Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/10635
2023/10170
3 Ekim 2023
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/3623 E., 2022/1663 K.
HÜKÜM/KARAR: İstinaf isteminin kabulü ile hükmün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü / Red
İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/563 E., 2021/322 K.
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av........, ile davalı ... vekili Av. ......, ve davalı ... vekili Av. ... geldiler. Diğer davalılardan gelen olmadı. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 03.10.2023 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... arasında, 30.06.2017 tarihli satış sözleşmesi ile 2 adet S plakalı ticari araç satışı konusunda anlaşma yapıldığını, müvekkilinin 580.000,00 TL ödeme yapmasına rağmen, S plakaları alamadığını ve "Talep Ticari Taxi" adıyla faaliyet gösteren firmanın battığını duyduklarını, davalı tarafın yapılan ödemeyi de geri vermemesi üzerine, hakkında icra takibi başlattıklarını, haczi kabil malı bulunamadığını, ancak adına kayıtlı taşınmazlarını muvazaalı olarak diğer davalılara devrettiğini belirterek, tasarrufun iptaline konu Menderes ilçesindeki meskenler ve ... plakalı araç ile birlikte, ....., İli, ....., İlçesi, .....,Mahallesi, ....., ada, 15 parselde kayıtlı zemin kat, 10 numaralı dükkan niteliğindeki taşınmazın muvazaalı olarak yapılan devir işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile diğer davalılar arasında akrabalık ya da arkadaşlık ilişkisi olmadığı gibi, davalıların müvekkilinin mali durumunu bilen ya da bilmesi gereken şahıs durumunda da olmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
-
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ...., İli, ....., İlçesi, ....., Mahallesi, ......, ada, 15 parselde kayıtlı zemin kat, 10 numaralı dükkan niteliğindeki taşınmazı davalı ...'den yatırım amaçlı olarak 15.08.2017 tarihinde satın aldığını, müvekkilinin diğer davalı ...'in 3. şahıslara borcu olup olmadığı, hakkında icra takipleri olup olmadığı, taşınmazı neden sattığı, alacaklılarından mal kaçırmak kastında olup olmadığı hususlarını bilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
-
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ... ile müvekkili ...'ın dava konusu 2 adet taşınmazın satımı konusunda mutabık kaldıklarını, ancak taşınmazlar üzerinde bankaların ipotekleri ve hacizler bulunması nedeniyle kendi aralarında anlaşma yaptıklarını, buna göre davalı ...'in taşınmazları müvekkiline devredeceği, müvekkili tarafından 200.000,00 TL kapora ödeneceği ve 30.12.2017 tarihine kadar davalı ... tarafından taşınmazların üzerindeki hacizler ve ipoteklerin kaldırılacağı, kalan bakiye 800.000,00 TL'nin o tarihte ödeneceğine dair bir sözleşme imzaladıklarını, ancak davalı ... tarafından 30.12.2017 tarihine kadar taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin kaldırılmadığını, bunun üzerine 21.02.2018 tarihinde taşınmazların müvekkili davalı tarafından, tapuda diğer davalı ... üzerine geri devredildiğini, davalı müvekkili ile davalı ... arasındaki satışın gerçek satış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
-
Diğer davalılar; davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'a ve ...'a devredilen taşınmazların ipotekle yükümlü olarak devredildiği, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinde ise dava dışı banka alacağına mahsuben ihale edildiği, bu nedenle bu taşınmazlar yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı ...'ye ve onun tarafından da davalı ...'e devredilen taşınmaz yönünden davalı ...'in dördüncü kişi konumunda olduğu, davalı ... ile davalılar ... ve ... arasında herhangi bir arkadaşlık, akrabalık ya da iş ortaklığı gibi bir durumun mevcut olmadığı, taşınmazın satış değeri ile gerçek değeri arasında fahiş bir fark bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, diğer davalı ...'e karşı açılan davada davacının davalı ... hakkındaki davadan feragat ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; verilen kararın dosya kapsamıyla uyumlu olmadığını, taşınmazların satış bedelleri ile rayiç değerleri arasında mislini aşan farkın bulunduğunu, davalıların birbirini tanıdığını, tanık beyanlarının bu hususu desteklediğini, aynı gün yapılan satışların gerçek olmadığını, davalılar ... ile ...'nün aynı iş kolunda çalıştıklarını ve birbirlerini tanıdıklarını, davalı ... ve kardeşinin davaya konu 405 ada 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlarda oturmaya devam ettiklerini, vekalet ücretine ilişkin hükmün hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'a devredilen taşınmazlar işbu davalı tarafından tekrar asıl borçluya devredildiğinden, davalı ...'ın taraf sıfatının bulunmadığı, bu nedenle bu davalı açısından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, davalı 3. kişi ...'ye 15.08.2017 tarihinde devredilen taşınmaza ilişin olarak satış bedeli ile rayiç değer arasında mislini aşan farkın bulunduğu, ancak 4. kişi konumundaki davalı ...'in kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle bedele dönüşen davanın kabulünün gerektiği gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile; İzmir 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.10.2021 tarih, 2018/563 E. 2021/322 K. sayılı kararının, HMK'nun 353/1 b 3 maddesi uyarınca kaldırılmasına, esasa ilişkin yeni hüküm tesisine, dava konusu İzmir ili, ....., ilçesi, ....., mahallesi, 405 ada 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlar yönünden dava konusuz kalmış olmakla karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... açısından davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ... açısından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... açısından davanın reddine, davalılar ... ile ... arasında satışa konu edilen İzmir ili, İzmir İli, Konak İlçesi, Güneşli mahallesi 6873 ada 15 parselde kayıtlı 20/252 arsa paylı, zemin kat 10 bağımsız bölüm numaralı dükkanın devrine ilişkin tapunun 15.08.2017 tarihli ve 20241 yevmiye sayılı tasarrufun davacı yönünden iptali ile, dava konusu taşınmazın, davalı 3. kişi ... tarafından, 21.02.2018 tarihinde, kötü niyetli olduğu ispatlanamayan davalı ...'e satılmış olması nedeniyle, İİK'nun 283/2 maddesi uyarınca, İzmir 14. İcra Müdürlüğü'nün 2018/6457 sayılı takip dosyasındaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak kaydıyla, rayiç değer olarak belirlenen 230.000,00 TL alacağın, davalı 3. kişi ...'den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... tarafından davalı ...'a devredilen 2 taşınmazın devredildiği tarihle, davalı 3. kişi ...'nün devraldığı taşınmazı davalı 4. kişi ...'e devrettiği tarihin aynı olduğunu, taşınmazların devir tarihlerinin bile davalıların birbirlerini tanıyıp, birlikte hareket etmek sureti ile müvekkili zarara uğratma kastı ile hareket ettiklerinin delili olduğunu, taşınmazların satış bedellerinin gerçek değerinin çok altında gösterildiğini, davalıların tamamının birbirleri ile arkadaş olup, aynı zamanda ticari ilişki içerisinde bulunduğunu, davalı ...'in kötüniyetli olduğunu, davalılardan ... ile ... ve ...'nün aynı ticari sektörde faaliyet gösterdiğini, tasarruf konusu malın üçüncü kişi tarafından elden çıkarıldığı tarihteki gerçek değeri göz önünde bulundurularak bedele hükmolunması neticesinde asıl alacak ve ferilerinden oluşan miktara, faizin de işlenmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
-
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... arasında herhangi bir bağ, arkadaşlık, iş ortaklığı vs. bulunmadığını, davaya konu edilen taşınmazı ...'in satışa çıkardığını umum arasında duyduğunu, bunun üzerine yatırım amacıyla gerçek bedeli üzerinden satın aldığını, taşınmazın tapuda gösterilen değerinin gerçek satış bedeli olmadığını, belediyeden alınan rayiç değer üzerinden bu değerin gösterildiğini, 275.000,00 TL bedelin elden ödendiğini, bu meblağı ödeyebilecek ekonomik gücü olduğunu, davalı ........,'in, 3. şahıslara borcu olup olmadığını, hakkında icra takiplerinin bulunup bulunmadığını, taşınmazı neden sattığını, alacaklıları olup onlardan mal kaçırma kastının olup olmadığını bilemeyeceği gibi, bunları araştırması gibi yükümlülüğünün de bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı ...'ye devredilen taşınmazın tapuda gösterilen değeri ile bilirkişi raporunda belirlenen gerçek değeri arasında İİK'nun 278/2 maddesi gereğince mislini aşan bedel farkı olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
17.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacıya geri verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'den alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:25:46