Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/759
2023/10295
4 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1364 Esas 2022/1840 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ: Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/180 Esas 2020/93 Karar
BİRLEŞEN ERZURUM 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2020/31 ESAS 2020/53 KARAR
HÜKÜM/KARAR: Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü Tarafların istinaf
başvurusunun kısmen kabulü ile asıl davanın kabulüne,
Birleşen davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurunun kısmen kabulü ile asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin yardım gönüllülerini taşıyan........., isimli gemi ile .........'ye insani yardım götürmek amacıyla uluslararası sularda seyrederken İsrail Devleti silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle silahla yaralandığını, kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldığını, %10,1 oranında sürekli maluliyetinin oluştuğunu belirterek 28.6.2016 tarihli Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşması'na göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili isteminde bulunmuş; bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 115.118,68 TL'ye yükseltmiştir.
2.Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkillerinin asıl davada davacı olan ...'in eşi ve kızları olduğunu,........,isimli gemide gönüllü olarak bulunan ...'in yaralanmasına bağlı sürekli maluliyetinin oluştuğunu, beden gücü kaybına dayalı yakınları olan davacıların manevi tazminat talep etmek haklarının olduğunu belirterek davacı eş ... yönünden 50.000,00 TL, çocukları olan diğer davacılar için ayrı ayrı 25.000,00 er TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile haksız saldırının kınanması ve bu kararın yayınlanması isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili; hükmedilecek tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte olmaması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İsrail Devleti tarafından sadece insani sebeplerle hareket eden, silah bulundurmayan ve silahlı eylemde bulunmak gibi bir amaç da taşımayan kişilere yönelik, gereklilik ve ölçülülük ilkelerine aykırı biçimde müdahale edildiği, bu müdahalenin haksız fiil niteliğinde olduğu, hukuka uygun ve meşru kullanılmayan egemen güce dayalı davaya konu eylemlerin manevi tazminatı gerektirdiği, asıl davada davacı olan ... hakkında düzenlenen maluliyet raporunun muayenesi yapılarak ve tüm tıbbi evrakları ile klinik seyri değerlendirilerek düzenlendiği, maddi tazminata ilişkin alınan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, adı geçen davacının maluliyetine bağlı eş ve çocuklarının manevi tazminata hak kazandığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 115.118,68 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın 31.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'e ödenmesine; birleşen davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... ....., ve ......., ....., için 5.000,00 TL, davacı ......., için 15.000,00 TL manevi tazminatın 31.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili ......,l'ın olayda ölüm korkusu ile psikolojik olarak yıprandığını, eziyet gördüğünü, insanlık dışı muameleye maruz kaldığını, arkadaşlarının öldürülmesine tanık olduğunu, olay tarihinde yaşı küçük olan çocuklarının ve eşinin yaşanan olaylardan olumsuz olarak etkilendiklerini, olayın gelişim süreci karşısında hükmedilen tazminatların yetersiz olduğunu, tam kabul kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının somut olay ile orantılı olmadığını, sebepsiz zenginleşmeye yol açacak miktarda olduğunu, eldeki davada "Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşması" gereğince davalı Hazinenin yasal hasım konumunda olduğundan aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, yargılama giderlerinden sorumlu olmadıklarını belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davada zamanaşımı süresinin dolmadığı, İsrail Devleti'nin haksız saldırısı nedeniyle...gemisinde yolcu olarak bulunan davacı ...'in silahla yaralandığı, %10,1 oranında sürekli maluliyetinin oluştuğu anlaşılmakla asıl davada davacı ... yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu gerekçesi ile davacı ...'in asıl davaya yönelik istinaf talebinin kabulüne, davalı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf talebinin reddi ile hükmün kaldırılmasına asıl davanın kabulü ile 115.118,68 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın 31.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'e ödenmesine; birleşen davada davacıların manevi olarak zarara uğradıkları konusunda tereddüt olmadığı ancak davacı çocuklar ... ve ...yönünden 5.000,00 er TL manevi tazminata hükmedilmesine rağmen diğer davacı çocuk ... yönünden 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile birleşen davaya yönelik davalının istinaf talebinin kabulü ile birleşen davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... ...için 5.000,00 TL manevi tazminatın 31.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının somut olay ile orantılı olmadığını, sebepsiz zenginleşmeye yol açacak miktarda olduğunu, eldeki davada "Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşması" gereğince davalı Hazinenin yasal hasım konumunda olduğundan aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, yargılama giderlerinden sorumlu olmadıklarını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; Gazze'ye insani yardım götürmek amacıyla yardım gönüllülerini taşıyan...isimli gemide yolcu olarak bulunan davacı ...'in İsrail Devleti silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle yaralandığı, kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldığı iddiası ile kendisi ve yakınları tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasına ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun 74 üncü maddesi, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41,46, 47 ve 49 uncu maddeleri, 28.6.2016 tarihli ve 6743 sayılı Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşması'nın Onaylanmasının Uygun Bulunmasına Dair Kanun, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'nın 90 ıncı maddesi.
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Yargılamaya hakim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi” 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun 74 üncü maddesinde (6100 sayılı HMK'nın 26 ncı maddesi) düzenlenmiş olup, hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Buna göre, birleşen dava dilekçesinde faiz talep edilmediği halde mahkemece talep aşılarak birleşen dava yönünden olay tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:25:08