Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/11786
2023/10912
17 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/179 E., 2022/166 K.
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul
Taraflar arasında görülen muvazaa nedeni ile taşınmaz satışlarının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi tarafından mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av. ... ile davalı asil ... ve vekili Av ... ile davalı ... vekili Av. ... geldiler. Taraflar vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 17.10.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılardan ...'dan boşanmak için Kayseri 3. Aile Mahkemesinin 2010/999 sayılı dosyasında dava açtığını, yargılamadan hemen önce bu davalının mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazlarını 09.08.2010 tarihinde diğer davalı kardeşi ...'a devrettiğini belirterek, bu muvazaalı satışların iptali ile davalı ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.04.2014 tarihli ve 2011/380 Esas, 2014/133 Karar sayılı kararı ile; davacının talebini açacağı mal rejimi davasında ileri sürebileceği, muvazaalı işlem var ise bunu ispat ettikten sonra mal rejiminden kaynaklanan katılma alacağını elde edecekken davacının bu yöndeki hakkını kullanmaksızın tapu iptal ve tescil davası açtığı, İİK nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri yönünden de davalının boşanmadan dolayı boşanma ilamı ile aleyhine tazminatları ödediğinden ve güncel nafaka borcu olmadığından tasarrufun iptali davasının yasal şartları oluşmadığı, davacının dava açmakta hukuki yarar olmadığı gibi aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 27.06.2018 tarihli ve 2016/20353 Esas, 2018/ 6464 Karar sayılı ilamı ile
"...
BK'nun 19. maddesine göre davacının somut olayda bu davayı açmakta hukuki yararı olması için davalıdan bir alacağının olması gereklidir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, bu dava açıldığı sırada derdest olan boşanma davasının sonuçlandığı, davacı ile davalı ...'in Kayseri 3. Aile Mahkemesi'nin 2010/999 E. 2012/1088 K. sayılı kararı ile boşandıkları, boşanma kararında davacı lehine mali haklara hükmedilmediği ve kararın 25.01.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacının kesinleşen boşanma davası sonucunda doğan alacakları nedeniyle bu davayı açmakta hukuki yararı ve dava ehliyeti vardır.
Bu durumda mahkemece,BK'nun 19.maddesine göre işin esasına girilerek tarafların delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı " olduğu gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, davanın açılmasına esas Kayseri 3. Aile Mahkemesi'nin 2010/999 Esas sayılı dosyasında verilen kararın kesinleşmiş olduğu, davaya dayanak alacağın gerçek alacak olduğu, davaya konu ve iptali istenen tasarrufların boşanma davasının açılmasından hemen önce gerçekleştirildiği, taşınmazların tapudaki bedelleri ile bilirkişi raporları ile tespit edilen bedelleri arasında nispi fark bulunduğu, davalıların kardeş oldukları, davalı ...'ın, ...'ın davacıya olan borcundan haberdar olmadığını ileri sürmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalı ...'ın boşanma davası neticesinde davacının alacaklarını sonuçsuz bırakma amacıyla tüm taşınmazlarını devir ettiği, bu devir nedeniyle davacının alacağını zarara uğrattığı ve zarara uğratma kastı ile muvazaalı olarak yapıldığı kanaatine varıldığı ancak davaya konu Niğde İli, Merkez İlçesi, Aşağı .......,/Köyü 3027 Ada 7 Parsel sayılı taşınmazda zemin kat 5 numaralı bağımsız bölümün devir tarihinin boşanma davasından önceki bir tarihte yapılmış olması nedeniyle bu taşınmaz yönünden davanın reddine diğerleri yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, yetki ve görev itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının muvazaa olgusunu somut delillerle ispatlayamadığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu ve bedel karşılığı taşınmazları aldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK'nın 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 19. maddesi.
-
Değerlendirme
-
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
17.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:17:41