirinin tespiti gerektiğini yoksa asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, SGK'dan davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, davalının temerrüde düşmediğinden başvuru tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulmasını, kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, müteveffanın desteğinden yoksun kalan tüm hak sahiplerinin tespiti ile davacıların hak ettiği gerçek tazminatın tespitinin ancak mümkün olabileceğini, her iki taraf lehine de 1/5 oranında vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe:

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan, desteğin yolcusu olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91 ve 92 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

  1. Değerlendirme

  2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle, başvuru şartının gerçekleşmiş olmasına, dava konusu aracın hususi araç olması ve temerrütün gerçekleşmiş olması sebebi ile faiz başlangıcı ve türünde yasaya aykırılık bulunmamasına, karara esas aktüer raporundaki hesaplama yönteminin ve diğer unsurların usul ve yasaya uygun olmasına, dava konusu kazanın iş kazası olmaması nedeni ile SGK'dan PSD araştırılmasının yapılmamasında isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu kazanın tek taraflı ve davacı desteğinin kusursuz yolcu olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  3. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.

Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.

Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap dilekçesinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında davacı desteğinin yolcu olduğu araçtaki diğer yolcu, eğlenmek amacıyla arkadaşının aracıyla yola çıktıklarını, murisin de araç içinde bulunduğunu, eğlence dönüşü kazanın meydana geldiğini beyan etmiştir. Davacı desteğinin, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

  1. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR

  1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

  2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,

26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkarartemyizvı.kararıitirazreddinebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim