Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/7427

Karar No

2023/10921

Karar Tarihi

17 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/476 E., 2022/78 K.

HÜKÜM/KARAR: Davalı Sigorta Yönünden Karar Verilmesine Yer Olmadığına, Diğer Davalılar Yönünden Davanın Kısmen Kabulüne Davalı ... ile ... Duruşmalı

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı sigorta yönünden feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili, davalı ... vekili ile davalı ... ve ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairece kararın bozulmasına karar verilmiş; mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davalı sigorta yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar davacı vekili ile davalılar ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalılar ... ve ... vekili tarafından istenilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av.... ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili Av. Kamil İldemir geldiler. Davalılar ..., ... ve ... tarafından gelen olmadı. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenilerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu davalı ...'in sevk ve idaresinde olan motosiklet ile, davalılardan ... adına kayıtlı, davalı ... Mutlu'nun sürücüsü, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin zorunlu trafik sigortacısı olduğu minibüsün 05.11.2008 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL çalışma gücü kaybı tazminatı,10.000,00 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 30.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 27.02.2012 tarihinde sunduğu talep açıklama dilekçesi ile talebini, geçici iş göremezlik için 9.000,00 TL, tedavi masrafları için 1.000,00 TL ve sürekli iş göremezlik tazminatı için de 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminat olarak belirlemiş ve 04.01.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile; tedavi masrafları için 4.875,00 TL, geçici iş göremezlik için 2.823,00 TL ve sürekli iş göremezlik tazminatı için 118.545,00 TL olmak üzere 126.243,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın da davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP

  1. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti doğrultusunda sorumlu olduğunu, bu nedenle müştereken ve müteselsilen talebin yerinde olmadığını, davacının usule uygun şekilde davalı sigortaya başvuruda bulunmadığını, başvuru yapılması ve davacının delillerinin tarafımıza tebliğinin gerektiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, olay tarihinden itibaren faiz talebinin bu nedenle hatalı olduğunu, hesaplanacak tazminat için aktüer bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, belgesiz ve faturasız taleplerin reddi gerektiğini, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan rücuya esas bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması ve yapılmış olması halinde mahsup edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

  2. Davalı ... ve ... cevap dilekçesinde; öncelikle kusura itiraz ettiklerini, davacı yolcunun ve sürücü olan davalı ...'nin yaşları itibariyle motosiklette seyretmelerinin yasak olduğunu, kasklarının takılı olmadığını, buna rağmen kavşakta seyrederken ana yola çıkmaları sonucu kazanın meydana geldiğini, davalılarda kusurun bulunmadığını, davacının talebinin açıklatılması gerektiğini, davacının ve davalı ...'nin beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.

  3. Davalı ... adına velayeten ... ile ... cevap dilekçelerinde; davacının davasının haksız olduğunu, davacının hayatını normal şekilde yaşadığını, herhangi bir işgöremezliği bulunmadığını, davalı ...'nin daha ağır yaralanmasına rağmen davacının haksız yere tazminat talep ettiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 24.01.2020 tarih, 2011/669 esas, 2020/88 karar sayılı kararı ile, davalı sürücü ...'in %25 oranında, davalı sürücü ...'un %75 oranında kusurlu olduğu, davacıda Adli Tıp Kurumu raporuna göre %16.2 sürekli maluliyetin bulunduğu, bu verilere göre yapılan hesaplamanın yerinde olduğu, hatır taşıması indiriminin tartışılması için davalıların bu yönde savunması olması gerektiği, ancak yargılama devam ederken davalıların hatır taşımasına yönelik savunmalarının bulunmadığı, davacının cismani zarara uğraması nedeniyle manevi tazminata hak kazandığı, davalı sigorta yönünden davacının feragat dilekçesi sunduğu gerekçesiyle davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden davanın feragat nedeniyle reddine; diğer davalılar yönünden kusur raporu, ATK 3. İhtisas Dairesinin maluliyet raporu, hesap raporu hükme esas alınarak maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.823,98 TL geçiçi iş göremezlik tazminatının olay tarihi olan 05.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; 118.545,08 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 10.000,00 TL'sinin olay tarihi olan 05.11.2008 tarihinden, bakiye 108.545,08 TL'sinin ıslah tarihi olan 04.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; 4.875,00 TL tedavi giderinin 1.000,00 TL'sinin olay tarihi olan 05.11.2008 tarihinden itibaren bakiye 3.875,00 TL'sinin ıslah tarihi olan 04.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline; davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 05.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ..., ... vekilleri, davalılardan ... ile davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 22.09.2021 tarih, 2020/2110 esas, 2021/5263 karar sayılı ilamı ile "...Dosya içerisinde, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin inceleme yapılmasının mümkün olmamasına göre tarafların aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; dosya kapsamından; davacının 05.11.2009 tarihli dava dilekçesinde hükmedilecek olan maddi ve manevi tazminata olay tarihi itibariyle yasal faiz işletilmesini talep ettiği, 04/01/2016 tarihli ıslah dilekçesinde ise maddi tazminat istemini artırdığı ancak faiz başlangıcı yönünden ayrıca talepte bulunmadığı; mahkemece, dava dilekçesi ile talep edilen maddi tazminat miktarı hakkında olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacının ıslah dilekçesi ile artırdığı ve mahkemece kabul edilen kısım hakkında ise ıslah tarihinden faize hükmedildiği anlaşılmıştır. 24.05.2019 tarih ve E:2017/8 K:2019/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararı ile “Bir miktar para alacağının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği kısmî davada, dava konusu miktarın kısmî ıslahla faiz talebi belirtilmeksizin arttırılması halinde, arttırılan miktar bakımından dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedileceği" yönünde karar verilmiş olup, böylece ıslahta sadece miktarın arttırılması yeterli olup, dava dilekçesindeki faiz istemi ıslahı da kapsamaktadır. Belirtilen İBK kararı ve davanın dayanağı olan eylemin haksız fiil niteliğinde olduğu nazara alındığında, dava dilekçesi ile talep edilen maddi tazminat miktarı ve ıslah dilekçesi ile artırılan ve mahkemece hüküm altına alınan maddi tazminatın tamamı yönünden olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerekir. Şu durumda mahkemece, hükmedilen maddi tazminat miktarının tamamına olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken, dava dilekçesi ile talep edilen maddi tazminat yönünden olay tarihinden, ıslah dilekçesi ile artırılan kısım yönünden ıslah tarihinden faize hükmedilmesi hatalı olup hükmün açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10. maddesinde “ (1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” ve aynı tarifenin 13. maddesinde “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” şeklinde düzenlemeler bulunmaktadır. Somut olayda, davacının manevi tazminat talebi kısmen kabul edilmiş, 3.000,00 TL yönünden talep reddedilmiştir. Manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına 3.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, reddedilen miktarı geçecek şekilde davalılar yararına 3.400,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, hükmün bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Davalılardan ..., ... ve ...’in diğer temyiz itirazlarına gelince; Davaya konu kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun "Tazminat miktarının tayini" başlıklı 43. maddesinde (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 51); hâkimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiin icabına ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "Tazminatın tenkisi" başlıklı 44. maddesinde (6098 sayılı Kanun m. 52) ise; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hâkimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği düzenlenmiştir. Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen 818 sayılı Kanun’un 44. maddesinde (6098 sayılı Kanun’un 52. maddesi) öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Haksız fiile dayanan tazminat istemlerinde; haksız fiilin unsurlarından olan zarara ilişkin tüm tespitlerin doğru biçimde yapılması ile zarara etki eden tüm hususların dikkate alınması gerekir. Yukarıda anılan yasal düzenlemeler gereği, tazminatı belirleme konusunda tek yetkili olan mahkemece, zararı doğuran ya da ağırlaştıran durumların (müterafik kusurun) re’sen dikkate alınması zorunlu olduğundan, bu hususta bir itiraz olup olmadığına bakılmaksızın gerekli incelemelerin yapılması şarttır. Dosya kapsamından; davacının, kaza tarihinde 14 yaşında olan arkadaşı davalılardan ...’in sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklette yolculuk yaptığı, bu anlamda yaşı küçük davalının kullanmış olduğu motosiklete binmek suretiyle oluşan zarar yönünden davacının müterafik kusuru bulunduğu anlaşılmakla, 818 sayılı Kanun’un 44. maddesi (6098 sayılı Kanun m. 52) gereğince tazminattan indirim yapılması gerekirken, bu hususun değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması da davalılardan ..., ... ve ... yararına bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyularak davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden karar kesinleşmiş olmakla karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ..., ... ve ... açısından davanın kısmen kabulüne, 2.823,98 TL geçici iş göremezlik zararı, 118.545,08 TL sürekli iş göremezlik kararı ve 4.875,00 TL tedavi masrafı olmak üzere toplam 126.244,06 TL zarara Türk Borçlar Kanunu 52 nci maddesi uyarınca müterafik kusur nedeniyle %20 oranında hakkaniyet indirimi uygulanmak suretiyle 100.995,25 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 05.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı yana ödenmesine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne, 7.000,00 TL manevi tazminata %20 oranında hakkaniyet indirimi uygulanmak suretiyle 5.600,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 05.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı yana ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili duruşmasız olarak, davalı ... ve ... vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hakkaniyet indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, düşük olan manevi tazminata bir de %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasının doğru olmadığını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hakkaniyet indirimi yapıldıktan sonraki alacak üzerinden hesaplanarak hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

  2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı aleyhine ağır ve hakkaniyete uygun olmayan tazminatların hükmedildiğini, davalılar ve vekilleri ayrı ayrı olmasına rağmen davalılara reddedilen manevi tazminat yönünden tüm davalılar lehine toplam 3.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

  3. Davalı ... ve ... vekilleri temyiz dilekçesinde; davacı ile davalı ...'nin arkadaş olduğunu, bu nedenle hatır için taşınan davacı yönünden hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacının tek yanlı iradesi esas alınarak hazırlanan maluliyet raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, ceza yargılamasındaki kusur oranlarına bağlı kalınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, kusur oranlarının eksik incelemeye dayalı olarak tayin edildiğini, olayda davacının asli kusurlu olduğunu, ifadelerinde çelişki olduğunu, yeniden kusur tespiti yapılması gerektiğini ve davalılara reddedilen manevi tazminat yönünden tüm davalılar lehine tek vekalet ücreti olarak toplam 3.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; davacının yolcu olarak bulunduğu davalı ...'in sevk ve idaresinde olan motosiklet ile davalılardan ... adına kayıtlı, davalı ... Mutlu'nun sürücüsü, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin zorunlu trafik sigortacısı olduğu minibüsün 05.11.2008 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralanarak malul kalmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen geçici 3/2 madde atfı ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41,42,43, 44 ve 46 ıncı maddeleri (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,50,51,52 ve 54 üncü maddeleri), 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

İlk Derece Mahkemesinin nihai kararlarının bozulması1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile faizin bozmaya uygun şekilde hüküm altına alınmış olmasına, davacı aleyhine %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmış olmasına, manevi tazminat miktarının yerinde olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup duruşmasız temyiz eden davacı vekili ile davalı ... vekilinin, duruşmalı temyiz eden davalı ... ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Duruşmasız temyiz eden davacı vekili ile davalı ... vekilinin, duruşmalı temyiz eden davalı ... ve ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

17.100,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalılar ..., ... ve ...'e yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevapyargılamatemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:17:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim