Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/232
2023/10239
4 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/309 2021/186
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul
Taraflar arasında davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde uzman hekim olarak çalışmakta iken dava dışı ...’e 19.11.1997 tarihinde bel fıtığı ameliyatı yaptığını, ameliyat esnasında yanlış müdahalede bulunduğundan hastanın sakatlanmasına neden olduğunu, adı geçen hastanın İzmir İdare Mahkemesinde hizmet kusuruna dayalı olarak açtığı maddi ve manevi tazminat davasında müvekkili kurum aleyhine tazminata hükmedildiğini, Niğde 1. İcra Müdürlüğünün 2009/1182 esas sayılı takip dosyası ile ilgililere toplamda 145.229,52 TL ödeme yapıldığını belirterek toplam 118.077,34 TL'nin her bir ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin hastaya uyguladığı müdahalenin tıbbi kurallara uygun olduğunu ve kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2015 tarih, 2010/416 2015/299 sayılı kararı ile davalı tarafından uygulanan hatalı tıbbi müdahale nedeni ile hastanın sakat kalması sonucunda davacı aleyhine açılan tam yargı davası neticesinde, davacı idarenin ilamlı takibe dayalı ödemede bulunması ve davacı idarenin olay nedeni ile müterafik kusurunun bulunmaması nedeniyle davanın kabulü ile 145.229,52 TL'nin, 60.113,97 TL'sine 06.09.2004 tarihinden, 1.542,51 TL'sine 16.09.2004 tarihinden, 56.420,86 TL'sine 10.11.2009 tarihinden, 27.152,18 TL'sine 20.07.2013 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Daire 17.06.2020 tarih, 2020/1117 2020/1963 sayılı kararı ile; "...Şu hâlde; olayın kendine özgü koşulları ve oluşum şekli, davalı doktorun çalışma şartları, iş yoğunluğu, hizmetin işleyişindeki diğer koşullar, zararın meydana gelmesinde davalının kastının bulunmaması gözetildiğinde davalı yararına BK’nın 43 ve 44. (TBK’nın 51. ve 52) maddeleri gereği hüküm altına alınan miktardan hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması hakkaniyete uygun düşmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar vermiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, "...Yargıtay ilamı doğrultusunda... Olayın kendine özgü koşulları ve oluşum şekli, davalı doktorun çalışma şartları, iş yoğunluğu, hizmetin işleyişindeki diğer koşullar, zararın meydene gelmesinde davalının kastının bulunmadığı gözetilerek davalı yararına BK 43.ve 44 .maddeleri uyarınca bilirkişi raporu ile tespit edilen ve hüküm altına alınan 145.229,52 TL miktardan % 20 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak" davanın kısmen kabulüne, 116.183,616 TL'nin, 48.091,176 TL'sine 06.09.2004 tarihinden, 1.234,008 TL'sine 16.09.2004 tarihinden, 45.136,688 TL'sine 10.11.2009 tarihinden, 21.721,744 TL'sine 20.07.2013 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu olayda hakkaniyet indirimi yapılması için gerekli şartların gerçekleşmediğini, idare mahkemesindeki tam yargı davasında hakkaniyet indirimi uygulanmadığını, fahiş oranda indirim uygulanarak verilen kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hekimin hatalı tıbbi müdahalesi nedeni ile ödenen tazmiatın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 24 üncü maddesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu ve 58 inci maddeleri.
- Değerlendirme
Resmi Gazetede 27.05.2022 tarihinde yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 15 inci maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen Geçici 13 üncü madde “Ek 18 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri, 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni verilenler bakımından uygulanmaz ve soruşturma veya kovuşturmalara devam olunur. Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yapmış oldukları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı açılan rücu davalarından, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yargılaması devam edenler bakımından ek 18. maddenin ikinci fıkrası uyarınca karar verilmek üzere Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya iki aylık süre verilir. Başvuru yapılmaması hâlinde dava usulden reddedilir. Bu durumda yargılama gideri taraflar üzerinde bırakılır ve davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmez.” hükmünü haizdir.
Dosya kapsamından, davalı Uzman Dr. ...'nın Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde görev yapmakta iken dava dışı hasta ...’e 19.11.1997 tarihinde (bel fıtığı ameliyatı) tıbbi müdahaleler nedeni ile davacı kurum tarafından kamunun zarara uğratıldığı Niğde 1. İcra Müdürlüğünün 2009/1182 esas sayılı takip dosyası ile ilgililere toplamda 145.229,52 TL ödeme yapıldığı belirtilerek zararın rücuen tahsili isteminde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda mahkemece, yukarıda gösterilen mevzuat hükmü gereğince Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya süre verilmesi gerekir. Bu nedenle bozma kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:25:08