Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/24101

Karar No

2023/1019

Karar Tarihi

25 Ocak 2023

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/532 D.İş, 2021/654

SAYISI: 2021/İHK 20507

HÜKÜM/KARAR: Taraf vekillerinin İtirazının reddine

SAYISI: K 2021/41603

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karara davacı ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince taraf vekillerinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.

... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.11.2019 tarihinde meydana gelen kazada plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın bisiklet sürücüsü konumunda olan başvuru sahibine çarptığını ve davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.500,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 139.667,02 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuran tarafın müvekkili kuruma başvurması üzerine hasar dosyası açıldığını, tahkime başvuru şartının gerçekleşmediğini, başvuru sahibinin %13 maluliyet içeren sağlık raporu sunduğunu, bunun üzerine başvuru sahibine Adana Seyhan Devlet Hastanesi'ne başvurarak ilgili hastaneden sağlık raporu alması halinde başvurusunun değerlendirmeye alınacağının bildirildiğini, başvuru sahibinin hastaneye başvurduğuna dair herhangi bir bilgi iletilmediğini, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenecek bir raporun ilgili hastaneye başvurulan kurum tarafından yönlendirilmesi gerektiğini, kazaya karışan tarafların kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin dikkate alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik kaybından doğan zararın müvekkili kurumun sorumluluğunda olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. ... KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile 114.008,49 TL'nin 10.11.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte Güvence Hesabından alınarak başvuru sahibine verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri

Davacı vekili itiraz dilekçesinde; Anayasa Mahkemesi'nin, 2918 sayılı KTK'nın, ... kapsamındaki, tazminatların Genel Şartlara göre belirlenmesini düzenleyen hükümlerini iptal ettiğini, KTK'nın zorunlu trafik sigortasına ilişkin 90 ve 92 nci maddeleri uyarınca sigorta şirketlerinin trafik kazalarından doğan tazminat sorumluluğunun KTK ve Trafik sigortası Genel Şartlarına göre belirlendiğini, karar ile AYM nin, madde metinlerinde yer alan "Genel Şartlar" ibarelerini iptal ederek bundan böyle trafik sigortası kapsamındaki tazminatların belirlenmesinde Genel Şartlara başvurulmayacağına hükmettiğini, idarenin bu konuda böylesi geniş bir yetkiye sahip olmamasını ve tazminat hesaplamasının tamamen kanunlarda yer alan şartlara göre yapılmasını sağladığını, bu nedenle hesaplamanın Yargıtay kararı uyarınca yapılması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.

Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dava öncesinde yapılan başvuruyu değerlendiren müvekkili kurumun, başvuru sahibinin Sakarya Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen %13 maluliyet oranını tespitli raporunu mevzuata uygun bulmadığını ve başvuru sahibine gerekli bildirim yapılarak Adana Seyhan Devlet Hastanesi'ne başvurarak ilgili hastaneden Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınmasını talep edildiğini, başvuru sahibinin talebinin müvekkili kurum tarafından kısmen ya da tamamen reddedilmediğini, müvekkili kurum tarafından başvuru sonuçlanmadan haksız yere usule aykırı dava açıldığını, bu nedenle öncelikle başvuru şartlarının oluşmaması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet oranının iyileşme süreci tamamlanmadan ve olması gerekenden yüksek tespit edildiğini, kazanın plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen ve trafik sigortası yaptırmakla yükümlü bir araç tarafından meydana geldiğinin ispat edilemediğini, yargılamada alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, başvuru sahibinin koruyucu ekipman olmaması nedeniyle tazminattan en az %20 oranında indirim yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararından müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmadığını, başvuru sahibinin SGK'dan ödeme alıp almadığının araştırılmadığını, bakıcı gideri tazminatından ve rapor masrafından müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili kurumun temerrüde düşmediğini, başvuru sahibi vekili lehine tam vekalet ücreti değil 1/5 vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin itirazlarının incelenmesinde; başvuru sahibinin alınan bilirkişi raporuna itiraz etmediğini ve itiraz edilmeyen raporun uyuşmazlığın diğer tarafı lehine usuli kazanılmış hak oluşturması sebebiyle başvuru sahibinin itirazlarının kabul edilmediğini, davalı vekilinin itirazlarının incelenmesinde; başvuran tarafından sunulan raporun yasa yönetmelik ve Yargıtay kriterlerine uygun nitelikte olduğunu, sigorta şirketine genel şartlara göre tazminatı belirlemeye yeterli belge ile başvuru yapıldığını, kazayla ilgili olarak açılan soruşturmada dosyasında daimi arama kararı verildiğini, alınan kusur bilirkişi raporunda plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun belirlendiğini, bu kusur oranının dosya kapsamına uygun olduğunu, başvuru sahibinin yaralanmasının bacağından olması nedeniyle kask takılmamasından dolayı müterafik kusur indirimi talebinin reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden ve adli tıp rapor ücretinden sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olduğunu belirterek taraf vekillerinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, Mevzuata aykırı olarak düzenlenen rapordaki maluliyet tespitine göre aktüer bilirkişi hesabı yapılmasının ve buna göre tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kazanın plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen ve trafik sigortası yaptırmakla yükümlü bir araç tarafından meydana geldiğinin ispat edilemediğini, dosyada alınan kusur bilirkişisi raporuna itibar edilmesinin mümkün olmadığını, davacının zararın doğmasını ve artmasını önleyecek koruyucu terdibatlar (kask, kolluk, dizlik, koruyucu kıyafetler vs.) kullanması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararından müvekkil kurumun sorumluluğu bulunmadığını, SGK’dan ödeme alınıp alınmadığının araştırılmadığını, bakıcı gideri tazminatından ve rapor ücretinden müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmadığını, temerrüt gerçekleşmediğini, bu nedenle yasal faizin ancak dava tarihi itibariyle yürütülebileceğini, 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, ... kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe:

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, plakası ve sürücüsü belirlenemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı bisiklet sürücüsünün uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici işgöremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı ayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanunun 48 inci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 üncü maddesi, 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi.

  1. Değerlendirme

1 Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tâbi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.

5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nun 114/1 ğ maddesi uyarınca reddedilir.

MÖHUK madde 48/2’de ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır.

Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup, anılan sözleşmenin 17. maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir.

Davacı Suriye Arap Cumhuriyeti uyruklu olup, hakem heyetince davacının teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, karara dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48/2. maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu Mahkemece re'sen gözetilmelidir.

Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2 Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR

1 Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,

2 Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,25.01.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkarartemyizvı.kararıitirazmöhukbozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:42:48

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim