Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/27235

Karar No

2023/10850

Karar Tarihi

16 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1108 E., 2021/1418 K.

HÜKÜM/KARAR: Davanın reddi/ İstinaf başvurusunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/346 E., 2021/37 K.

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı ... arasındaki ticari iş ve ilişkinin 2013 yılında yapılan tekstil işi ile başladığını, davalı ...'ün, borca karşılık çek verdiğini, borçlunun vadesi gelen çeki ödememesi üzerine Kemer İcra Müdürlüğünün 2019/1455 E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu için yapılan haciz işlemi sırasında borçlunun borcuna yeterli miktarda herhangi bir mal varlığına ve menkul malına rastlanmadığını, ancak ..... İli,........ İlçesi, Köy içi ve ....... mevkii, 70 Ada, 8 Parsel de bulunan, 175 m2 büyüklüğündeki, Zemin Kat, 3 Bağımsız bölüm numaralı dükkan niteliğindeki taşınmazını 20.08.2015 tarihinde diğer davalı ...’e devrettiğini, ... tarafından da 14.07.2020 tarihinde diğer davalı ...'ya devredildiğini, yine .... İli, ...... İlçesi, ............ Mah.49 Ada, 4 parsel de bulunan 519 M2 büyüklüğündeki, Zemin Kat, 1 2 3 bağımsız bölüm numaralı mesken niteliğindeki taşınmazlarını 20.08.2015 tarihinde davalı ...’e devrettiğini, ... tarafından da 13.07.2020 tarihinde davalı ...'e muvazaalı şekilde satış göstermek sureti ile devredildiğini, borçlu ... tarafından, kendisinin yakın arkadaşı, tanıdığı olan bu kişilere yapılan tüm iş ve işlemlerin alacaklıdan mal kaçırmak saiki ile kötü niyetle ve muvazaalı yapıldığını belirterek taşınmazların davalılar arasındaki satımına ilişkin tasarrufların İİK 277 vd. maddeleri uyarınca iptali ile tarafına satış yetkisi verilmesine, aksi taktirde müvekkilinin takibe konu alacağı oranında davalılar aleyhinde tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

  1. Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.

  2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden itiraz ettiklerini, icra takibine konu çekin zamanaşımına uğradığını, davaya konu taşınmazın müvekkili tarafından satın alındığı tarihte, taşınmazlar üzerinde hiçbir kaydi haciz bulunmadığını, yani davalı borçlunun aciz durumda olmadığını, davacının alacağının dava konusu tasarruftan sonra doğduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

  3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazları diğer davalı ...’den parasını ödeyerek satın aldığını, davacının dosyaya sunduğu çekin tarihinin tasarruftan sonra olduğunu, tasarruf tarihinde borçlunun borca batık bir durumunun olmadığını, müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi olduğunu, satışın gerçek olduğunu, kendisinin evi satın aldıktan sonra masraf yaptığını ve evi oturulacak hale getirip halihazırda kendisinin oturduğunu, ... ve borçlu ... ile arasında bir akrabalık, ortaklık veya arkadaşlığın olmadığını, İK m.284 teki 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

  4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davada zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, takip konusu borcun tasarruftan sonra doğduğunu, müvekkilinin maliki olduğu dükkana bitişik komşu bu dükkan niteliğindeki taşınmazın davalı ... tarafından satılmak istendiğini diğer komşuları ve arkadaşlarından duyduğunu ve kendi taşınmazlarını genişletmek amacıyla bu taşınmazlara talip olduğunu, ne satıcı ... ile, ne de taşınmazın ilk sahibi olan ... ile hiçbir tanışıklık, arkadaşlık, ortaklık ve herhangi bir iş ilişkisi de bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından dava konusu taşınmazların davalılar arasındaki satımına ilişkin tasarrufların İİK 277 vd maddeleri uyarınca iptali ile tarafına satış yetkisi verilmesinin talep edildiği ve aynı doğrultuda 04.02.2021 tarihli 2. celsede davanın İİK 280 282 maddesi gereğince açılan tasarrufun iptali davası olduğunun bildirildiği, bu nedenle eldeki davanın TBK madde 19 kapsamında değil, İİK 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davası olduğu, buna göre 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; tüm davalıların alacaklıdan mal kaçırmak kastı ile kötü niyetli ve muvazaalı şekilde işlemde bulunduklarını, danışıklı olarak yapılan işlem ile devamında yapılan tüm danışıklı tasarrufların butlan kabul edilerek iptal edilmesi gerektiğini, İİK'nun 278. maddesi gereğince borcun doğumundan 2 yıl öncesine kadar yapılan tasarrufların iptale tabi olacağını, muvazaa iddiasının Türk Borçlar Kanunu Hükümlerine göre her türlü delil ve ispatla açıklanabileceğini ve zaman aşımına tabi olmadığını, ilk derece mahkemesince uygulanması gereken yasanın hatalı şekilde belirlendiğini, davanın TBK'nun 19. maddesinin uygulanması suretiyle İİK'nun 278. maddesi gereğince tasarrufun iptal edilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İptali istenilen tasarruf tarihleri ile dava tarihi arasında 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesinin hak düşürücüsü sürenin geçtiğine yönelik kabulünde de dosya kapsamına aykırı bir yön görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b 1) bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacı vekilinin ön inceleme duruşmasında davanın İİK.'nun 280 ila 282 maddeleri gereğince açıldığını beyan etmesine ve İİK'nun 284 üncü maddesi gereği tasarruf tarihinin üzerinden 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra davanın açıldığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:18:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim