Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/7751
2023/10425
9 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ: 29.12.2022
SAYISI: 2022/2113 E., 2022/1890 K.
DAVA TARİHİ: 23.09.2020
HÜKÜM/KARAR: Davanın reddi/ İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/99 E., 2022/13 K.
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince 04.04.2022 tarihli ek karar ile; davacı vekilinin istinaf dilekçesini yasal süre dolduktan sonra verdiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nın 346 madde gereğince reddine karar verilmiştir.
Ek kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 29.12.2022 tarihli ek karar ile; HMK'nun 362/1 a maddesi gereğince kesin olarak verildiği gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz talebinin HMK'nun 366. maddesi yollamasıyla 346/1 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı 107.090,00 TL'dir. Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak ile dava konusu şeyin değerinden hangisi az ise o değer oluşturur. Dosya içeriğine göre; davacının icra takibine konu toplam alacağı 346.000,00 TL olup, davacının davayı bu miktar üzerinden açtığı anlaşılmaktadır. Ancak mahkemece yargılama sırasında dava konusu edilen 2 adet taşınmazın gerçek değeri konusunda bilirkişi raporu alınmadığından hangisinin daha düşük olduğu tespit edilememiş olup, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir. Bu nedenle; davacı vekilinin temyiz talebinin reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi'nin 29.12.2022 tarihli ek kararının kaldırılması gerekmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... hakkında icra takibi yapıldığını, borcun ödenmediğini ve haczi kabil malı bulunamadığını, ancak ... İlçesi ...Mah....Mevki 1361 parsel ve L39A02C Pafta ve aynı mevkide bulunan 3190 parsel ve L39 a02 c Pafta olan taşınmazlarını amca çocukları olan diğer davalılar ... ve ...'ye muvazaalı bir şekilde tapuda satış gibi gösterdiğini, oysaki karşılığında herhangi bir para alış verişi olmadığını belirterek dava konusu taşınmazlar ile ilgili satış işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
-
Diğer davalılar; davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın açıldığı tarih itibariyle kesinleşmiş bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İlk Derece Mahkemesince 04.04.2022 tarihli ek karar ile; gerekçeli kararın davacı vekili Avukat ...'a 12.02.2022 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, her ne kadar davacının diğer vekili Avukat ...'ye gerekçeli karar tebliğe çıkartılmış ve 23.03.2022 tarihinde tebliğ edilmişse de Tebligat Kanunu 11. maddesinde belirtildiği üzere her iki vekile çıkartılan tebligattan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi olduğundan; davacı vekilinin istinaf dilekçesini yasal süre dolduktan sonra verdiği gerekçesiyle istinaf dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nın 346 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili İlk Derece Mahkemesinin ek kararına karşı istinaf dilekçesinde; dosyanın asıl vekilinin Avukat ... olduğunu, Avukat ...'ın, bir kısım mesleki mazeretler sebebiyle Avukat ...'nin katılamadığı duruşmaya tevkil adı altında katıldığını, yani Avukat ...'ın dosyayı takip etmediğini, bu nedenle Avukat ...'a yapılan tebligatın geçersiz bir tebligat olduğunu, dosyanın asıl vekili olan Avukat ...'ye yerel mahkemenin gerekçeli kararının 23.03.2022'de tebliğ edildiğini ve kararın yasal süresi içerisinde 30.03.2022 tarihinde istinaf edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi'nin 04.04.2022 tarihli ek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yetkili vekile yapılan karar tebliğinin usulüne uygun olduğu ve ilk derece mahkemesince süresi içerisinde verilmeyen istinaf talebinin usulden redde dair ek kararında bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1 b,1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların davalı ... tarafından, amca çocukları olan diğer davalılar ... ve ...'ye muvazaalı bir şekilde tapuda satış gibi gösterildiğini, oysaki bunun karşılığında herhangi bir para alış verişi olmadığını, davalı tarafça ... İcra Müdürlüğünün 2020/32 Esas sayılı icra takibine karşı, ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/6 Esas sayılı dava dosyasında açılan itiraz davasının reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, dosyanın asıl vekilinin Avukat ... olduğunu, Avukat ...'ın bir kısım mesleki mazeretleri sebebiyle Avukat ...'nin katılamadığı duruşmaya tevkil adı altında katıldığını, yani Avukat ...'ın dosyayı takip etmediğini, bu nedenle Avukat ...'a yapılan tebligatın geçersiz bir tebligat olduğunu, dosyanın asıl vekili olan Avukat ...'ye yerel mahkemenin gerekçeli kararının 23.03.2022'de tebliğ edildiğini ve kararın yasal süresi içerisinde 30.03.2022 tarihinde istinaf edildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 11 inci maddesinin 1 inci fıkrası.
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 11/1 maddesinde; eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihinin asıl tebliğ tarihi sayılacağının belirtilmesine göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Bölge Adliye Mahkemesince verilen 29.12.2022 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA,
-
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:23:01